şükela:  tümü | bugün
  • bir çocuğun annesinin üzerindeki kazağı adeta bir sapık edasıyla okşamasını konu alan reklamıyla dikkat çeken narin çamaşırlarınızın dostu.
  • kolpalıkta sınır tanımıyan reklam; o nedir öyle "sen nerden biliyorsun?" deyince perwoll çıkartıp kızın eline vermek... hadi alışveriş yapmıştır poşetten çıkarır anlarım, markettedir rafa uzanır onu verir yine anlarım ama tarihi bi meydanda üstündeki elbiseleri gördükten sonra ve böyleyken yanında perwolle geziyorsa ne kadar taş olursa olsun bu kıza salak derim, bütün eşyalarım siyah olsa da o zımbırtıyı kullanmam.
  • reklamlardaki godoşluk akımının en son temsilciliğini yapan marka. braun silk epil reklamındaki godoş erkek modelinin kadın versiyonu. yakın arkadaş kızın sevgilisine ağzının suyunu akıta akıta bakıyor. dibi düşmüş açık açık da söylemiyor gidip giydikleri yeni galiba diyor. herhangi bir kızın buna vereceği tepki "o senin enişten olur"dan "ayol o benim sevgilim"e kadar geniş bir spektrumda uzanırken; o kızın saçını başını yolmak, o açık ağzını cart diye yırtmak varken perwoll çıkarmak neden? biri benim sevgilime ağzı bir karış açık bakarsa hem de kaşı gözü düzgünse ben onu sevgilimle tanıştırır mıyım? madem yaptım bi aptallık perwoll'u çıkardım meydana, en fazla "perwoll kullanınca böyle erkek arkadaşım oldu hadi sen de eve git bi perwolle yıka tüm gardrobu, ta ötede piyasa yap" demez miyim? erkek arkadaşım, kızlar siyah gömleğime ve özgüvenime hasta der gibi nazlı nazlı, salına salına gelse onun yanında kaç dakika dururum?
    ne kadar gerçek hayatı yansıtmasa da başarılı reklam. en azından bana 5-10 kere perwoll demeyi başartmış reklam
  • reklamı görünce hayretimi ifade edecek bir söz arıyorum ve tek bir şey bulabiliyorum: vay anasını sayın seyirciler. herhalde benim basitliğimin sonucu bu. yoksa koca firmalar, dev reklam bütçeleri, büyük reklam ajanslarının bir bildiği vardır.
  • nedense reklamına bakıp da yurdum kızlarının "bak elin gavuru bile erkek arkadaşının çamaşırlarını yıkıyor, biz de yıkayalım" sonucunu çıkarmak yerine kızlara verip veriştirdiği deterjan markası. lütfen, reklamları daha dikkatli izleyelim.
  • reklamları ''o ne lan ? nerenden çıkardın o damacana vari şişeyi?'' dedirtecek cinstendir.
  • 2 formu var bu reklamın, ortak bir yanı var, avrupalı olmanın verdiği harika rahatlık

    2-3 adet kişi, olay mahalinin en piyasa yerine mevzilenir ve gelen geçen hakkında muhtemelen yorum yaparlar, bunlar ya 2 kızdır karşıdan oğlanceğiz yaklaşır, ya da 2 erkek 1 kız takılırken hatun karşıdan arz-ı endam eder. ortak bir replik vardır: "üff manitaya bak taşş"

    başka mevzu yokmuş gibi elbisenin yeni olup olmadığı hususunda yorumlar yapılır gözler ile karşıdan gelen eleman yenerek. sonra eleman gruba yaklaşır, diğerinin kız/erkek arkadaşı olduğunu anlarız. bunu anladığımızda da "ülen daha az önce yanındaki ileri geri konuştu sevgilin hakında, nasıl daha gevrek gevrek gülüyon" deriz içimizden ama bu esnada kız elbisesinin yeni olduğunu kanıtlamak için çantasından koca bir şişe perwoll çıkarır. evden çıkarken yanına almış çantada gizliyo her an çıkarıp kanıtlamak için, bah hele bah böylece sorumuzu unutur, dumur da olurken reklam biter.

    biri benim sevgilime öyle asılacak ben de hee onun gömleklerini ben bunla yıkıyorum diycem sakin sakin. önce o pervolü ona güzelcene içiririm sonra şişesiyle kafasına vura vura öldürürüm. temiz iş kanımca
  • son reklamını izledikten sonra "hangi sapık anne flamenko dansçısı oğlunun gösterisine deterjanla gelir" sorusunu bile soramadığım ürün markası.
  • sanki ilk reklam cok supermis gibi usenmemisler, gidip ayni gerizekali reklami yapan ajansa bir tane daha reklam cektirmisler...

    ilk reklamda bankta oturan iki kiz konusurlarken, bir erkek goruyorlar. kizin biri "uff cocuuaa bak, yalarim... gomlegi de guzelmis" derken oglan kizlarin yanina gelir. obur kiz "biliyorum, erkek arkadasim ustundeki gomlegin guzel olmasi da perwoll sayesinde" der. surekli yaninda tasidigi perwollu gosterir.

    ikinci reklam da en az ilki kadar basarili ve yaratici... ilkinin hemen hemen benzeri sayilsa da reklam ajansi "tekrara dusmeyelim" diyerek bu kez mekani degistirmisler. bu olaganustu degisiklikten urkmedikleri bellidir, cunku ayni zamanda kahramanlari da degistirmisler. onceki reklamda iki kiz varken, bu reklamda adeta bir devrim yapilmis, kizlardan birinin yerine salonda dans gosterisi yapan cocugun annesi koymuslar ! [orson welles gorse aglardi, bu film devrimini] senaryoya gore; kiz yine zevzekliklerine devam etmektedir. siyah gomlegiyle dans eden cocuga bakarken, yanindaki yasli kadina "uff super cocuk, yalarim..." demekte diger yandan da cocugun gomleginin siyahligina hayran olmaktadir. iste bu anda surekli yaninda perwoll tasiyan kadin; "ee herild yani, guzel gomlek cunku perwoll ile yikiyorum. ayricana o cocuk benim oglum" der. kizimiz utanir, sempatik bir hava olusur. reklami izleyen biz tuketiciler, perwoll alma istegi duyarak marketlere hucum ederiz !..
  • reklamlarını hazırlayan firmayı ve reklam yazarlarını çok merak ettiğim temizlik ürünü. son reklamlarında, bir erkeğin taş gibi tek yumurta ikizi hatunlarla threesome yapma fantazisi üzerine oynadıkları senaryo gözlerimi yaşarttı. beğeniden.