şükela:  tümü | bugün
  • uzun bir aradan sonra geri donen ex suser.
  • adalara hapsolmus kisi.
  • kendini ufacik tefecik hisseden balik...
  • sanirim beli cikmis kisi. yazik ona...
  • alkolle beslenen yasam formu.
  • phyromane nasıl okunur konusuna açıklık getirmek isteyen insan. en bi asıl okunuşu almanca fonetik kuralları dahilinde 'füyroman', ingilizce doğrusu 'fayromeyn' ve de türkilişçe okunusu 'payromeyn'dir. kısaca kendisine pıhıromaney diyebilirsiniz.
  • (bkz: prensiplerim vardır)

    halbuki tanısanız tadından yenmez, canı sıkkınsa bile ilk o söylemez, evvela dinler.
    hayatın sillesini etrafa kusmaz, kedi gibi sağı solu mıncırmadan evvel araştırır, aslını astarını öğrenir.
    bir sabah kapınızı minnacık bir kaktüsle çalabilir. gözyaşlarınızı silmeye fırsat bulmadan kahkaha attırabilir. gözleri sizinle dolabilir, çaktırmayabilir.
    siz online olur olmaz, isteklenmeden evvel şarkınızı listeye atabilir,
    yaptığı işleri çok güzel kıvırabilir.
    sır diye duyduğu bir şeyi sonsuza dek unutabilir, güvenir, güven verir, taş düşebilir, ayı çıkabilir...

    korkarım ki pek yakında playlistimizin pabucunu dama attırabilir.
    hayırlı uğurlu olsun! tü tü tü!
  • içindeki bütün neşe kelebeklerini, yok efem kahkaha tırtıllarını yetiştirip, sevip besleyip, kozalarını dip bucak temizlediğiminin kadını. çok tatlı dnsleri olan canciş badişim. o derece yerim.
  • tarihi istanbul zirvesi'nde iki organizatörün de gelmemesi üzerine bize bizans tarihinden tutup osmanlı'ya kadar, haseki hürrem sultan'dan, ayasofya'daki fresklere kadar ne varsa anlatıp, buluşan onca kişiyi kurda kuşa teslim etmemiştir. yeri geldiğinde kafasına atkıyı başörtü gibi dolamış, yeri geldiğinde parmağını ayasofya'daki cebrail'in kutsal parmak deliğine sokup elini 360 derece döndürmüştür. şimdiye kadar ki gezilerden hep sıkılmış biri olarak, her cümlesini can kulağıyla dinlediğim kişi olmuştur bugün.
  • yanaklari oyun hamurdan yapilmis bir kisidir. kendisiyle sabahlarin bir koru bi elimizde cikolatali cappuccino digerinde camel soguk bir dershane terasinda besiktasin bugulu denizine bakip ne zaman bitcek lan bu diye sinir yapmayi ozledim bu ara, o da buna karsilik ruyamda turanj renkli saclariyla cappuccino bardagimin (kartondu kendisi) icinden cikarak beni sevindirdi. uyandim nostalji falan oldum gozlerim doldu.