şükela:  tümü | bugün
  • döngüsel düşünmenin latince adı. kanıtın kanıtlananın doğruluğunu varsaymasıdır. mantık, hukuk, siyaset ve ilahiyatta kullanılır. aristo mantığına göre yanlıştır, aristo sonrası mantıkta geçerlidir ama yazıktır günahtır. fransızcada "pétition de principe" diye geçse de bu deyim son zamanlarda "ilkelerini ortaya koyma" anlamında yaygınlaştığından rahatsızlıklara yol açmıştır. latince "petitio principii"nin olduğu gibi alınıp "pıtitiyo prinkipii" diye okunduğu ingilizcede aynı anlama gelen "begging the question" da yenilerde "akla bir soru getirmek" anlamında kullanılmaya başlamıştır ve buna da sinirlenenler vardır.
  • lat. "az pilav".

    (not: döngüsel düşününce çıkıyor)
  • henüz ispatlanamamış bir önermeyi başka bir önermenin temeline koymak. mesela schopenhauer, kant ve öteki aydınlamacı ahlakçı filozoflara, legislatif - imperatif (yasal - buyruk) biçimindeki düsturun mümkün biricik ahlakmış gibi dayatılmasının hakkının nereden bulunduğunu sorarken bu konuda, kanıtlanmadıkları sürece ahlak yasalarının verili, mevcut olarak kabul edilemeyeceğini ama böyle yapmanın petitio principii olacağını iddia etmektedir.
  • toplumsal dayatma veya medya dayatması sonucu gözden kaçabilen durum,

    en bilinen halini örnek verelim;

    bilim gerçektir, çünkü bilim adamları öyle diyor.

    ya da biraz daha az bilineni,

    ida kayıp halkadır, bu kadar ortak noktası olmasına rağmen lemur değildir, çünkü tüm darwinist bilim adamları onun kayıp halka olduğunu söylüyor.
  • herhangi bir ısrar gerektirmeyecek derecede bilimsellik kurumuna uygun mantık hatasıdır.

    "ha sizin derdiniz bilimsel yöntemin kendisiyleyse kolay gelsin, bu yöntem bugün insanlığı bu noktaya getiren en önemli araçtır. bunun güvenilirliğini sorgulamak ve ispat etmek muhtemelen imkansızdır."

    bilimsel yöntemin kendisi, o "gerçek" denilen en fazlasının ömrü 10 yıl olan önermelerin ortaya çıkmasındaki nedendir, evet sorunun kendisidir. insanlığın geldiği noktayı ise "ileri" görebilmek en hafif tabiri ile subjektiflik olacaktır. bunun tartışması gereksiz. bilimsel yöntemin güvenilirliğini sorgulamaya gerek yoktur, çünkü kendini bu denli yanlışlayan bir sistem, iddia edildiği gibi "gerçeğe" ulaşmaktan ziyade sadece vakit kaybından ibarettir. çünkü nihai gerçeğe bilimsel yöntemle ulaşılacak olması vaad edilmemiştir, kimse "bilimsellik er ya da geç bu kadar hatasıyla beraber gerçeğe ulaşacaktır." diyemez, bilim bile canlı olsa bunu kendisine demez, bilime doğru diyenler bilim adamlarıdır, bir de sempatizanlar. bu da petitio principii durumuna çok hoş bir örnektir. eğri bir cetvelle doğru çizgi çizemezsiniz.

    örneğin son haline dönelim;
    bilim gerçektir, çünkü bilimsel yöntemlerle bulunmuştur.
  • sonuna çünkü eşşeğin zikinden dolayı eklenen her önermenin girdiği kategori.

    örneklersek; "bilim gerçektir, çünkü eşşeğin zikinden dolayı."

    bu güzide organın* iş bitiriciliği haldun üstünel seviyesinde olduğundan her önermemizi destekleme amacıyla kullanabiliriz.
  • karl marx, irlandalı kiracı hakları adlı makalesinde the times gazetesini petitio principii ile itham ediyor. haklı tabii.
    ona göre the times şu argümanın köpeğidir : yoksul irlandalı kiracı toprağa, topraksa ingiliz efendiye aittir.
  • yalnızca bilim insanlarının değil, gerektiğinde din alimlerinin de kullanmaktan çekinmediği kelime oyunu. arap düşünürler bu konuya müsadere ale'l-matlûb diyor. bir iddiayı yine kendisiyle ispatlama durumu.
    böylece ne oluyor, iş kısır döngüye giriyor. şu vardır çünkü şudur.
    bir örneği aşağıda yazmakta.

    - tanrının varlığını nereden bileceğiz?
    + çünkü incil öyle söylüyor.
    - incil'in doğruluğuna nasıl ikna oluruz?
    + çünkü o tanrı'nın kelâmı...
    - peki ama tanrı?
    + çünkü liriliriliriliri
    - ...
  • anladığım kadarıyla bir şeyin, o güne kadar o şeyi kimliklendiren unsurlar ışığındaki genel intibasının ve o şeyden beklentilerin algoritmik bir şekilde o şey hakkında yargıda bulunulması şeklinde tahmin edilmesidir. yani (bu da benim örneğim):

    a öğrencisi b öğrencisinden her derste daha iyidir. çünkü a öğrencisi daha önceki derslerde de b öğrencisinden iyiydi. tıp fakültesinde, bu kendine dayanan ama çok da tutarsız olmamasına rağmen gerçeği de yansıtmayan özevarım hatası sık sık kullanılmaktadır.