şükela:  tümü | bugün
  • dolapta pirincin, nohutun bozulmasi sonucu dogal yollardan tureyen bir bocek. eger bu boceklerin uretim yerini bulamazsaniz evi basarlar, kurtulmak imkansizlasir.
  • istedigi insani gec elde eden birinin onu kaybetmemek icin cirpinmasi sonucu ona takilan isim.
  • (bkz: spitfire) (bkz: jet)
  • ben balarısı gibiydim senden önce
    bak pervanelere döndüm seni görünce
    yana yana kül olsam her an
    yine de senden ayrılamam
    yoluna adadım ömrümü ben
    sensiz olamam...

    diye devam eden ozdemir erdogan ın cok hos bi parcasının adı..
  • murat çelik'in ikinci solo albümü seyyah'ın kapanış parçası...

    ''bakışın düştü, içim lal oldu
    dudağımdan bal eyledim
    gönlüm saz oldu

    gözlerin bir ateş
    ben pervaneyim
    bıraktım kendimi
    ateş gül oldu

    gözyaşlarım tenine
    bir çocuk bıraktı
    kaybolan neydi ki
    beni böyle ağlattı

    ben bende değilim ki
    ben sendeki beni sevdim
    bana senden gelen acıyı
    gönlüme zikir eyledim''
  • bir kerime nadir romanı.
  • farsca da hem kelebek ve hem de turkce de kullandigimiz döner bir kollu alet anlamina gelen kelime.
  • uzun uzun çalan*, çaldıkça da yürekleri dağlayan bir ross daly ve djamshid chemirani eseri. 1995 tarihli "an-ki" isimli albümde yer alıyor.
  • kafanı okşuyorum pervane, minicik kafanı parmak ucumla hiç çekinme hiç korkma, aç saydam kanatlarını pırpırlan tam tersi. dostum, ben seviyorum seni. göstermek için yapıyorum bunu da, sevmeyi biliyor musun sen? biliyorsun ya.
    çok sevdikleri için camekânlı fenerlere kapattılar seni değil mi? sen yine de aydınlattın önlerini. ben öyle sevmiyorum pervane.
    ben karanlıkta kalmayı isteyecek kadar çok seviyorum seni.
  • kanatlı hamam böceğine benzeyen türevlerinin gecenin köründe insana rahatlıkla güzelinden bir sinir krizi yaşatabileceği canlı çeşidi... zira bu pervane denen aklıevveller kimi zaman öyle saf saf ateşe, ışığa, ve saireye doğru uçup yanmamakta, tersine lambaya çarpıp ışıktan gözleri kör olmuş numarası yaparak aptal aptal bu duvar senin şu duvar benim oyunu oynayabilmekte ve dahi pır pır uçup ardından yine pır pır pırlayarak kendilerini yere atabilmektedirler. kısacası pervaneler duvardan duvara bungee jumping yaparken size de kulağınızı tıkayıp bok yemek düşer efendim...