şükela:  tümü | bugün
  • hintli'ler arasında halk kahramanı gibi, robin hood gibi bir şey ama kadın; kimileri ona "durga", kimileri "haydutlar kraliçesi" demiş.

    hayatının büyük bölümü tecavüzle, işkenceyle geçmiş; ordan oraya satılmış, savrulmuş durmuş. fakat bir çete reisi tanıyınca onunla birlikte ne kadar zengin varsa hırpalamış, aldıklarını yoksullara dağıtmışlar. çete reisi ölmüş bu kadın yine madara olmuş, yine meze olmuş, yine kurtarılmış, çabalamaya dewam etmiş, üst sınıftan insanları madara edip, yoksullara dağıtmış durmuş.

    uzun süren hapis hayatıyla beraber parlamento'da aktif görev de alarak, ağır bedeller ödese de amaçlarının kimine ulaşmış, hep depdebeli bir hayatla uğraşmış durmuş.ölmüş sonra, çok sonra değil, geçenlerde.
  • bandit quinn isimli bir film yapılmış, "hayatını konu edecekler" deyip izin almışlar ama çektikleri filme "phoolan devi", seks filmi demiş, çok fazla vahşet war diye burun kıvırmış, beğenmemiş.
  • (bkz: bandit queen)
  • 11 yasinda kendisinden üc kat yasli bi adamla evlendirildi. kocasinin iskencelerine dayanamayinca kacip bir soyguncu cetesine katildi. cetedeyken zenginlerden alip fakirlere vermesiyle ünlü. bir süre sonra cetenin basina gecti ve bir köye baskin düzenledikleri sirada asik oldugu bir adami öldüren iki adamla karsilasinca köydeki 22 üst sinif erkegi kursuna dizdirdi. daha sonra ortadan kayboldu, uzun yillar bulunamadi. yakalandiktan sonra hapse girdi, cikinca da milletvekili oldu.
    alt sinif mensuplarinin kahramani oldu ve hayati bandit quinn filminde islendi. adi o günden sonra haydutlar kralicesi olarak kaldi ve birkac yil önce de suikastte öldü.
  • ülkemizde kadinlara yapilan zulüm göz önüne alindiginda türkiye'nin de ihtiyaci oldugu bir bandit queen.
  • hindistan'da koyaklarda uzun yıllar intikam duygusuyla yaşamış bir gerilla. küçük yaşlarda akrabalarının topraklarına el koyması, uğradığı haksızlıklar, tecavüzler, aşağılanmalar , küçük yaşta istemediği bir adamla yaptığı evlilik (ki bu evlilikte gördüğü şiddet) ve hindistan kast sistemi onu "beni siz delirttiniz" noktasına getirmiştir.
    gerilla olduğu dönemde kendisine zulmeden üst kast köylülerinden intikam almış 20 civarında erkeği kurşuna dizmiştir. okuma yazma bilmemesine ve 19'lu yaşlarda olmasına rağmen alt kasttan, milletvekilliğine kadar uzanan süreçte hayatta kalmasını sağlayacak yüzlerce isabetli karar vermiştir.
    en nihayetinde devlet kendiyle anlaşma yoluna gitmiş ve kendisi 10'un üzerinde şart koşarak teslim olmayı kabul ederek törenle teslim olmuştur. (daha sonra hint hükümeti hapislik süresi 8 yıl olarak anlaşılmasına rağmen 11 yıl sonra kendisini serbest bırakmıştır)

    lafı fazla uzatmadan belirtmek istediğim husus şudur ki: adalet ne kadar incinirse, zulüm ne kadar artarsa eşkıyalık ve terör de o oranda artmaktadır. o dönem hint polis istatistiklerinde her 500 erkekten 1'inin eşkıyalığı seçtiği görülmüştür.

    bunu ülkemize indirgeyecek olursak. bizdeki sistem hint kast sistemi gibi katı değil ve onlardaki gibi en azından anayasamızda böyle bir ayrım yok. sınıf ayrımları ülkemizde olsa da sınıflar arası geçişler (geçişler ırka dayanmadığından) mümkün. ancak herkesin ittifakla kabul edeceği husus ülkemizde adaletin tecelli etmediği, etse de yarım ya da geç tecelli ettiği yönündedir. liyakattan ziyade ahbap çavuş ilişkilerinin belirleyici olması ve yetenek ile yapılan işlerin birbiriyle eşleşememesi sorunları anarşinin beslendiği ana kaynaklar olarak değerlendirilebilir.

    sonuç: ne kadar çok adalet o kadar çok huzur... adalet ve güvenlik ikiz kardeşler gibidir ve devletin var olmasının 2 ana sebebidir . bir gün mutlaka herkese lazım olacaktır.