şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bilgisayar freakine verilen isim. özellikle hackerlık denen müessesenin olgunluk çağı olan 90'ların başlarında, telefon ağları üzerinde hoş olmayan emellerini gerçekleştiren kişilere verilen ad. bu "kırma", "aldatma" işlemine de phreaking denir.
  • elias ladopoulos un ismi. su an mod un lideri
  • "phone freak" kısaltması. telefonla manyak manyak işler yapan kşi anlamına geliyor. 1970li yıllarda kullanılmaya başlandı, o zamanlar daha hacker ya da cracker kavramları yerli yerine oturmamıştı. aslına bakacak olursak, ülkemizde bugün bile oturmuş değil. mesela hacker'ın türkçe karşılığı olarak genelde "ibne, ornzbu çocuuu" gibi şeyler kullanılıyor. ama phreaker, günümüzde türkçe söyleyemesek de anlamını çok iyi bildiğimiz bu kavramlardan/kişilerden farklı bir anlam taşıyor. hah bak buldum, şu örnekle cuk diye anlayacaksınız:

    hani lise çağlarındayken başka bir şehirdeki sevgilinizle saatlerce konuşmak için telsiz telefonu gecenin bir vakti elinize alıp mahallede dolaştığınız ve zavallı komşularınızdan birinin telefon sinyalini yakalayınca soteye geçip saatlerce mır mır konuştuğunuz oldu mu? hah işte, siz de bir phreak'siniz öyleyse!

    phreak1 a. a person who breaks into, or cracks, telephone networks or other secured systems. in the 1970s, the telephone system used audible tones as switching signals, and phone phreaks used homebrew hardware to match the tones and steal long-distance service. see also: hacker, cracker.
  • bazı apartman girişlerinde üzüm salkımı gibi dökülen telefon kabloları vardır ya hani... yaz gelip de apartman cümbür cemaat yazlığa taşındığında o kabloları ayıklayıp eve hat çekebilir ve sonra da internet'in dibine vurabilirsiniz. iişte bu şleme phreak etmek denir.

    anladığım kadarıyla, hacker ve cracker için "ibne ve ornzbu çocuu" deniliyorsa phreak için de puşt demek yanlış olmaz.

    eylem olarak phreak:
    phreak2 vb. to break into, or crack, phone networks or computer systems.
  • fazla mesaiye kaldıkça daralır insan; herkesler evine gitmiş, yemeğini yemiş, iki posta sevişmiş, açmış televizyonda kapıcılar kralı falan izlerken siz mal gibi ofiste kalıp ertesi sabaha iş yetiştirmeye çalışmaktasınızdır. ya da, mesela hiçbir işiniz olmasa da cumartesileri ofise gelmekle yükümlüsünüzdür ve ofiste geçirdiğiniz saatler artık canınıza tak etmiştir... şeytan dürter, alırsınız ahizeyi elinize, dokuzuncu göbekten olanlar da dahil tüm akrabalarınızı ararsınız telefonla. hoş beş edip, hatır sorarken bir de bakarsınız ki saatler akıp geçmiş. aha işte bu yaptığınıza da tam olarak phreak adı verilir. hele bir de bilgisayarda açmış solitaire oynuyorsanız tam olur.
  • (bkz: freak)
  • phreaker tam anlamıyla 'phone freak' kelimelerinin kısaltmışıdır. bu da telefon sisteminin izin verdiği ölçüde (aslında o ölçüleri aşarak) kullanan insan demek. bu sınırlar da ücretlendirme, görüşme mesafesi gibidir. ilk dönem phreaker'lar bluebox adı verilen, daha sonra farklı renkleri de türetilen minik sinyal üreticileriyle ankesötlü telefonalrın jeton sinyalini taklit ederek beleşe görüşürken zamanla bu sinyal jeneratörlerinin yerini 4 paralel frekansı üreten jeneratörler aldı, phreaker'ın eriştiği noktalar da uydular üzerinden beleş kıtalararası noktalar oldu. amiga zamanında uzun bir süre ücretsiz yurtdışına bağlanarak sabahlara kadar download'da bu sayede yapılıyordu. sonra tt* uyanınca duruma, hatlara filtre kondu; ama phreaker'lar da zaten bluebox teknolojisini terk edip calling card olayları ile başta at&t ve sprintolmak üzere amerika menşeili çeşitli telekom firmalarını abuse ederek ücretsiz görüşmelerini sürdürdüler. istanbul'da dahi 2 bbs'de bu att kart numaraları satılıyordu o aralar; hatta olay o kadar rahattı ki site sahibi, aylık abonelik şeklinde kart satıyordu. biten (fazla asılınca limiti dolan) kartın yerine de beleş başka bir kart veriyordu alıcıya.
    bir süre sonra bu akrt olayı da patladı; zira tt artık signal 7 hitech sisteme geçmeye başladı ve bu sistem bu tür numaraları iyice imkansız hale getirdi.
    bugünün phreaker'ı da gelişen teknolojiyle cep telefonlarına dadandı; çeşitli sim kartlarını kopyalayarak yine ücretsiz görüşme zaafını sürdürdü. ama giderek de zorlaşıyor, hi-tech bir yarışa dönüyordu olay. zaten iyi bir phreaker'ın artık elinde ultra hitech cihazlar bulunabiliyor; proxy kullanır gibi zincirleme mobile numaraları üzerinden hop edebiliyor...

    (bu yazılanlar götümüze sıkı kaçabilir, bu yüzden fantazi olduğunu düşünebilirsiniz*)
  • bluetooth'un acik oldugu her telefona rahatca girebilen, bunu probleme dikkat cekmek lordlar kamarasinda da yaptiktan sonra ingiltere'yi ayaga kaldiran kisilerden birine verilen ad. ayrica genel olarak etkinligi 20 metre olarak dusunulen bluetooth'lara bluetooth sniper adi verilen bir sinyal aletiyle 1 km uzaktan bile saldiri duzenlenebiliyor. bunun yani sira voip gibi hacker friendly sistemler icin de apayri saldiri imkanlari mevcut. bir gun biri sizi beyaz saray'in numarasindan ararsa sasirmayin.
  • yapana "phreaker" denir (bkz: phreaker)
  • basit tabiriyle telefon hacker'lığı. "phone" ile "freak" sözcüklerinden türetilmiştir. telekomünikasyon sistemlerini keşfetme ve bu sistemlerin üzerinde deneyler yapmaya dayalı bir altkültürdür. ilginç bir detay olarak, bu altkültürün özellikle erken dönemdeki takipçileri çoğunlukla kör insanlardan oluşmaktadır. günümüzde telefon sistemlerinin bilgisayar ve ağ sistemleriyle içiçe girmiş olmasıyla beraber phreaking, hacking ile geçişli ve içiçe bir kültür haline gelmiştir.

    60'lı yıllarda yeraltı bir akım olarak ortaya çıkmış, 70'lerde ise medyada yer bulmasıyla günışığına çıkarak dünya çapında bir akıma dönüşmüştür. pek çok metodu bünyesinde barındırır. bunların arasında en klasiği, tuş takımı halihazırda kilitli halde bulunan herhangi bir umumî telefondan, ahize asma anahtarını (adının bu olduğundan emin değilim) mors kodu girer gibi doğru aralıklarla indirip kaldırarak dilenen numarayı arama yöntemidir (günümüz telefonlarında dahi işe yaradığı söyleniyor ama denemedim, bilmiyorum).

    phreaking'in başlangıcı olarak gösterilen metod ise 2600 hertz metodudur. 1957 yılında joe engressia adlı kusursuz müzik kulağına sahip 7 yaşındaki kör bir çocuk tarafından 2600 hertz frekansta ıslık çalarak kazara keşfedilen bu metod ile bedava yurtiçi ve yurtdışı aramalar gerçekleştirilebiliyordu. ancak bu metod sadece tek frekanslı sistemde geçerliydi.

    ardından çok frekanslı sistem ortaya çıktı ve phreaker'lar synthesizer ve benzeri cihazlar yardımıyla doğru frekansları keşfederek telefon şirketlerinin açıklarını sömürmeyi sürdürdüler. hatta blue box adı verilen, ve ilgili frekansları taklit eden özel elektronik cihazlar geliştirip kullandılar. kuzey amerika'daki son çok frekanslı sistem 2006 yılında kapatılmış ve bu meşhur metodu da tarihe karıştırmıştır. tabiki halen pek çok karmaşık phreaking metodu kullanılmaya devam etmektedir. hacking portallarında bu konuda ayrıntılı bilgi elde edilebilir.

    trivia: apple firmasının başındaki ünlü milyarder steve jobs da zamanında hardcore bir phreaker imiş.