şükela:  tümü | bugün
  • yillik kitap tanitim kataloglari bile kitap gibi.. nefis.. (son iki, uc tanesini gordum lakin iki nokta yetebilir bir dogruya)

    o meshur fotograf kulliyesi "century: one hundred years of human progress, suffering and hope" da bu yayinevinin kitabi..
  • zamaninda sabah gazetesi "phaidon bilim ansiklopedisi" vermi$ti burayla anla$ip sanirim .
  • gazetenin verdigi bilim teknoloji ansiklopedisi tribi ise, televizyon reklamlarinda da "paydon, paydon, paydon...." diye anirilmasi ile akillarda kalmi$ olabilir.
  • phaedo diyalogu, platonun ruhun ölümsüzlüğü düşüncesini ve buna bağlı olarak ‘pay alma’ sorununu ciddi bir şekilde ilk defa ele aldığı diyaloglardan biridir.
  • (bkz: phaedo)
  • üzerinde uzay mekiği resmi olan bir sabah gazetesi promosyonu ansiklopedi. tek cilt ve saman kağıdadır.
  • yunan filozofu. elis'de doğan phaidon, soylu bir ailenin oğluydu.sparta ile savaşta (m.ö.400-399) tutsak düştü ve köle olarak satıldı. sokrates'in dostu bir atinalı tarafından satın alınıp azat edildikten sonra sokrates'in öğrencisi oldu. sokrates'in ölümünden sonra elis'e dönerek sokratesçi felsefe okulunu kurdu. platon'un phaidon diyaloguna adını verdi. diyalektik ve etik üzerine yapıtları vardır. phaidon'un yazdığı kabul edilen çok sayıda diyalogdan günümüze yalnızca zopyrus ve simon ulaşmıştır.
  • platon'un bir söyleşimi.

    bu söyleşide phaidon ve ekhekrates, sokrates'i özlemle yad ederler, onun son dakikalarını ve ölüm anını anlatırlar. tahmin edilebileceği gibi** sokrates son dakikalarını hücresinde dostlarıyla söyleşerek geçirmiş, sonra baldıranı içmiştir. sohbette açılan konular arasında ruhun ölümsüzlüğü, anamnesis, argüman düşmanlığı* ve sokrates'in gençliği var. platon bu söyleşimde phaidon'a platon'un hasta olduğunu ve o yüzden sokrates'in son anında hücrede olmadığını da söyletir. (59b11)
  • platonun ölüm, ruhun ölümsüzlügü, beden, hakikat, erdemler konularini ele alan diyalogu.
    diyalog sokrates'in ölümü bekledigi hücresini mesken tutar. demokrasi kurbani, belagat kurbani (bkz: retorik) sokrates'in ölümü, delos adasina apollon'a adanmi$ bir yolculuga gönderilmi$ bir geminin dönü$üne kadar ertelenmi$tir. platonun, diyalogun daha ilk satirlarinda apollon'dan bahsetmesi tesadüf olmadigi gibi, kitabin tümünde apollon'a göndermeler yapmasi da önceden planlanmami$ degildir*. felsefi bir eserdeki mitolojinin böylesine kullanili$i, hannah arendt'in, platonun söylemini kritik ederken kullandigi "siddet" kavrami ile pek güzel açiklanabilir.
    kitabin fikir ilerleyi$i dikkate alindiginda ve platonun ruhun ölümsüzlügünü ispat etme çabasi da eklendiginde sokratesin yalnizca demir parmakliklar ile örülmü$ bir hapishanede olmadigi açiklik kazanir. hapsolmu$ olan, akli yaniltan, onun bilgelige ula$masini engelleyen arzularla dolu olan bir bedendeki (bkz: dionysos) (bkz: nietzsche) bilgelik-sever (bkz: filozof) ruhtur.
    delos'dan gelecek geminin beklenmesi $öyle de anlamli dü$ünülebilinir: bu gemi sokrates'in bedenini almaya geliyor degildir. nitekim apollon'a, akla adanmi$ heyeti (theoria) taşimaktadir. geminin götürecegi sokratesin ruhudur. bilgelik-sever bir ruh için bundan, ölümden büyük bir mutluluk olamaz diyecektir sokrates baldiran zehirini içmesine günler kala.
    bu anlamiyla phaidon karanlik bir zindanda geçmez denilebilir ve hatta bir yolculuk hikayesidir. okunasi bir eserdir.