şükela:  tümü | bugün
  • pertevniyal lisesinin hemen yanında yer alan bir camiimiz.
  • mimarlık tarihi dersinde eklektik tarz örneği olarak öğrendiğimiz yapıt.
  • beraberinde yanıbaşındaki şuanki pertevniyal lisesi, valide mektebi ve yanlış hatırlamıyorsam eyüp'te bir han ile kurulmuştur. han gelirinin camii ve mektep giderlerini karşılaması amacıyla zamanında ortak kasaya sahip olduğu anlatılmaktadır.
  • jöle sebebiyle enselendiğimde benim de saç yıkamaya gittiğim camiidir.
  • avrupa kökenli üslupları sebebiyle tophane'deki nusretiye camii ile birlikte üvey evlat muamelesi görürler.
  • sultan ii. mahmut'un eşi ve sultan abdülaziz'in annesi pertevniyal valide sultan tarafından 1869-1871 yılları arasında yaptırılmıştır.
    planlarını sarkis balyan'ın çizdiği, hazırlanmasına hagop balyan'ın katıldığı da bilinmektedir. mimarı montani'dir. neogotik tasarımıyla klasik camilerden oldukça farklı bir mimarisi vardır.
  • içini henüz görmedim ama dıştan gördüklerim arasında en güzel, en zarif, en ince işlemeli camidir. insan bakmaya doyamaz.
  • türkiye'nin son 300 yılda yapılmış en iyi taş işlemelerine sahip cami. ancak, bu taş işlemeler o kadar kalitesiz bir taş üzerine yapılmıştır ki, yapımının üzerinden daha 150 yıl bile geçmemiş olmasına rağmen cami resmen dökülüyor. o nedenle sürekli bakım halindedir ve o nedenle en az 30 yıldır her yanında iskelelerle ayakta tutulmaya çalışılıyor.

    ancak, her ne kadar çok kalitesiz taşlarla inşa edilmiş olsa da, istanbul'un en güzel camilerinden biridir. hele ki o iç mekan düzenlemesinde kullanılan renk yok mu; eşsizdir. tam bir hanım sultan camisidir...
  • şimdiki bok yuvası aksaray'ın gitgide ışığını söndürdüğü, bir yanında camiyi komple kapatan viyadüklü yol, bir yanında aksaray yeraltı çarşısı adında ne idüğü belirsiz bir bok tüneli, bir yanında araplarla dolup taşmış oteller, civarında fuhuş yuvaları, rus hayat kadınları ve travestiler, internet kafeler, 3 tl'ye saç kesen berberler, 1 tl'ye döner ekmek satan gıda tacirleri, bütün gününü etrafı rahatsız etmekle geçiren suriyeli mülteciler, akşam olduğunda saatleri, parfümleri özenle tezgahına dizen siyahi göçmenler, kırmızı ışıkta ellerindeki pis suyu arabaların camına boca eden çingene çocukları olan, restorasyonu hiç bitmeyen eskinin yeni camisi.