şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: mitomani)
  • bu yazıda hz. peygamber'e temporal lob epilepsi hastası diyenlerin iddiasını dikkatlice inceleyecek ve karşı eleştiride bulunacağız.

    hz. muhammed’in epilepsi olduğu iddiası birçok site ve sayfada dillendirilmektedir. bu yazımızda ise iddiayı ortaya atan şahıslardan biri olan kanadalı aktivist ali sina’nın kullandığı argümanları ele alacak, iddiaların zayıflığını ortaya koyacak ve karşı eleştiride bulunacağız.

    ali sina, temporal lob epilepsi rahatsızlığının belirtilerini şöyle sıralamıştır:

    1) halusinasyonlar
    2) kas seğirmeleri
    3) karın ağrısı
    4) ani ve derin duygu belirtisi (korku gibi)
    5) anormal ağız hareketleri
    6) anormal baş hareketleri
    7) terleme
    8) yüzde kızarma
    9) hızlı kalp atışları
    10) görme, konuşma, düşünme, farkındalık ve kişilikte değişmeler
    11) hafıza kaybı

    ali sina, bu belirtilere uygun hadis rivayetlerini kullanarak iddiasını delillendirmeye çalışmıştır. oysa belirtilerin birkaçına uygun kaynak bulamamış, belirtilere benzerlik gösteren kaynakların kiminde ise çarpıtmada bulunmuştur. burada delil olarak kullandığı rivayetleri ele alacağız:

    1) görsel ve işitsel halusinasyonlar ve korku hissi

    ali sina, temporal lob epilepsi hastalarında görülen halisünasyonlar kapsamında şu rivayeti delil olarak kullanmaya çalışmıştır.

    “bir gün ona melek gelip, ¨oku!¨ dedi. resûlullah ¨ben okuma bilmiyorum¨ dedi. resûlullah hâdisenin devamını şöyle anlattı: ¨ben okuma bilmiyorum¨ deyince, melek beni tutup kucakladı ve tâkatim kesilinceye kadar sıktı. sonra bıraktı. tekrar, ¨oku!¨ dedi. ben tekrar, ¨okuma bilmiyorum¨ dedim. beni ikinci defa kucaklayıp tâkatim kesilinceye kadar sıktı. sonra tekrar bıraktı ve ¨oku!¨ dedi. ben yine, ¨okuma bilmiyorum¨ dedim. beni tekrar alıp, üçüncü sefer tâkatim kesilinceye kadar sıktı. sonra bıraktı ve ¨ey resûlüm! yaratan rabbinin ismiyle (sana vahyolunanı) oku! o, insanı alak’tan (embriyo’dan) yarattı! oku! rabbin, nihâyeti olmayan kerem sahibidir. o, kalemle (yazmayı) öğretendir ve insana bilmediği şeyleri bildirendir¨ diye geçen sûre-i alak, âyet 1-5’i okudu.” (buhari, cilt 1, 1, 3)

    ali sina temporal lob epilepsi hastalarının gerçek dışı sesler duyduğu görüşünü delillendirmek için ise şu rivayeti kullanır:

    “hâris b. hişâm, rasûlullah’a: “yâ rasûlallah! vahiy sana nasıl geliyor?” diye sordu. rasûlullah: ’bazen zil sesi şeklinde gelir ki bana en ağır geleni budur. o hal benden gider gitmez meleğin bana söylediğini kavramış olurum. kimi zaman da melek bana bir adam şekline bürünerek gelir. benimle konuşur ve ben söylediğini iyice bellerim.” (buhari, cilt 1, 1, 2)

    korku ve ürperti hissini de şu rivayet ile izah etmeye çalışır:

    “allah’ın resulü bu olaydan sonra dönerken boynu ve omuzları arasındaki kaslar titriyordu. nihayet hatice geldi ve hatice’ye “beni örtünüz, beni örtünüz” dedi. korkusu gittiğinde hatice’ye şöyle dedi: ey hatice bana ne oluyor? bana kötü bir şey olacağından korktum.” (buhari, cilt 6, 60, 478)

    bu rivayetlerin tümü gerçektir ve herhangi bir problem içermemektedir. zira vahiy alma gibi sıradışı bir olgu mantıksal anlamda da kolay olmamalıdır. kişiye büyük bir sorumluluk getiren ve metafizik kaynaklı olan vahiy tecrübesi elbette hz. peygamber için ağır bir imtihan niteliğinde idi.

    sorun, bu zorlukların tecrübe edilişi değil bilakis bu belirtileri temporal lob epilepsi hastalığı ile kıyaslamaya kalkmaktır. yazımızın asıl kısmına işe şimdi gelmiş bulunuyoruz:

    2) vahyi temporal lob epilepsi ile kıyaslama hatası

    iddia sahipleri, bu halüsinasyonların sistemli ve anlamlı görsellerden oluşmayıp çoğu kez hatırlanmadığını hasır altı etmektedirler!

    zira epilepsi rahatsızlığında görülen karmaşık görüntü, ses ve gerçek dışı koku etkileri belirdiği gibi, hz. muhammed’in 23 yıl boyunca aldığı vahiylerde benzer içerikli vizyonlar gibi olmaz! üstelik epilepsi krizi olarak adlandırdıkları vahiy alma sürecinden sonra hastadan, birbiriyle uyumlu ayetler, sûreler ve uzun uzun mesajlar aktarılmaz!

    mayoclinic kaynaklı alıntıda da özetle temporal lob epilepsi krizi şöyle ifade edilmektedir:

    “uyarım şeklinde beliren olağan dışı bir sensasyon emporal lob krizinden önce ortaya çıkabilir. temporal lob krizi geçiren herkes bu auraları tecrübe etmediği gibi, tecrübe eden herkes debunları hatırlamaz. aura örneklerinden bazıları ise şunlardır: anlık korku ya da eğlence, garip bir koku, tıpkı lunaparkta binilen oyuncaklarda olduğu gibi midede bir iç kalkması hissi. 1-2 dakika süren krizden sonra konuşma zorluğu, kriz anını hatırlama zorluğu, kriz geçirdiğinin farkında olmama ve aşırı uyku hali görülebilir.”

    kaynak: https://www.mayoclinic.org/…oms-causes/syc-20378214

    gördüğümüz üzere, hz. peygamber’in meleği müşahade etmesi, vahiy alımından sonra tam şuurlu hal ile kendisine gelen mesajları aktarması, bu mesajlar doğrultusunda mekke ve medine toplumunda birçok problemi çözmesi; hristiyan, yahudi, putperest ve birçok köklü din ve gelenek mensupları ile teoloji tartışmalarına girmesi, savaş ve barış durumlarını düzenlemesi, sıfırdan bir devlet kurması, 23 yıl içinde arap yarımadasının tamamen kendisine bağlaması, yukarıda aktardığımız 1-2 dakikalık hatırlanması bile kolay olmayan düzensiz görsel halüsinasyonlarla açıklanamaz olsa gerektir!

    yine ali sina, temporal lob epilepsi belirtilerinden biri olan anormal dudak hereketlerinin hz. peygamber’de de olduğunu göstermek için şu rivayeti gösterir:

    “peygamber vahyi alırken büyük bir zorluk içine girer ve dudaklarını kıpırdatırdı.” (buhari, cilt 9, 93, 615)

    oysa bu dudak kıpırdatma olayı, epilepsi krizindeki bilinç dışı dudak hareketleriyle ilişkili olmayıp bilakis peygamberin vahyi ezberleme çabasından ibarettir! nitekim ayette de bu durum şöyle geçmektedir:

    “ey peygamber! sana inen vahyi acele belleyip ezberlemek için dilini kıpırdatma. çünkü o’nu senin kalbine yerleştirmek ve gerektiğinde okutturmak bizim işimizdir.” (kıyame 16-17)

    3) temporal lob epilepside görülen diğer belirtiler ve hz. muhammed’in yaşamı

    temporal lob epilepsi hastalığının diğer belirtisi de, hafıza problemidir. yalnızca bu konuyla ilgili olarak pubmed’de ayrı bir tıbbi çalışma dahivardır. buradan bir alıntıya göz atalım:

    https://eksiup.com/p/7a7175yw3cqn

    temporal lob epilepsi hastalığına sahip birçok kimsede otobiyografik hafıza problemi ortaya çıkarılmıştır. ingiltere’de time önderliğinde yürütülen bir çalışmada hastaların %70’inde hafıza sorunu olduğu ortaya konulmuştur.

    oysa hz. muhammed’in hayatına baktığımızda hafıza problemine rastlamak şöyle dursun keskin hafıza örnekleri ile karşılaşırız. öncelikle bu konuda kur’an-ı kerim’i örnek gösterebiliriz. hz. muhammed 23 yılda vahiy olarak 600 sayfayı aşkın bir kitabı almış ve her defasında üzerine yeni sûreler ve ayetler eklenmiştir. hz. muhammed ise bunu sorunsuz olarak hafızasında tutmuş olup her yıl ramazan ayında cebrail’e arz etmiştir.

    yine hz. peygamber’in hafızasının da gayet kuvvetli olduğunu onun hayatından çeşitli örnekler sunmak mümkündür.

    mesela huneyn savaşında hz. muhammed’in süt kardeşi şeyma, savaş esiri olarak müslümanların eline düşünce “ben peygamberin süt kardeşiyim” demiş, insanlar da onu hz. peygamber’in yanına getirmişlerdi.

    peygamber şeyma’ya bu iddiasını nasıl ispatlayacağını sorduklarında şeyma omzundaki izi gösterip “sen çocukken burayı ısırmıştın” demiştir. bunu duyunca çocukluk hatırasını hatırlamış ve hemen süt anne ve babasını sormuştur. (ibn hişam, siret 5, 127-128) dikkat edildiği üzere allah resûlü burada 60 yaşındadır ve üzeriden 55 yıldan fazla vaktin geçtiği olayı hatırlamıştır.

    rivayetin orijinal halinden bir parça:

    https://eksiup.com/p/vj7177437a2e

    yine bir başka örnekte:

    hz. muhammed hz. hatice’nin vefatından uzun süre geçtikten sonra misafir olarak gelen yaşlı bir kadına ikramlarda bulunmuş. hz. ayşe bu misafir kadına özel alakasının sebebini sorduğunda hz. peygamber, o kadının hz. hatice’nin arkadaşı olduğundan ötürü vefasını dile getirmiş ve kadının hz. hatice’nin sağlığında onlara geldiğini ifade etmiştir. (hakim, müstedrek, 1, 20)

    yine müşrik olan mutim bin adiy hz. muhammed’i 620 yılında himaye etmişti. hz. peygamber, aradan 10 yıl geçtikten sonra mekke’nin fethinden sonra dahi bu olayı anıp mutim bin adiy’e olan vefasından söz etmişti. (buhari, megazi, 12)

    gördüğümüz üzere hz. muhammed’in otobiyografik hafızası gayet yerindedir ki bu durum, temporal epilepsi hastalarında pek görülmeyen bir özelliktir.

    bununla sınırlı mı? elbette hayır!

    temporal lob epilepsi hastalarında görülen bir diğer sorun da konuşma zorluğudur. kaynağımızda gördüğümüz üzere, temporal lob hastalarınin %40’ı konuşma, isimlendirme ve kelime bulma konusunda sorunlar yaşamaktadırlar:

    https://eksiup.com/p/7m7178c2gbhp

    oysa hz. peygamber az, öz, açık ve net konuşması ile meşhur idi!

    bu konuda üç meşhur rivayeti sıralayalım:

    1) hz. ayşe’den: hz. peygamber’in konuşmasının (tane tane olması sebebiyle) sözcüklerini saymak isteyen sayabilirdi. (buhari, menakıb, 23)

    2) hz. ayşe’den: hz. peygamber’in konuşması, onu herkesin anlayabileceği şekilde açıktı. (ebu davud, edep, 18)

    3) enes bin malik’ten: hz. peygamber önemli bir şey söyleyeceğinde onu (titizlikle) üç kez tekrar ederdi.

    nitekim “bana sözün özü verildi” diyen hz. peygamber, kabilesi kureyş lehçesinde, fasih arapça’yı en iyi konuşanlardan biriydi. sözlerinde teşbih, mantıksal sıralama, soru cevap yöntemi gibi pek çok farklı metot izleyerek insanların kendisini severek dinlediği biriydi. yani, temporal lob epilepsi hastalarında görülen kelime bulmakta zorlanma, konuşma ve isimlendirme problemleri yaşadığı görülmemişti!

    temporal lob epilepsi hastalarında görülen bir diğer belirti de depresyondur. kaynağımızda gördüğümüz üzere, temporal lob epilepsi rahatsızlıklarında depresyonun yaygınlığının genel nüfusa göre daha fazla olduğu saptanmıştır:

    https://eksiup.com/p/kb7183f7zauj

    oysa hz. muhammed depresyon sahibi olması bir kenara, hayata pozitif bakması ile meşhurdu!

    oysa hz. peygamber hayatı boyunca birçok saldırılara maruz kalmış ve sıkıntılarla karşılaşmıştır. mecnun muamelesi görmüş, kabilesi tarafından dışlanmış, davete gittiği taif’te taşlanmış, boykot süresince aç bırakılmış, yurdundan atılmış, hakkında ölüm kararı çıkarılmış, bütün bunların yanında altı defa evladını yitirmiş, evlat acısı ile karşılaşmıştır. rasûlullah (sav) yine de karşılaştığı sıkıntılı anlarında “biz allah’ın kullarıyız ve biz o’na döneceğiz” (bakara, 2, 156) diyerek sabır göstermiştir.

    yine üzüntü ve sıkıntı anlarında mü’minin takınması gereken tavrı şöyle ifade etmiştir:

    “ben mü’minin işine hayret ederim; çünkü onun her işi hayırdır. bu durum, mü’minden başka hiç kimse için böyle değildir. şayet ona sevinç verici bir şey isabet ederse şükreder; bu kendi lehine bir hayır olur. eğer ona zarar verecek bir durum isabet ederse sabreder; bu da onun lehine bir hayır olur.” (müslim, zühd, 64)

    normal insanların dahi tahammül etmekte zorlanacağı hayatı yaşayan hz. peygamber’e, belki birçok psikolojik sorunlar taşıyan bilgisayarının başına geçerek “o temporal epilepsi hastasıydı” diyenlerin bir başka mantıksızlığı da burada çıkmaktadır!

    temporal lob epilepside görülen bir diğer problem de düşük cinselliktir. hz. peygamber’in belirli hikmet ve amaçlara dayanan evliliklerine leke bulaştırmaya çalışan kimselerin, hem peygamberi kötü namlarla anıp hem de temporal epilepsi hastalığının düşük cinsellik belirtisini savunmaları koca bir çelişkiden ibarettir!

    https://eksiup.com/p/kb71856mdbi5

    sonuç olarak:

    1) hz. muhammed’in vahiy alırken zorluk yaşamış olduğu bir gerçektir. bu da vahyin ağır bir sorumluluk olup ayrıca metafizik özellikler barındırmasından ötürüdür.

    2) sorun bu zorlukları ifade eden rivayetler değil, bu rivayetleri temporal lob epilepsi hastalığı ile ölçüştürmektir.

    3) temporal lob epilepside görülen görsel ve işitsel halusinasyonlar belli belirsiz olup kur’an ve hadis anlatımlarında yer alan net ve belirli vizyonları içermez. epilepsi krizi geçiren kişi, kriz sonrası çoğu kez kriz anını da halusinasyonları da hatırlamaz.

    4) epilepsi krizi geçiren kişi, epilepsi sonrasında mantıklı ifadelerde bulunmaz. hz. muhammed ise aldığı her vahiyden sonra toplumun inanç veya sosyal sorununa ilişkin yeni bir mesaj aktarmıştır. aktardığı bu mesajlar 23 yıl boyunca birbirine uyumlu içerikler taşımıştır.

    5) temporal lob epilepsinin tek belirtisi halusinasyonlar değildir. bu hastalığa sahip kişilerde hafıza sorunları, konuşma zorlukları, depresyon gibi diğer belirtiler de gözlemlenmiştir. hz. muhammed’in hafızasında bir sorun gözlemlenmeyip bilakis hayatından birçok şeyi hatırladığını gösteren kesitler vardır. ayrıca hz. muhammed konuşma zorluğu yaşaması bir tarafa, etkili konuşması ile meşhurdur. iddia sahipleri bu iddialarını destekleyecek hiçbir ayet ya da hadis kaynağı getirememektedir.

    6) gördüğümüz gibi iddia sahipleri iddialarını sağlam argümanlarla delillendirmekten yoksundur. vahiy olayını yalnızca anlamsız halusinasyonlara dayandırmaya kalkan bu kimseler, hz. peygamber’in 23 yıl boyunca yaptığı sistematik daveti, toplumsal dönüşümü, psikolojik ve sosyolojik devrimleri açıklayabilmekten yoksundur. nitekim kur’an içerik bakımından birçok peygamber kıssası, geçmiş tarihlerle ilgili bilgiler aktarmakta ve hem felsefi, hem itikadî, hem hukuki birçok iddiayı bünyesinde barındırmaktadır. bu geniş mesaj kısa sürede arap yarımadasının tümüne yayılmış, hz. peygamber henüz hayatta iken tüm yarımada hz. peygamber’e teslim olmuştur.

    bunların tümünü temporal lob epilepsi rahatsızlığında görülen belli belirsiz halüsinasyon ve krizlere dayandırmaya kalkan kimseler, bu gülünç iddialarla yalnızca kendilerini kandıracak konumda bulunmaktadırlar.

    yazının site kaynağı: https://dusunenmusluman.com/…siydi-iddiasina-cevap/

hesabın var mı? giriş yap