şükela:  tümü | bugün
  • hz. muhammed için kullanılan bir saygılı hitap biçimi. tanrıtanımaz kesim için biraz irite edici gelse de kullanımı, ben gidip majesteleri kraliçe elizabeth ii'e majesteleri diye hitap ediyor ve karşımdakine senin de majesten mi diye sormayı akıl etmiyorsam, bu şekilde bir miktar düşüncesiz bir kullanıma da karşı çıkmak için bir neden görmemek, fazla da irite olmamak lazım.
  • (bkz: s.a.v)
  • (bkz: efendimiz)
  • efendisiz yaşayamayanların kullanabileceği bir tamlama. bunu kullanan birini gördüm mü hep aynı şeyi düşünüyorum: ya köle ruhlu, ya da köle edip sömürmeye çalışıyor.

    siz hangisisiniz?
  • gelmiş geçmiş bütün insanlığı kapsayacak şekilde kullanılan tamlama. müslümanlar "efendimiz" dediklerinde, "sadece bizim efendimiz, müslümanların efendisi" olarak düşünmezler. peygamberlerini; yaşamış, yaşayan ve yaşayacak bütün insanların efendisi olarak görürler. yani "benim efendim değil" diyemiyorsunuz.
  • hz peygamber e hürmet ifadesi. saygıdan hürmetten nasibini almamış bünyelere dar gelebilir.
  • efendi sözcüğünün rumca olduğu düşünüldüğünde, eğer sözcüğün hz. muhammed zamanından önce ya da en azından zamanında rumca'dan arapça'ya geçmesi gibi bir durum yoksa asrı saadet'ten çok daha sonraları yerleşen bir kalıp olduğu savlanabilir. kimisi ilahi bir kalıp sanabilir orası ayrı. bir kaç yüzyıl sonra da "our master" gibi bir kullanım yerleşebilir.
  • peygamberimizin adını anarken adının sonuna efendi sözcüğünü ekleme rituelini
    yalnızca türkiye'de yaşayan bazı insanlar yaparlar,
    dünya müslümanları böyle bir tanım kullanmaz.
    çünkü, dünya müslümanları türkler gibi, yunanlılarla yüzlerce yıl içiçe yaşamamışlardır
    ve bu nedenle de
    yunanca bir sözcük olan efendi sözcüğünü
    peygamberimizin adının önüne koymazlar.
    başta arap kardeşlerimiz olmak üzere islam alemi
    peygamberimizin adının önüne ya da sonuna herhangi bir fani sıfat koymamaya çaba gösterirler.

    bu hitab şeklini duydukça yunanlı kardeşlerimiz de gülümsüyorlardır herhalde...
  • insanların inançlarına karışmak adetim değildir; benim veya başkasının özgürlük alanına girmedikleri sürece hareketlerine, söylemlerine eleştiride bulunmam. peygamber efendimiz lafıyla da normal şartlarda bir sorunum yok. mesela 3-4 arkadaş bir yerde otursak ve bir arkadaşım bu lafı kullansa pek rahatsız olmam çünkü o beni veya ortamda bulunan diğer kimseleri bilir, tanır. bu lafı ederken kafasında bir önkabul olduğunu düşünmem. ya da bir özel kanalda bir dinle ilgili bir program olsa ve o dinin mensubu dininin peygamberinden bahsederken bu tabiri kullansa rahatsız olmam. sonuçta kanalı seçme hakkım var, rahatsız olursam değiştirebilirim. ama eğer üniversitede ( meclis de olabilirdi bu, devlet kanalı da, kaymakamlık da ... ) bugün bir hoca amfide peygamber efendimiz diye lafa giriyorsa, kuran'ın son kitap olduğundan ve diğer kitapların tahrif edildiğinden bahsediyorsa, bundan rahatsız olurum. burada bu lafları söyleyen kişinin kafasında karşısındaki herkesin müslüman olduğu önkabulü var. orada herkes müslüman bile olsa bir devlet görevlisinin tarafsız olması gerektiği bir ortamda mensubu olduğu inancı yüceltmek adına başka inançları ya da inançsızlığı rencide edici şekilde konuşması, uzak durması gereken bir davranıştır. sadece devlet görevlisi değil bunu bir öğrenci de söylese rahatsız olurum, otobüste bir amca yüksek sesle söylese de. kamuya açık ortamlarda insanlar inançlarını etraflarındakilere hissettirebilirler, karşılarındakine rahatsız olmuyorlarsa dini inanışlarını anlatabilirler, düşüncelerini savunabilirler ancak bunu yaparken başka inançların mensuplarını ya da inanmayanları rencide etmekten uzak durmalılar. kendi doğrunu bir yanlışa karşı konuşlandırarak güçlendirmek adına başkalarının doğrularını yanlış olarak nitelemek ayıptır. benim yaptığım onunkinden daha doğru demekle onun yaptığı yanlış demek arasında büyük fark var, ki bu söylemin bile doğru ortamda edilmesi gerekir.