şükela:  tümü | bugün
  • hayvan eti olarak sadece balık eti tüketen vejetaryen alt grubu.
  • damitilmis vejetaryen olarak bilinir. ramazan muslumanlari gibi bisi..
  • oportünist bir yaklaşımla oluşan, tamamen bireyselciliğe bağlı bir beslenme biçimi. "kırmızı et yemiyorum, zararlı, ancak balık yiyerek hem hayvansal proteinimi pırıl pırıl alır, hem de ızgaramı yapar keyfime keyif katarım" düsturuyla hareket ederken, ekolojik dengelerin bozulmasından ilk ve en büyük miktarda etkilenen, denizlerde her an artan toksin, ağır metal ve anorganik zehir miktarını direkt olarak bünyesinde depolayan zavallı su canlılarını yiyerek sağlıklı kalabileceğini düşünen varlıklardır pisketaryenler. hem ideolojisiz, hem de yalan yanlış bilgilerle desteklenmiş bir düşün çerçevesi olduğu için zerre hazzetmem. zaten pisketaryenlerin vejetaryenler içerisinde sayılması en azından ideolojik vejetaryenliğe büyük hakarettir, bivegetarian parodisinden ya da flexitarian andavallığından zerre farkı yoktur.
  • (bkz: presbiteryen)
  • (bkz: mangal)
  • pesketaryenlikle ilgili iki yanılgı:
    -balıklar ölürken acı çekmez, salaktır ayrıca. hemen kilolarca alalım fosfora doyalım gözlerimiz cin gibi olsun hem.
    +balık olmadığın için balığın algıları üzerine söz söyleme hakkı sana düşmez kardeşim. önemli olan da zaten balıkların merkezi bir sinir sistemine sahip olması, dış dünyayla kendisini ayırdedebilmesi, tehlike görünce kaçıyor olması, kısaca yaşamının farkında olup yaşamını sürdürmek için gayret gösteriyor olması! yaşamını sürdürmek için çaba gösteren bir canlıyı beslenmek için öldürüyorsan etçilsin. dile gelip sana yakarmaması bir şeyi değiştirmemekte.

    -balık da yemezsek ne kızartıcaz mangalda?
    +almanlar kızartıldığında erimeyen peynir ürettiler, biz nefis mangalını yapıyoruz burada. ondan başka muz kızartması denemelisin mutlaka. o olmadı binlerce sebze var ızgarası nefis. yalnız dikkat et o ızgaraya tadını veren yanık kısımların bitkisel ya da hayvansal kaynaklı oluşu kanserojenliğini değiştirmiyor.
  • lakin şöyle bir şey de olabilir: inek ve tavuk yemiyorum çünkü bu hayvanlar kapitalizmin elinde oyuncak olmuş, yeterli olgunluğa erişinceye kadar fabrika çiftliklerde, karanlıkta, kah ayağı kesile kesile, kah midesine hortum takıla takıla, erkekleri "üretim artığı" diye toplucu imha edile edile üretiliyorlar.

    vejetaryenliği tercih etmek en iyisi bence de. ama "hiç yoktan iyi"leri de küstürmemek lazım.

    fabrika etine talebi düşürüp bunu karsız bir iş haline getirmek için gerekiyorsa et yemek isteyen balık yesin, derim.
  • balıkların gelişmiş bir sinir sistemine sahip olmadıklarını bilenlerdendirler. keşke onları da yemesek ama "balık canlı değil mi?" argümanı, bir yerde "bitkiler de canlı değil mi?" argümanıyla benzeşiyor. eğer kök sebze de yemeyen vejetaryen değilseniz herkes başka bir yerde oluşturuyor kırmızı çizgisini.

    bitkilerden hallice bu canlılarımız, ne dişisiyle, ne yavrusuyla gönül bağı kurar. tek derdi beslenip, hayatta kalmak ve kızıştığında çiftleşmektir. somon arkadaşımız her sene bu uğurda koşa koşa ölüme gider.

    serbest otlatılmayan ineğin sütünü içmek, ışıkları sönmeyen kapalı kümes tavuğu yumurtası yemek, bence balık yemekten çok daha büyük bir zulme ortak olmaktır.
  • steve jobs'ın da dahil olduğu zümreydi. bu da böyle ilginç bir bilgi işte.

    kaynak: http://www.forbes.com/…didnt-know-about-steve-jobs/

    ayrıca (bkz: pescetarian) ve (bkz: pescetarianism)
    ve yine diğer bir yazılışı için merriam-webster
  • karada yaşayan hayvanları yemeyen insan türü.

    zaman içinde
    giderek
    küçük deniz hayvanlarını yer hale geliyorsun.
    sanırım bir süre sonra da
    karada yaşayan hayvan yemediğin gibi
    denizde yaşayan hayvan da yemiyorsun.

    ben henüz pesketaryen kişiyim.
    geçen kurban bayramında bu hali seçtim.
    gayet mutluyum. sağlıklı hissediyorum kendimi. her gün en az yarım saat yürüyorum.
    canım çekenleri yiyorum. ben ile beraber evdeki yeme hali de değiştiğinden, ev ahalisinde " kilolu " olanların doğal kilolarına geldiklerini gözlemledim.

    insan canlısının
    diş ve çene yapısı
    sindirim sistemi
    karada yaşayan hayvan yemeğe uygun değil.
    pişirmeden deneyin
    sos, baharat da koymayın
    bakalım ne oluyor.

    hele şehirde yaşayan insanın gerçekten vejetaryen yada pesketaryen olması bence çok gerekli.
    hareket yok
    genelde uyanık olunan zamanda beden hep duruyor, oturuyor.
    neyse
    kim ne ister ise öyle olsun.

    * çok sorulan soru : peki bitkiler de canlı değil mi ?
    evet canlı
    hatta öyle canlı ki
    topladığınızda da, yaşamaya, çimlenmeye, kök vermeye devam ediyor.
    işte bu neden ile
    canlı türü olan insan, canlı olmaya devam eden canlı olan bitkileri yemeli.
    ölü bir canlı bedenine almamalı. biz şu an ancak ölü minik deniz canlısı yiyoruz. hatta bunlar öyleler ki çiğ de yenilebilir. pişirmeye ve sos & baharat koymaya gerek yoktur.

    hatta limon suyu ve tuz ile belli deniz hayvanlarını yiyebilirsiniz. ( limon suyu ve tuz ile pişirme tekniği )