şükela:  tümü | bugün
  • isviçreli bilim insanlarının yaptığı bir araştırmaya göre pestisit açısından en kirli meyve sebzeler şunlardır:
    1. elma
    2. kereviz
    3. çilek
    4. şeftali
    5. ıspanak
    6. nektarin
    7. üzüm
    8. dolma biber
    9. patates
    10. yabanmersini
    11. marul
    12. karalâhana

    pestisit açısından en temiz meyve sebzeler ise şunlardır:
    1. soğan
    2. mısır
    3. ananas
    4. avokado
    5. kuşkonmaz
    6. bezelye
    7. mango
    8. patlıcan
    9. kavun
    10. kivi
    11. lahana
    12. karpuz
    13. tatlı patates
    14. greyfurt
    15. mantar
  • geleneksel olarak yetiştirilen sebzeler ve meyvelerdeki olgunlaştırma işlemini hızlandırmak için diğer kimyasal maddelerle birlikte kullanılır.

    özellikle türüne ve menşe ülkesine dikkat edilmesi gerekir, mümkünse her ürün mevsiminde alınmalıdır. ayrıca meyve ve sebzeleri ılık suyla yıkamak da belirli bir ölçüde pestisitlerin ortadan kalkmasını sağlayabilir.
  • zararlı organizmaları engellemek, kontrol altına almak ya da zararlarını azaltmak için kullanılan madde ya da maddelerden oluşan karışımlardır. pestisit, kimyasal bir madde, virüs ya da bakteri gibi biyolojik bir ajan, antimikrobik, dezenfektan ya da herhangi bir araç olabilir.

    (bkz: it could be anything)
  • paraguay'da bu zavazingonun kullanıldığı tarım arazisine ort 1 km mesafede oturan hamile kadınların engelli çocuklar doğurduğu tespit edilmiştir. ayrıca aynı mesafede yaşayan 5-10 yaş arası çocuklar bu ilaçtan zehirlenerek ölmüştür.
  • kotumser bocek ilaci.
  • (bkz: ddt)
  • yıkımdır, imhadır. meyve, sebze, bakliyat vs üretiminde bitkilerin zararlı organizmalardan korunması amacıyla kullanılır. yaklaşık 2000 çeşit pestisit mevcuttur. halk arasında bağ bahçe ilacı vs olarak bilinir. farklı bitki zararlıları için farklı pestisitler etkendir. öyle bir yıkım gücü vardır ki "kanser tedavisinde" de kullanılır. örneğin "mitotane" denen ilacın etken maddesi 2-4 ddd' dir. bu ilaç özellikle böbrek üstü bezi kanserinde baskılayıcı olarak kullanılır. asıl amaç kanser hücrelerini yok etmek olsa da vücut hücrelerini darmadağın eder. böylelikle düşen direnç ile yeni kanser hücreleri türer ki büyük paradokstur bu. bunun bir izomeri olan ddt' lerin kullanımı 80' li yıllarda yasaklanmıştır.

    aslına bakarsanız şöyle bir tezgah vardır. 1970' lere kadar ülkemizde hiçbir bitki ilacı kullanılmamaktadır. biyolojik yöntemlerle mücadele yapılmakta ve pestisit nedir bilinmemektedir.
    sonra bize denmiştir ki "sizin yetiştirdiğiniz mallar kaliteli, bunları koruyalım böcekler yemesin"
    sonrasında pestisit ithal edilip kullanımı yaygınlaşmıştır. antibiyotik gibi böcekler de pesitiste alıştıkça doz artmıştır.
    bu durumu gören "aziz dostlarımız" bize pestisit kullanımını kontrol altına almamızı önermiştir.
    bunun için de lc, gc, aas gibi enstrümental analiz cihazları satmaya başlamıştır. tanesi milyon dolarlık bu cihazlarla analizleri yapıp dostlarımıza temiz ürünleri yollarız biz.
    kirli yani ilaçlı ürün olmaz mı? olur elbet. onu pazarda satar kendimiz yeriz.
    sonuç olarak ne mi olur? kanser...
    bu sefer de dostlarımız der ki "aman hasta olmayın" ve bize milyarlarca dolarlık kanser ilacı satarlar.
    bir de bakmışsınız ki her iki evden birinde kanser dramı. milyarlarca dolarlık cari açık.
  • avuç avuç yediğimiz şey. olağan şüphelileri de unutmamak lazım: kabak aşılı karpuz (bkz: #52169519), ve 2015 yaz mevsiminde çıkan kiraz.
  • pestisit kalıntıları olduğu gerekçesiyle alınmayan 164 ton limon iç pazara mı sürüldü? diye soruyor bülent şık.
  • epidemiyolojik kanıtlara göre parkinson hastalığı için bir risk faktörüymüş.