şükela:  tümü | bugün soru sor
  • the secret circle'ın faye'i, avustralyalı oyuncu.
  • tomorrow when the war began filminde rol almış, filmdeki partneri de türk oyuncu deniz akdeniz olmuştur.
  • kevin williamson'dan torpille the vampire diaries'in 4. sezonuna transfer olmuştur.
  • the vampire diaries'in spin off'u olan the originals dizisinde yeni sezonda karşımıza gelecek olan güzeller güzeli, avusturalya aksanına hayran olunası oyuncu, model.öyle bir aksan ve ses tonuna sahip ki saatlerce oturup izlesek/dinlesek bıkmayız.

    kendisi vejeteryandır , your zen life adlı teresa palmer ile birlikte açtığı bir sitesi bulunmaktadır ve sadece moda, hayat tüyoları değil , çok güzel vegan tarifler de verirler.

    ayrıca gerçek hayatta oldukça eğlenceli birisi olduğunu düşünmekteyim.
  • the originals dizisinde yeni sezonda hayley marshall adlı başrol karakterlerden birini canlandıracaktır.

    --- spoiler ---

    kendisinin karakteri 1000 yıllık vampirimiz klaus'un bebeğini taşımaktadır.klaus ile olan tek gecelik ilişkisinden olağanüstü özelliklere sahip bir bebek çıkacağını düşünmekteyim.annesi kurt babası yarı kurt yarı vampir olan bir çocuktan ne beklenir ki? öyle ki klaus bu bebek için koca new orleans'a taşınıp büyük bir savaşa girmiştir.hayırlı uğurlu olsun.

    --- spoiler ---
  • kadınım! yahu bir insan nasıl öyle bir şey olabilir akıl sır erdiremiyorum. kahkahalarla gülüp aptal aptal pozlar verdiğinde bile hala muhteşem bir güzelliğe sahip olmasının yanında, hala güçlü bir şekilde bakar. evet evet, kadının bakışlarına bir şey var, seksi ve o kadar güçlü ki! bir bakışıyla beyninizi deşip düşüncelerinizi okuyacak, kalbinizi eritip hormonlarınızı deliye döndürecek, iç organlarınızı yakacak kadar güçlü ve çekici! bu güçte o yeşil iri gözlerin büyük payının olmasına rağmen olay sadece gözleri değil, kadında bir ışık var resmen. o dik ve estetik kaşları, o duruşu, biçimli dudakları, şekilli güzel burnu! asil, seksi ve güçlü.
    zaten normal duruşu bile böyleyken bir de kendi seksi bir bakış attığında, tehditkar bir şekilde baktığında karşısında nasıl durulabilir ki! karşısındaki neye uğradığını şaşırır, dizlerinin bağı çözülür, etrafındaki bir şeye tutunarak ayakta kalmaya çalışır, konuşma yeteneğini kaybeder, şanslıysa nefes almayı hatırlar, tamamen erimiş bir şekilde boş gözlerle bakar kalır.... benim tahminim bu yönde yani.
    boyu da uzuncadır 1.78, vücut hatları da oldukça iyidir. zaten yanılmıyorsam modellik de yapar. baldırları aşırı kaslıdır, ayak bilekleri kalındır, o yüzden alt bacaklar biraz itici gelebilir ama yanlış bilmiyorsam bu aynı zamanda sporla da uğraşmasındandır.
    saçları siyah olduğunda karşı konulamazdır. ama kahverengi hali de tabiki de çok yakışır. hatta eskiden bi zamanlar sarıya boyatmış öyle resimleri de var ve o zaman bile cazibesinden en ufak bir şey kaybetmemiştir.
    avustralyalıdır, yani aksanı da tadından yenmez. ses tonu, aksanı... hafif buğulu gibidir sesi, içinize işler. konuşması bile güçlüdür kadının, o konuşurken dinlemek zorundaymışsın gibi, hipnotize edermişçesine.... buğulu ama güçlü...
    ne yazık ki oyuncu olarak iyi işlere imza atmamıştır, dandik bir kaç film, the secret circle, the vampire diaries ve the vampire diaries'in spin-off'ı the originals falan, çok parlak değil yani. olsun ne yaptığı umrumda değil, garson olup aralardan geçse bile olur, yeter ki ekranda olsun ve onu izleyebileyim.
    neyse ki gerçek hayatında eğlenceli biridir, düşünsenize başını dik tutup herkese cüretkar bakışlar atarak dolaştığını, etrafındaki herkes jöle kıvamına gelirdi....
    vee 89 doğumludur, yani gençtir de kendisi.
    işte böyle bir kadındır o, bakışlarıyla sizi delik deşik eden...
    bilmiyorum belki de ben abartıyorum.
  • aksani da kendi gibi guzel kadin.
  • şu sıralar paul wesley ile birlikte olan tatlı mı tatlı the originals'ı izleme sebeplerinden birini bana veren güzel oyuncu. keşke oynadığı dizilerde aksanını kullanmasına izin verselerdi.
  • the originals'ta canlandırdığı hayley marshall karakterinin dizinin khaleesi'si olduğunu düşündüğüm oyuncu. severek takip ediyoruz. oynadığı the secrec circle dizisinden beri kendisinin joseph morgan ile aynı işte çalışmasını istiyordum. sesimi duymuşlar ki ikisine birlikte dizi yaptı the cw.
  • bu kadının gözleri, bazı bazı dudaklarının duruşu faye dunaway'in gözlerine, dudaklarına inanılmaz benziyor. hatta ve hatta bonnie and clyde'ın ilk sahnelerinde faye dunaway'in gözlerine dikkat edilirse, artık çekim açısı mı denir ne denir bilmiyorum, anne-kız zannedilecek kadar çok benziyorlar. ikisi de çok güzeller.

    bir kaç sene aradan sonra: güzelliği konusunda hala aynı karardayım. kadın güzel. acayip güzel hatta. lakin, dünya görüşü vasat bir amerikalı'dan öte değil. bunu da tabii ki hakaret olarak söylüyorum.
    instagramına biraz bakılırsa şayet:

    ben çok veganım,
    eset terörö,
    paris'te fotoğraf koyayım,
    the white helmets'e bağış yapalım,
    hillary clinton süper biri,
    düşman rusya,
    biraz cilt maskesi yapayım,
    halep açılıkla boğuşuyor,
    insan hakları ve küresel ısınma için yürüyelim,
    chanel'e tapayım,
    biraz daha paris,
    biraz daha the white helmets,
    biraz daha kinoa salatası...

    muhtemelen hayatında alevi, ezidi, dürzî, nasturi, maruni, nasrani gibi etnik/dini kökenleri tek bir defa duymamış; şia-sünni tarihi hakkında zerre fikri yok; orta doğu cehenneminin küçük küçük fraksiyonlarla nasıl bölündüğünden bihaber; bölgenin ekonomik, siyasi, kültürel ve dini tarihini bilmiyor; bölgedeki dinamiklerden haberi yok; hatta iddia ediyorum suriye'de üç tane şehir ismi sayamaz ama amerikan mass media haberleri üstünden the white helmets taraftarlığı çekiyor.
    ben içinde doğup büyüdüm, inanın böyle emin konuşamam bu konular hakkında. cahil özgüveni böyle oluyor işte.
    veganlık, insan hakları, çevresel sorunlar gibi konulara karşı toplumsal bilinç uyandırma çabaları ise trajikomik adeta. saç kurdelasına kadar chanel'den alıp; kendini, bu konulara karşı duyarlı olduğuna inandırmak mükemmel bir vicdani rahatlık olsa gerek. chanel denilen markaya bakılırsa; fair trade başta olmak üzere, karbondioksit emisyonu ve sürdürülebilirlik gibi konularda açık ara sınıfta kalmış bir marka.
    "beyni yok, fikri var" dediklerimizin kanlı canlı örneği.
    çok ilginç kafalar ya! nasıl ulaşıyorlar acaba?