şükela:  tümü | bugün
  • çok iyi türk filmi, en iyi türk filmi, aldığı ödülü hakeden türk filmi.
  • bana son derece kötü gelmişti, belki derste seyrettiğimiz için, hel o rutkay aziz'in kafasını kaldırıp bekleyip piano piano bacaksız demesi öldürmüştü, kötüydü ìmho
  • afganistana saldırılar başlamadan birkaç gün önce bilgisayar başında iken nereden geldiğini anlamadığım bir canavar dudugu* sesi duymamla birlikte ilk anda oha lan noluyo* diye yusuflamama* sebep olan birkaç dakika sonra salona geçince açık olan tvde gösterilmekte olduğunu gördüğüm ve ikinci dunya savasi* sırasında geçmesi sebebiyle duyduğum sesin kaynağı olduğunu anlayarak rahatladığım film.
  • nasil sahte para yapilacagi konusunda muhim bilgiler veren film.*
  • belki de dönem filmelerinin en iylerinden biri.küçük kemal'i ve aynı ev içinde yaşamak zorunluluğu olan yoksul bi çok insanın zorluklara rağmen mutlu olabilme başarılarını izliyorsunuz tüm film boyunca.filmin en önemli unsuru müşfik kenter'in sesi ile can bulan anlatıcı.öyküyü onun ağzından denleyince daha bir etkileniyor insan.
  • rutkay aziz in oynadigi karakterden bi quito
    -dedimki "altinlarin hepsini goturursen anlar hazine buldugumuzu cakin.. varsa cakin birazini kaziyayim" disteki 24 ayar kaplamadan cikarip yapistirdigim yeri kazidim biraz toz verdim avcuna..gitti.. bes dakka sonra yanima geldi dedi ki "12 ayar altin mis bu fazla deger li degil"...yalan... sahtekar..
  • son sıcak türk filmlerinden biri.
  • ismini cok yakindan bimeme ragmen hakkinda baska bisey bilmedigim garip sozcukler dizisi.. piano double bacaksiz?
  • her seferinde izlemekten bıkmadığım, masal gibi bir film. küçük kemal'in, yani emin sivas'ın muazzam oyunculuğu, filmi seyrederken insanda mütemadiyen "ulen burda olsa da azcık mıncıklasam, yanağından bir makas alsam" hissi uyandırmakta.

    ayrıca filmdeki bir sahneyi tahlil edecek olursak: küçük kemal'in hamur alması için verilen beş kuruşla, beş kuruşluk pastanın önünde yaptığı bir nefis mücadelesi vardır ki; o beş kuruşla iç çekip pasta almayan bir çocuk ileride sultan da olur süleyman da.

    "aynı sahneye benzer bir sahne once upon a time in america filminde, filmdeki ufaklığın ilk cinsel deneyimine karşılık pasta isteyen kıza pasta alması ve dayanamayıp, kızın evinin önünde yemesi şeklinde tezahür eder ve türkler ile amerikalılar arasındaki farkı ortaya koyar" dersem ne kadar gudik bir yorum yapmış olurum bilemiyor, kısaca super bir filmdir diyerek bitiriyorum.
    (bkz: aferin)