şükela:  tümü | bugün
  • türkçe bilmeyen insanları bünyesinde çalıştıran bir sanat galerisi.
    buyursunlar efendim
    murat pilevneli'ye de durumu izah etmeme rağmen bir geri dönüş alamadım. bu durum bana çok rahatsız edici geliyor. diyelim ki bu soruyu bilinen bir iş adamı/kadını ya da tanınan herhangi bir insan soruyor olsun, kalkıp da "üçretsiz" gibi bir cevap atabilir misin?

    önce profesyonelliği öğrenmeniz gerekiyor, galerinizle ilgilenen herkese eşit ve saygılı davranmalısınız. otur, sıfır aldın.

    bahsi geçen diyalog:

    +merhaba,

    galerinize giriş ücretili mi ya da öğrenciler için indirimli ücret uygulanıyor mu, bilgisini edinmek istemiştim.

    iyi çalışmalar.

    -üçretsiz
  • dün refik anadol'un, insan beynini motivasyon aracı olarak aldığı eriyen hatıralar* sergisi için bulunduğum galeri. ancak maalesef, mekanın sunum karakterinin uyumsuzluğu ve prodüksiyonun eserleri sergilemede umarsız kullandığı teknoloji(bildiğin dijital görsel) eserlerin görünümünü oldukça etkilemiş. 2bin tl'lik televizyonlar ile dijital sanat organize etmeye çalışınca böyle oluyor sanırım.

    bunun dışında gerçekten her türlü sanat bokunda aynı şeyi yaşıyoruz; sanata dokunma değil, sanata dokunduğunu gösterme refleksi. türk halkının sanata olan yaklaşımını merak ediyorsanız herhangi bir sergiye, ne biliyim konsere falan gidin. hayır tamam, anladık, görselin fotoğrafını çekiyorsun da, eserin önüne geçip 90 poz çekmek nedir? çocuklarını sırasıyla "şöyle dur yavrucum, böyle dur bebeğim" telkinleri ile fotoğraflamak nedir? eşe dosta "bakın şuraya gittik" tavrı koymak bu kadar mı önemli? birisiyle tartıştım, sinirlerim gerildi, uzaklaştım. ancak içimde kalan bir şey var ki son paragrafımda dile getiriyorum.

    son kattaki büyük ekranın önünde, yanındaki kadın ile birlikte defalarca fotoğraf çekinen, iki renkli hippi gözlüğü, sarımsı kabanı ve fuları olan elemana sesleniyorum: sen bir dalyaraksın. gerçekten tanımadığım halde rahatlıkla anlayabildiğim istisnai bir dalyaraksın.

    saygılar.
  • cumartesi günümüzü değerlendirmek için dolapdere'deki refik anadol'un eriyen hatıralar adında gittiğimiz sergi alanı. açıkçası böyle bir mekanda kuru kalabalığın, gereksiz insanların akın etmiş olması yüzünden, keyif alamadan bir iki saat içinde dolaşılacak sergiyi 15dk içinde sinirimizden yarıda bırakıp çıktığımız mekan.

    insanların birbirinden saygısızca saçma sapan istekleri yüzünden!!
    ne için geliyorsun ki bu güzel gününü sergi alanına gereksiz fotoğraf çekilerek zamanını instagram ya da diğer sosyal ağlarda paylaşım yapmak için mi?
    hiç bir çalışmanın önünde bir kaç dakika durup, zaman geçirip onu anlamaya çalıştın mı gerçekten, göt lalesiniz.

    yetmezmiş gibi üzerine başkalarını rahatsız ederek salakça istekleriniz yüzünden delirttiniz. dalyaraklığın önde gidenisiniz yemin ederim..

    üst kattaki büyük çalışmanın önünde yerde oturmuş insandan, "kalkabilirimisiniz fotoğraf çekileceğim" isteğini nereden bulabildin? sırf arkadaşların burada fotoğraf çektirmiş eksik kalmasın diyerek gelmek istediğin yer mi lan burası.

    projeksiyonun ışığına parmak sokan şahıs senin de amınakoyim.