şükela:  tümü | bugün
  • evde hazırlanmış malzemeyi pideciye götürüp pide olarak geri almak suretiyle gerçekleşen eylemdir.bafra'da arabayı bakıma verip birkaç gün sonra geri almak kadar doğal bir durumdur.

    özellikle pazar sabahları pideciler şehrin en kalabalık mekanları olurlar. hatta çoğu ekmek fırınının camında, üzerinde pazar günleri pide yapılır yazılı tabelalar vardır.

    her gelen müşteri en az on-onbeş tane pide yaptırarak döner evine. pideci sadece hamur ücretini alır gelenlerden, o da bir ekmek fiyatına tekabul eder. pidenin harcı,yağı, gerekirse pastırması,yumurtası müşteriye aittir.

    sebep pidecinin hazırladığı malzemeye güvensizlik veya ucuza pide yemek değildir. öyle ki pidecinin yaptığı pide de hemen hemen aynı fiyata geliyor. ancak ben kendimi bildim bileli, pide yaptırmak, bafra'daki yaşamın vazgeçilmez bir tadı ve heyecanıdır. evde aile efradı hali hazırda beklemekte olur. sofralar kurulmuş, çaylar demlenmiş, turşular çıkarılmıştır. pide yaptırmaya giden kişi veya kişiler, ellerinde bir veya birkaç tencereyle kapıda belirir. o keskin pide kokusu tüm eve yayılır. midelere salgılanan enzim birkaç dakika sonra duyulacak orgazmik lezzetin habercisidir.

    bu ziyafetlerde adet herkese birer tane pastırmalı pide;ortaya da sınırsız kıymalı ve peynirli pide yaptırmaktır. yaptırılan pide illaki akşama da kalır. ben henüz pidenin yetmediğini görmedim.hakkaten sınırsız yaptırılır..

    not:bafra pidesi diye tabir edilen kıymalı ve peynirli pide, uzun ve kapalı;
    pastırmalı pide ise yayvan ve açık olur.

    tarifi imkansız dakikalardan sonra kurulan davasa sofra etrafında aileler saatlerce sohbet ederler.
    bu olay bafra insanının en lezzetli sosyal aktivitesidir.

    (bkz: bafra pidesi)
    (bkz: aaahh ah olsa da yesek)
  • bafraya ozgu bir olay degil, bafra da dahil tum samsuna ozgu bir olaydir, kucuklugumden aklimda kalan anilardan en canli olanlarindandir ramazanda iftara pide yetistirme telasi.
  • bir cok anadolu kasabasinda halen yapilmakta olan aktivitedir. malzemeden calan pideciye kufur etmek sevaptir.
  • ebeveynlerinin ekmek almaya bile kolay kolay yollayamadığı bezgin çocuk "ben"im sabah saat 7 de evden, elinde yarım kilo kıyma bir adet ekstra margarin ve kocaman bir tencere ile koşa koşa coşkuyla çıkmasını sağlayan faaliyettir.
    (bkz: memleketi özlemek)
  • (bkz: hazettim)
  • bazı yerlerde* pide döktürmek diye de bilinir.. malzemeler ya evde hazırlanır ya da fırına gitmeden hemen önce kasaba gidilir.. birkaç domates, biraz soğan, biber, bir demet de maydonoz götürülür.. kasap amcaya bunlar verilir.. kasap amca etleri çekerken içine bu malzemeleri de atar.. böylece malzemeler iyice birbirine karışmış olur... evin küçük çocukları bu karışımı alıp pide sırasına girer... evdekiler de bu sırada ayran yapar.. pideler sıcak sıcak gelir.. afiyetle yenir...
  • bir cenazeniz varsa eve taziyeye gelen insanlara yemek ikram etme durumunda başvurulacak en kısa ve kolay yol. beyin kıymalı pideyi hüzünle kodluyor o ayrı.
  • ne samsun'la ne kasabayla sınırlı değildir. ancak, şehir söz konusu olduğunda, pide yaptırmak, bir dede aktivitesidir. önceden annenanne arayıp haber verir "cuma günü pide yaptırıcaz" der. bu, torunlarına "evde olun haa" uyarısı, kızına "cumaya yemek yapmana gerek yok" haberidir. annenin canına minnettir. torunlar içinse cuma programlarını iptal etme sebebidir. cuma öğlen, dede kapıyı çalar bir torba içinde anneannenin emaye tasları içindeki pideleri getirir. anneanne hali hazırda mutfaktaki yerini almış, yoğurdu çalkalamak suretiyle ayranı hazırlamıştır. sabah kendi elleriyle içini hazırladığı pidenin, pidecinin yaptıklarından daha lezzetli, daha temiz, daha sağlıklı olduğuna duyduğu sonsuz inanç ile pür neşe çağırır herkesi sofraya. aslen anne hazzetmez yaptırılan pideden, anneanne soğandan çok kıyma koymuş olduğu için "kesik kesik" olduğunu düşünür pidenin. lakin hiç ses etmez, yemek yapmaktan kurtulmanın dayanılmaz hafifliği ile oturur sofraya. bir mutluluk anıdır yani herkes için.
  • bafra'yı özleten eylemlerden biridir. bafra'ya özgü olmasa da, bafra'da ritüelleşen eylemlerdendir. evin oğlunun 8 yaşından sonra yapmakla yüküm olduğu farzlardan biridir, taa ki bayrağı kendinden daha genç bir yağıza bırakana kadar. bazısı ısrarcıdır bayrağı bırakmamakta, yerine geçecekler olmasına rağmen sancağı bırakmaz, biraz yeni elemana güvenmediğinden biraz artık olayın tadına varmaya başladığından...

    pazar çok erken uyanmak gerekir, ritüel dedik ya, bu ritüel evine üç beş para geçen her ev için geçerlidir. erken uyanıp fırıncıyla beraber açarsınız dükkanı, başbaşa değilsinizdir zira sizinle beraber sizin gibi düşünen birçok kişi mevcuttur. sıra oluşturulur, genelde çok da erken uyanamadığımdan pidelerin fırına girişi için minimum 1 saat beklerim ki bu alanda rekorum bir bayram günü 4 saattir. beklerken fırında yer alan gazeteleri okumaya başlarsınız, gazetenin yenisi eskisi yoktur orada, amaç gazete okumak değildir, amaç pidenin pişiyor olduğu duygusundan uzaklaşmaktır. eş dost tanıdıkla karşılaşılır, size pide takdim edilir ki bu durumlarda açlıktan ölüyor olsam dahi nazikçe reddededirim, açlığımı kırmam. pişen pidelerimin kürekten tezgaha yağlanmak üzere atıldığı sesini duyduğumda, vuslata çok az kalmıştır artık. yıllardır değişmeyen tencere yıllardır değişmeyen beze sarılıp soğuması bir nebze önlenir ve eve doğru yola çıkılır. tencereden gelen kokular adımları hızlandırır, eve gelinip kapı açıldığında içeriden gelen taze demlenmiş çay kokusu artık mutlu sonun habercisidir. ritüele uyuluyorsa ki benim evimde şaşılmadan uyulur, tencere masanın ortasına açılır ve isteyen istediği kadarını tabağına servis eder. pide yaptırılırken rakam olarak artmadan yetmez prensibi güdüldüğünden ne yaparsanız yapın o tenceredeki pideyi bitiremezsiniz. bu uğurda nice koç yiğitler zaafiyet geçirip hastane yollarına düşmüş neredeyse hepsi bir daha bu kadar yemeyeceklerine yemin etmiş; ancak ne olursa olsun yaptırılan ilk pidede bu yeminlerinden dönmüşlerdir.

    aylardır memleketine gidememiş bir bafralı olarak burnumda tüten, an itibariyle de gözlerimi dolduran eylemdir.