şükela:  tümü | bugün
9 entry daha
  • bu kadının gözleri, bazı bazı dudaklarının duruşu faye dunaway'in gözlerine, dudaklarına inanılmaz benziyor. hatta ve hatta bonnie and clyde'ın ilk sahnelerinde faye dunaway'in gözlerine dikkat edilirse, artık çekim açısı mı denir ne denir bilmiyorum, anne-kız zannedilecek kadar çok benziyorlar. ikisi de çok güzeller.

    birkaç sene aradan sonra: güzelliği konusunda hala aynı karardayım lakin, dünya görüşü vasat bir amerikalı'dan öte değil. bunu da tabii ki hakaret olarak söylüyorum.
    instagramına biraz bakılırsa şayet:

    ben çok veganım,
    eset terörö,
    paris'te fotoğraf koyayım,
    the white helmets'e bağış yapalım,
    hillary clinton süper biri,
    düşman rusya,
    biraz cilt maskesi yapayım,
    halep açılıkla boğuşuyor,
    insan hakları ve küresel ısınma için yürüyelim,
    chanel'e tapayım,
    biraz daha paris,
    biraz daha the white helmets,
    biraz daha kinoa salatası...

    muhtemelen hayatında alevi, ezidi, dürzî, nasturi, maruni, nasrani gibi etnik/dini kökenleri tek bir defa duymamış; şia-sünni tarihi hakkında zerre fikri yok; orta doğu cehenneminin küçük küçük fraksiyonlarla nasıl bölündüğünden bihaber; bölgenin ekonomik, siyasi, kültürel ve dini tarihini bilmiyor; bölgedeki dinamiklerden haberi yok; hatta iddia ediyorum suriye'de üç tane şehir ismi sayamaz ama amerikan mass media haberleri üstünden the white helmets taraftarlığı çekiyor.
    ben içinde doğup büyüdüm ama inanın böyle emin konuşamam bu konular hakkında. cahil özgüveni böyle oluyor işte.
    veganlık, insan hakları, çevresel sorunlar gibi konulara karşı toplumsal bilinç uyandırma çabaları ise trajikomik adeta. saç kurdelasına kadar chanel'den alıp da kendini bu konulara karşı duyarlı olduğuna inandırmak mükemmel bir vicdani rahatlık olsa gerek. chanel denilen markaya bakılırsa fair trade başta olmak üzere karbondioksit emisyonu ve sürdürülebilirlik gibi konularda açık ara sınıfta kalmış bir marka.
    "beyni yok, fikri var" dediklerimizin kanlı canlı örneği.
    çok ilginç kafalar ya! nasıl ulaşıyorlar acaba?
4 entry daha