şükela:  tümü | bugün
  • roma tarihinin cumhuriyet döneminde, bana göre ikinci fetret devri nde julius caesar ve pompeius arasında geçen pek mühim bir savaştır. roma 'nın cumhuriyet döneminin benim sembolik kategorileştirmeme göre birinci fetret devri olan sulla ile marius arasındaki çekişmeden sonra sulla 'nın keskin diktatörlüğünün ardından roma nasıl karıştıysa ve birinci triumviri toplaşmasının sonunda caesar ile pompeius arasında mücadele mevzubahis olduysa, bu iki liderin kapışmasından ayakta tek kalan caesar 'ın senatus'da cumhuriyetçiler tarafından katlinden sonra bu sefer üçüncü fetret devri 'nde octavianus ile marcus antonius yönetim mücadelesine giriştiler. işte roma böylesine mücadelelerden, üst üste üç kardeş kavgasından ötürü, harap ve bitap düşmüştü. işte bu entirimde bu sürecin köşe noktalarından caesar ile pompeius arasında pharsalus'da yapılan savaştan bahsedeceğim.

    senatus m. ö. 7 ocak 49 toplantısında caesar'ı geriye çağırma kararını verdi ve lucius domitius abenobarbus, gallia valiliğine atandı. sonra senatus, consultum ultimura ile consul'lara ve pompeius'a devleti korumaları için tedbir almalarını rica etti. bu senenin halk tribunusları olan marcus antonius ile quintus cassius longinus alınan bu kararlara itiraz etmişler, fakat sıkı yönetimin ilan edildiğini görünce kendilerini emniyet altına almak için, caesar'ın yanına kaçmışlardır. ancak bundan sonra caesar, roma'da cumhuriyet idaresini kendi inhisarı altına almak isteyen yönetim kademesindeki oligarşi mensuplarına karşı fiili harekete geçmeye karar vermiştir.

    caesar kendisine empoze edilen iç savaşa saldırgan olarak başlamıştır. roma'da kendi aleyhine alınan kararları öğrenince, yukarı italya eyaleti ile italya arasında sınır vazifesini gören küçük rubico nehri ni geçefek (49 senesi, 10 ocak gecesi) savaşa başlamıştır. bundan sonra hızla orta italya'ya doğru yürüyüşüne devam etmiş ve onun bu süratli hareketi roma'da büyük bir heyecan yaratmıştır. fakat pompeius çok ölçülü hareketlerle kendi harp planını senatus'a kabul ettirmişti. pompeius'un plânına göre, roma ve italya boşaltılarak doğu eyaletlerine çekilmeli ve orada yeni kuvvetler teşkil edildikten sonra, buradan ve ispanya'dan hareket edecek pompeius kuvvetleri ile birlikte, italya'da bulunan caesar'a hücum edilmeliydi. roma şehir devleti siyasetine çok bağlı olan senatus, bu teklifi zorla kabul etmiştir. bundan sonra devlet memurlarının ve senatus'un büyük kısmı pompeius'u takip ederek campania'ya gelmiş, sonra daha güneye inmişlerdir.

    caesar, orta italya'ya geldikten sonra senatus'a bir kere daha anlaşma teklifinde bulunmuşsa da, roma'da bu iş artık bir onur meselesi yapıldığı için, kabul edilmemiştir. caesar, şubat ayında orta italya'da corfinium şehrini abluka altına aldığı zaman (21 şubat), buradaki kuvvetleri affetmiş, hatta bu kuvvetlerin kendisine düşman olan kumandanları abenobarbus'u dahi bağışlamıştır. caesar, bütün vatandaşlara iyi muamele etmek ve böylece onları kendisine bağlamak istiyordu. bundan sonra caesar süratle güneye inmiştir. bu arada pompeius italya'da elde edebildiği kuvvetlerle burindisium 'a gelmiş ve 4 martta bu kuvvetler consul'lerin kumandası altında epirus'a nakledilmiştir. caesar, süratle burindisium önlerine kadar inmişti. maksadı pompeius doğuya geçmeden onunla temasa geçmek ve savaşa mani olabilmekti. fakat o burindisium'a ulaşamadan pompeius son kalan kuvvetlerle karşıya geçmiş bulunuyordu (17 mart).

    roma'da durum henüz emin bir hale gelmeden ve ispanya'da pompeius'un kuvvetli bir ordu varken, caesar' in pompeius'u takip etmesine imkan yoktu. bunun için caesar evvelâ roma'ya dönerek kalan senatodan bir araya toplamak ve kendi durumuna yasal bir şekil vermek istiyordu. bu esnada italya'da kalmış kuvvetli kimseleri kazanmak istediğinden ve özellik le burindisium 'a yetişememiş olan cicero'yu kendine bağlamayı arzu ettiğinden onu campania'daki çiftliğinde ziyaret etmiş, fakat cicero buna razı olmamış ve doğuya pompeius'un yanına gitmiştir. buna rağmen pompeius'un mağlubiyetinden sonra, caesar tarafından yine de affedilmiştir. bu durum aslında ilginçtir; zira cicero, daha sonraki octavianus ve antonius çekişmesinde de antonius karşıtı olmuş, fakat ikinci triumviri zamanında kara lsiteye adı geçmiş, bir zamanlar desteklediği octavianus, antonius 'la anlaştığından kellesini kaybetmiştir hem de senatus'da sergilenmek üzere.

    m. ö. 49 senesi nisan ayında caesar roma'dadır. geri kalan senatorlardan bir senatus meydana getirme işinde başarı sağlanamamış, fakat halka parasız buğday dağıtmaya söz vermiş, hediyeler vadetmiştir. roma'da bulunduğu esnada, yaptığı işleri haklı gösterecek bir temel elde edememiştir. bunun için sonucun eyaletlerde alınması gerekiyordu. bundan sonra kendisine çok bağlı olan praetor m. aemilius lepidus'u roma'da hükümetin başında bırakarak m. antonius'u italya dahilinde asker toplamakla vazifelendirmiş, curio'yu sicilya ve afrika'yı emin bir hale getirmek üzere oraya yollamıştır. kendisi de, önemli sayıda pompeius kuvvetlerinin bulunduğu ispanya'ya gitmiştir.

    ispanya yolu üzerinde, güney gallia'daki massilia şehri kapılarını caesar'a kapamış ve savaş için hazırlık yapmıştı. şehrin muhasarasını caesar bir legat'ına bıraktı ve pirene' leri aşarak ispanya'ya girdiği zaman, ebro nehrinin kuzeyinde pompeius'un legatuslarına rastladı. caesar, yapılan çarpışmada evvela mağlûp olmuşsa da pompeius 'un kuvvetlerinin,geri çekilmesini önlemiş ve eyalette yavaş yavaş taraftar kazanmaya başlayınca, onlar da anlaşmaya yanaşmışlardır. sonunda pompeius'un iki legatusu (afranius ve petreius) emirleri altındaki orduları dağıttıktan sonra eyaleti terk etmeye razı olmuşlardır. bu zafer üzerine güney ispanya valisi olan marcus terentius varro da caesar'a teslim olmuştur. böylelikle kısa bir zamanda bütün ispanya itaat altına alınmış, caesar italya'ya dönerken massilia da teslim olmuştur.

    caesar roma'ya dönünce, umumî efkârın kendi lehine daha fazla dün düpnü görmüştür, fakat illyria ve afrika'ya gönderdiği kişiler başarı sağlayamamışlar, buna karşılık doğuda pompeius hesabına büyük bir ordu toplanmıştı. caesar daha ispanya'da iken roma'da praetor m. aemilius lepidus tarafından diktatorluğe seçilmişti. fakat caesar bu vazifede ancak 11 gün kalabilmiştir. 49 sonunda ise seçimleri idare etti ve kendi tarafına geçmiş bir aristokrat olan p. servilius isauricus ile birlikte 48 senesi consulu oldu. diğer memuriyetlere de taraftarları getirildi. böylece roma'da başa, caesar taraftarı bir hükümet geçmiş oldu. iktisadi meselelerle de meşgul olduktan sonra, diktatörlüğü bırakmış ve kendisi için 12 legion ve bir çok atlı askerin toplanmış bulunduğu burindisium'a gitmiştir.

    pompeius, makedonia'yı kendisine merkez seçmiş ve emrinde 9 legion asker, doğuda ona bağlı devletlerin gönderdiği askerlerden ve deniz kuvvetlerinden ibaret yardımcı kuvvetler toplanmıştı. ion denizine pompeius donanmasının hakim bulunmasına rağmen, caesar 7 legion'luk bir kuvvetle karşıya geçmeyi (5 ocak 48) ve epirus'un kuzey sınırında karaya çıkmayı başarmışti. caesar, orikon ve apollonia'yı aldıktan sonra dyrrhachium önüne gelerek buraya yerleşmiş, bu esnada pompeius da şehri müdafaa etmek üzere buraya yetişip caesar'ın karşısında yer almıştır. bundan sonra yeni legionlarla m. antonius da gelip caesar'la birleşmiştir. bunun üzerine pompeius'un da bulunduğu yeri bırakarak başka bir mevzie yerleştiğini görüyoruz. pompeius, caesar herhangi bir muharebeye girişmeden onu makedonia'ya bağlayarak her taraf ve özellikle italya ile ilgisini kesmek ve düşman elde onu açlığa mahkum etmek istiyordu. caesar, pompeius'un etrafında kazdırdığı hendeklerle onu bulunduğu yere bağlamak istemişse de, emrindeki askerlerin sayısı fazla olduğu için, pompeius daima çıkış yeri bulmayı başarmıştır. nihayet caesar, daha cüretli bir plân düşünmüş ve bulunduğu yeri terkederek thessalia'ya çekilmiştir. bunun üzerine pompeius da onu takip etmiştir. halbuki pompeius'un italya'ya geçmesi ve roma üzerine yürümesi gerekirdi. thessalia'ya gelince bir an evvel sonucun alınmasını isteyen pompeius yanındaki senatorlar onu caesar'la bir muharebeye adeta zorlamışlardır. böylece pompeius esas harp planından vazgeçmiş ve iki ordu thessalia'da pharsalus mevkiinde m. ö. 48 senesi a ğ u s t o s 9'da büyük bir savaşa girişmişler ve caesar, 32000 kişilik ordusu ile pompeius'un 43000 kişilik ordusunu büyük bir yenilgiye uğratmıştır. caesar, mağluplara yine de çok iyi muamele etmiştir. esir edilen askerleri kendi ordusuna kabul ediyor, senatorlar ve atlılar serbest bırakılıyordu. caesar bu hareketiyle kendi idaresi altında herkese yer bulunduğunu göstermek istiyordu. bu sırada pompeius taraftarı bir çok kimselerin bu arada m. iunius brutus'un da caesar tarafına geçtiğini görüyoruz.

    fakat pompeius ile diğer bazı büyükler harp sahasından kaçmışlardı. bu suretle de caesar'ın tek hakimiyet kurmasını önleyen pompeius ile senatus ittifakı zedelenmiş bulunuyordu. senatus oligarşisinin de pompeius olmadan caesar 'ın saldırılarına dayanması çok zordu. bunun için pharsalus'dan sonra caesar , yine karşısında pompeius 'u buldu.

    kaynak:

    server tanilli, yüzyılların gerçeği ve mirası, cilt i.
    sabahat atlan, roma tarihi'nin ana hatları cilt i.
  • plutarkhos rivayet eder ki, işbu savaşta 7000 atlısı varmış pompeius'un. caesar'da ise takriben 1000 adet varmış bunlardan. caesar ilk saldırının ardından düşman atlıları üzerine piyadelerini salmış. askerlerine "bunların atlıları ilk kez savaşan genç soylular, koluna bacağına değil yüzlerine zarar verin. façaları bozulunca moral falan kalmaz ezeriz yeni yetmeleri" demeyi de ihmal etmemiş. öyle de olmuş nitekim. daha ilk çarpışmada kaçışmış gülcemallerinde tyrion lannister misali savaş yaraları peydah olan afilli atlılar, süslü püslü takımlarını ve güzelim atlarının bir kısmını arkalarında bırakarak... plutarkhos, atlıların bozgunundan sonra pompeius'un moral olarak çöktüğünü, siperleri askerlerinin cesetleriyle dolmaya başladıksıra, tebdili kıyafet marifetiyle olay yerinden tüydüğünü aktarıyor. olaylar caesar efendinin mutlak zaferiyle sonuçlanıyor. sonrasında hazretin anadolu'ya geçip pontos'a musallat olduğu biliniyor. o olay tabii başka bir başlığın konusu...
  • (bkz: enipeus)
    (bkz: peneios), pharsalus