şükela:  tümü | bugün
  • thebai'li güzeller güzeli fahişe. bir dönem praksiteles ile birlikte yaşamıştır. meşhur knidos aphrodite heykelinin de modeli olduğu rivayet edilir.
    (bkz: praksiteles)
  • sekizinci nesil çaylak.
  • fahişeden ziyade escort olduğu. sadece istediği beğendiği kişilerle beraber olduğu rivayet edilir.

    yargılanır festivalde çıplak dolaştığı için.

    bu da yargılanmasını anlatan bir resim

    tabi escort yerine hetaira deniyor o zaman.
  • bir diğer helen fahişesi için (bkz: lais)
  • ünü yayılmış atinalı bir "hetaera". hetaeralar fahişelerden farklı olarak iyi eğitimlidirler ve herkesle cinsel ilişkiye girmezler. phryne ve gérôme'un phryne'nin yargılandığı sahneyi gösterdiği resmi ile ilgili ayrıntılı bilgi şu linkte var:
    https://www.sanatabasla.com/…-the-areopagus-gerome/
    ben van gogh'un gérôme'un bu tablosuyla ilgili yorumundan biraz bahsedeceğim:

    van gogh, ona gérôme'un phryne'si için ne düşündüğü sorulduğunda ondan etkilenmediğini söylemiş. phryne'ninki gibi güzel bir bedeni seyretmektense israels'in ve millet'nin çirkin kadınlarını ya da édouard frère'nin bir kocakarısını seyretmenin daha haz verici olduğunu ve bu bedenlerin phryne'nin kusursuz bedeninden daha anlamlı olduğunu söylemiş. gérôme'un bu kadınına karşı hiçbir şey hissetmemesi ise onda bir zeka belirtisi görememesinden dolayıymış. elbette "güzel kadın zeki olmaz" çıkarımını basitçe yapacak birisi olduğunu sanmıyorum van gogh'un. bu sözlerinin devamını "çalışmaktan yıpranmış eller bence bu figürdeki ellerden daha güzeldir." diye getirmiş zaten. demek ki onun aradığı bambaşka bir kusursuzluk. çizgilerin kusursuz olmasının ötesinde, çok daha derin bir anlam arıyor van gogh gördüğünde; "bir zeka ve bir ruh edinmiş olan bir kadın"* arıyor. yani ona göre insan ancak belli yaşantılar, zorluklar ve çekilen çileler ile derinleşebilir, bir ruh kazanabilir ve bunun sonucunda kazandığı o ruh ve zeka da resme derin çizgiler olarak yansır; kusursuz bir beden olarak değil.

    belli bir yaşanmışlığı olan, çalışan ve bunun izlerini vücudunun parçalarında, yüzünde, ellerinde taşıyan insanlar daha seyredilesidir. çünkü onlar daha çok bu hayatın içindedir, daha çok acı çekmiştir, yaşadıkları yüzünden yıpranmışlardır ama yaşamaya da devam etmişlerdir. öyle bir insanda incelenecek, üzerine düşünülecek daha fazla şey vardır zira yalnızca dış güzelliği ile büyülemez, görünenin ötesini araştırma isteği uyandırır. bu konuda ahmet haşim de van gogh gibi düşünmüş olmalı ki kadınlarını genç ve saf kadınlardan seçmek yerine görüp geçirmiş, olgun kadınlardan seçmiş (onun bu seçiminde anne faktörü de çok önemli). gözleri kör eden ve insanı büyüleyerek etkisiz hale getiren phryne gibi güzelliklere kayıtsız kalıp, çarpıcılığı ile şok etkisi uyandırmayan fakat daha sakin ve daha derin kadınlarla daha iyi anlaşabileceklerini düşünmüş van gogh ve haşim. ikisinin adını aynı cümle içinde kullanabileceğim hiç aklıma gelmezdi.

    *theo'ya mektuplar

    israils'in kadınlarından:
    https://goo.gl/images/8j3kup
    https://goo.gl/images/bbsmqd
    https://goo.gl/images/zgkgtc

    millet'nin:
    https://goo.gl/images/6kobmw
    https://goo.gl/images/57agdu
    https://goo.gl/images/tcvxna

    édouard frère'in:
    https://goo.gl/images/kvbzkt
    https://goo.gl/images/zrs9yg
    https://goo.gl/images/1qhbj2
  • kafir olduğu için ölümle yargılanmış ama memelerini gösterince salıvermişler.

    kaynak