şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: betty blue)

    (bkz: bettyblue)

    ***

    //
    philippe djian* , 1949 yilinda ermeni bir dekorator esnafin cocugu olarak paris'te dogdu.

    ilk gencliginde yaz tatillerini gallimard yayinlarinda depo gorevlisi olarak cali$arak kar$ilar. daha o ya$larda $arki sozleri yazmaktadir. bir bucuk sene boyunca "dedektifler" dergisine dan miller takma adiyla makaleler yazar.

    25 ya$inda, daha sonra kendisinden uc cocuk sahibi olacagi genc bir ressam olan année ile evlenir. o siralar le mans yakinlarinda ferté bernard'in otoyol ciki$inda gi$e gorevlisi olarak cali$maktadir. “bir’e elli"yi gi$eden gecen arabalar arasi vakitlerde yazar. "edebiyatin di$ina du$tugunden oturu" reddedilen elyazmalari 1981 yilinda yayimlanacaktir. djian, sik sik cendrars * benzeri bir hayat ya$adigindan oturu haksiz yere ele$tirilir. onda guncel konulari i$leyen bir isyan, bir uc'luk gorulur: umutsuzluk, uyu$turucu, seks.

    ayni zamanda, rahat, dogal ve dunyayi serserice dola$i$ tarziyla rock neslinin yazarlarindandir ve beat neslini devam ettirir.

    $ohret, bir yazar icin paradoksal kabul edilebilecek bir $ekilde sinemayla gelir. sabahin 37 2 derecesi * -betty blue -ki 16 dile cevrilmi$tir- ile iki nesil betty ve zog ile kimliklerini bulurlar. i$te hayran olunan bir yazar boyle dogar. djian, bu asi enerjiye, derhal varolma arzusuna sahiptir. $ok eder, $a$irtir, allak bullak eder.

    sag kulagindan ozurludur ve "sag taraftan gelen, sag taraftan cikan her $ey, bana yabanci ve du$mandir" diye aciklar.

    ne oykuleri, ne du$unceleri sever. "du$unceler" onu ilgilendirmez. bunlar herkesin sahip oldugu aperetif yaninda sunulan findik fistik gibidir. ona gore yazmak ba$ka bir $eydir.

    yazar "iki kelimeyi yanyana getirerek sade bir $ekilde soylenecek $eyi bulacak" ki$idir. der ki: "yazi, allah vergisi olmayan tamamen normal bir $eydir".

    stephan eicher ile tani$masinin ardindan muzik dunyasi, kapilarini acar. 1989 yilinda "my place" albumundeki dort fransizca $arki djian imzalidir. 1999'da, "bin ya$am (1000 vies) albumundeki tum $arkilarda onun imzasi vardir.

    djian'in tarzi:

    bazilari hep rahatsiz eden bicim ya da mustehcen sifati, bazi kere ne$terle kesilmi$ diyaloglariyla kuru ve kaba tarzi ve fanteziye kacan noktalama i$aretlerini bulup cikarmakta acelecidir.

    djian icin "degi$tirilemeyecek kural yoktur". cumleleri kuru$u, bicimcilerin kulaklarini tirmalar. "fransizca; ingilizce sozcuklere, yasak sozcuklere kotalar koyan $ahislariyla korkaklarin dili haline gelmektedir." der.
    sentaks ile diledigini yapiyorsa, herkese acik, modern, carpici ve $ehevî bir dil ile yazdigindandir. yazi'nin kurallarini sarsar, bir sahte gelenekle oldugu yerde sayan fransiz edebiyatinin tozunu alir.

    djian'in tarzi, verdigi, okuru sirrin icine aldigi hassas izlenimiyle basit ve icli di$liymi$ gelebilir. ruhun aci ve mutluluklarini, hayati aci cekmekten ote ya$amaya cali$anlarin endi$eleri, ofkeleri, cilginliklarini mumkun oldugunca yakin ve canli anlatmaya cali$an bir tarza sahiptir.

    djian, i$ledigi konularin gercekciligi ve $eyler, olaylar, hareketler kar$isinda yuzunu sakinmadigi bir utanma duygusuyla $a$irtmasini biliyor. gercek bir utanma duygusu, herkesin tum arzusu "sizi seviyorum" ve "beni seviniz"i soylemekte kendini iktidarsiz ve ahlaksiz bulan, mutsuzlugun utanma duygusudur. bu yuzdendir ki ona gore "yazilan tum buyuk oykuler hep sevgi oykuleri olmu$tur. bu, dunyanin motorudur." "sevgi ve nefret, tersine cevrilmi$ bir duygu gibi hep insanlar arasindaki ili$kileri belirlemi$tir."

    bu ili$kileri birinci tekil $ahista yazarak yeniden cozumler. "sanirim, beni etkileyen tum yazarlar birinci tekil $ahista yaziyorlardi ve i$te budur bir yazarda sevdigim, arkasindaki adami hissetmeyi seviyorum."

    bu yazarlar coktur, hemingway, celine, cendrars ve miller, dahasi bukowski, kerouac. bob dylan ve leonard cohen kadar richard brautigan, jd salinger, robert frost, william faulkner'dan soz eder. ressam bram van velde'e hayran kalarak onun icin, onu bir masalin gorunmez kahramani yapan siradan bir hayatin dokuz olayini yazar ("zor oldugunu soyluyor/il dit que c'est difficile", editions flohic.)

    *$air blaise cendars (1887-1961) isvicre'de dogdu. evinden kactiktan ve kacak olarak pek cok ulkede seyahat ettikten sonra 20 ya$indayken fransa'ya varir ve fransiz vatanda$ligina gecer.

    yayinlari:

    1981 50'ye 1 (50 contre 1): (nuvel): 11 oyku, gunluk ya$amin onbir kesiti. ed. barrault j'ai lu no: 2363.

    1983 cehennem gibi mavi (bleu comme l'enfer): (roman) yves boisset tarafindan sinemaya uyarlandi. ed. barrault j'ai lu no: 1971.

    1984 erojen bolge (zone érogène): (roman) ed. barrault j'ai lu no: 2062.

    1985 sabahin 37,2 derecesi-betty blue (37,2 le matin): (roman) jean jacques beneix tarafindan sinemaya uyarlandi. ed. barrault j'ai lu no: 1951.

    1986 lanetli atlikarinca (maudit manège): (roman) betty blue'nun devami... ed. barrault

    1988 omurga (echine) (roman) ed. barrault

    1989 timsahlar (crocodiles) ed. barrault

    1991 (lent dehors) ed. barrault

    1992 (lorsque lou) ed. futuropolis

    1993 zor oldugunu soyluyor (il dit que c'est difficile-bram van velde) ed. flohic

    1993 (sotos) ed. gallimard

    1994 katiller (assasins) ed. gallimard

    1996 laf aramizda (entre-nous soit dit) ed. plon

    1997 suclular (criminels) ed. gallimard

    1998 sainte-bob (sainte-bob) ed. gallimard

    2000 beyazlara dogru (vers les blancs) ed. gallimard //

    "degi$tirilemeyecek kural yoktur" / philippe djian'a giri$ (une introduction a philippe djian: "il n'y a pas de regles immuables")

    pascale gisselbrecht, imece, sayi: 14, nisan 2000.

    (fransizca aslindan ceviren: reha yunluel)

    http://imece.org/dergi/nisan2000/djiantr.html

    http://imece.org/dergi/nisan2000/djianfr.html
  • betty blue filmini gördükten sonra bu yazarın peşine düşmüş ama yazdıklarına ulaşamamıştım. yıllar sonra ayrıntı kitaplarını yayınlayınca derin bir hayal kırıklığına uğradım. adam hiçbir şey yazmadan, ikinci sınıf bukowski kopyaları ile ünlü bir yazar olmayı becermiş, hayret bişi.
  • "edebiyatımızı sürekli olarak edebiyattan değil, çeneye vurulmuş bir "kroşe" kadar şiddetli etki yapacak kitapların gururlu yalnızlığı içinde yaratacağız" sözüyle kitabının ilk sayfasını oluşturan (bkz: erojen bölge) tadından yenmez yazar...
  • ne kadar bukowski hayranı insan karşıma çıksa, diğer okudukları yazarlar arasında ilk sırayı alır philippe djian.kim kimden etkilenmiş, kimin yeteneği kiminkini döver gibi yorumlar yapıp edebiyat eleştirmenliğine soyunmak için her ikisinin tek kitabını okumak yeterli olmayabilir, ancak plajda uykulu uykulu bukowski'yi üstünkörü bile okusanız bir şey kaybetmediğinizi görür,djian'ı da bir gömlek yukarı koyabilirsiniz.fikir kırıntıları mevcuttur çünkü kitaplarında.yine de pek çok "iyi " romandaki yogunluga alışmış bir insan için cok yüce bir yer edinmesi güçtür sanırım her ikisinin de.
  • türkçeye çevrilmiş olan üç eserinden bir türlü yakamı kurtaramadığım, yazdığı satırlar arasında gözlerim gezinirken cidden çok keyif aldığım biricik yazar. gönül daha fazlasını ister, hadi be ayrıntıcım yap bir güzellik.
  • "...kendime gülüyordum,tüm bu kızların bana sahip olma biçimine gülüyordum,daha genel olarak da kadının erkek üzerindeki sayısız yetkilerine gülüyordum,isa'nın bile bu kadar yetkisi yoktu.."
    (bkz: erojen bolge)
  • - dunyada en iyi seyin ne oldugunu biliyor musun?
    - soyle hadi,seni dinliyorum
    - insanın kendisini yaşamının başında hissetmesi.
    (bkz: erojen bolge)
  • an itibariyle, can yayinlari'ndan pek kisa bir süre önce çikmis olan "(bkz: sürtüsmeler)" adli kitabini elimde tutmaktan kivanç duydugum yazar. fransizca aslindan çeviren aylin yengin'e sevgilerimle. darisi diger kitaplarina...
  • ayrıntı yayınlarından çıkmış ve yazım tarihleri seksen küsürler olan üç kitabına oranla, (bkz: eşiktekiler) (bkz: erojen bölge) (bkz: betty blue) 2003 yılında yazılan sürtüşmelerde pek yalın bir üslup tercih etmiş ve tasvir yeteneğini parıldatmış, olgunluk döneminde olduğu iddia edilebilecek artık bir aile babası olan yazar. diğer kitaplarının da çevrilmesi ve edebiyatımıza kazandırılmasıni dilerim bir de..
  • kitaplarına taptığım kalem. iyi ki bir arkadaşım bir gün bana betty blue'yu armağan etti yoksa eksiktim.