şükela:  tümü | bugün
  • aslında petito pandacık olması gerekendir.
    günde 17 tane yenebilitesi mümkün olup içinizdeki çocuğu bu 3 renkli pandacıkla besleyebilirsiniz.
    yok ben diyetteyim diyorsanız da sadece 80 kalori ayol, hiçbişey.

    never no say to panda !
  • bunu böyle komple ağzına atacaksın. yavaş yavaş erimesini bekleyeceksin. en son kıvama gelince yutacaksın . sonuç mu ? (bkz: orgazmdan daha zevkli anlar)
  • kafanız bozuksa ve bir şeyler anlatmak istiyorsanız derdinizi anlatmanıza ilham verici olan bu güzel ayıcık, vermediği cevaplar ve sergilemediği davranışlar yüzünden cezalandırılarak ham diye yutulmayı hak eder. ben bir cellat değilim ama olay böyle cereyan ediyor. üzgünüm ayıcık
  • tam bir ona küçük sürprizler yap çikolatası, öyle çikolata manyağı değilim ama bana neşe veriyor.
  • ilk oyuncağımın peluş bir ayı**** olmasıyla ilişkilendirdiğim bir şekilde, ayıları çok severim. devasa gövde, asabileşmeye çok müsait sert ifadeli bir surat, bu suratta olması beklenmeyecek kadar şirin, pofuduk kulaklar, ve bu bütünden beklenmeyecek dinamik bir yapı... bir de winnie the pooh var. ve ayı yogi elbette..

    çikolatayı da severim. hem de pek çok... tarif edemeyeceğim şimdi sevgimi... sütün ve şekerin katlanılabilir (bağımlısı olunabilir) tek formu çikolata hali.

    petito ayıcık ise ayılı çikolata... eti'nin ürün geliştirme ekibi "maria elena'ya özel ne üretsek?" diye kafa kafaya verse, finalde petito ayıcık çıkardı ortaya.

    ve bir yerde şunu okudum:

    çocukluğun en sancılı dönemi ilk 40 yılıdır. işte o sancılı dönemin son düzlüğündeyken ayılar (ve diğer hayvanlar), ayıcıklar ve çikolatalar pek yardımcı, pek güzel yahu!
  • farklı çikolata türlerinden olan katmanlarını dişinizle ayırarak yemek ayrı bir keyif verir. porsiyon büyüklüğü itibariyle, kahvenin yanında ağız tatlandırmak için idealdir.
  • çocuğa alıyorum imajı yaratarak aldığım şeylerden yalnızca biri.
  • liseden beri en çok sevdiğim ve görünce en çok mutlu olduğum çikolata.. şimdi hayatımda olmayan biriyle yıllar sonra telefonda konuşurken laf arasında geçmişti çok sıklıkla konuşmadığım ama konuşunca da içimdeki mutluluğu bütün bedenimle hissettiğim biriydi o...
    sanırım birbirimizin yüzüne söyleyemediklerimizin küçük itirafı ve birbirimize verdiğimiz bir sözdü,
    lisede sevdiğim ile birbirimize aldığımız hiç değişmeyen küçük hediyemiz,
    her seferinde yavaş yavaş, en kenarından yemeye başladığım beni her seferinde de en çok mutlu eden; küçük bedeni bitter, yüzü beyaz, etrafı sütlü ayıcık...
    telefonu kapattıktan yarım saat sonra bir mesaj geldi:
    "benimde en çok sevdiğim çikolata petito ve bu hiç değişmeyecek..."