şükela:  tümü | bugün
  • türk musikisinde bir makam olmakla beraber farsça göz süzgeci (bkz: pesen) (bkz: dide) gibi bir anlama gelmektedir. herhalde kastedilen nesne peçe olsa gerek.

    ufak bir araştırmadan sonra kendime çüş diyorum, ama güzel atmışım diye de ekliyorum. sözcüğün orijini pesend'imiş ve beğenilmiş, beğenilen anlamına gelmekteymiş. (müşkülpesent~zor beğenen)

    nadir kullanılan bir makam olup verdiği his babında dinlediğim tek tük bir kaç örneğinden anladığım şudur ki; hiç bi bok anlamadım, biraz fazla bileşik bir makam sanırım. ara ara mahur'u ya da acemaşiran'ı hatırlatıyor ama.
  • tahminen 1785'te 3. selim tarafından terkip edilmiştir. nişabur makamına bir rast beşlisinin veya tamamının eklenmesinden ibarettir.kullandığı sesler rast,dügah,segah çargah,neva,hüseyni,evc,gerdaniyedir. inici bir makam olup karar sesi rasttır.ilk güçlüsü neva ikinci güçlüsü segahtır. nota içinde ise nim hicaz, kürdi,dik hisar,buselik ,acem arızaları kullanılır. nişabur ve mahur makamına benzer.3. selim'in saz semaisi örnek olarak yansımalar'ın miras albümünde dinlenebilir.
  • terkibi 3.selim'e ait olup az sayıda eser verilmiş, nişabur ve rast ile dingince seyrederken nevâ'dan aniden muhayyer açarak her daim insanı şaşırtabilen müşkil fakat özgün bir makamdır. 3. selim, küçük mehmet ağa, numan ağa, hacı sadullah ağa, hafız (balıkçı) mehmet efendi ve elbet dede efendi'nin eserleri bu makamından verilmiş en nitelikli eserlerdir. genelde 3. selim'in takımıyla tanıtılsa bilinse de dede'nin bu makamdan da nâdiren icrâ edilen enfes bir nakış yürüksemâisi vardır:
    güfte
    ey âfet-i cân-ı âşık-âzâr
    vey gamze-i şûhi gibi hunhar
    âşıkta olan hulûsi aşkı
    hubâna düşer mi etme inkâr
    terennüm
    zinhar zinhar olma böyle
    ağyar nüvaz âşık-âzâr
    ah meded ey âşık-âzâr
    ah zalim ey sitemkâr
    gel cânım gel
    hâli perîşânıma rahmeyle güzel
    başın içün olma cefâ-cû
    her tavrı pesendîde efendim