şükela:  tümü | bugün
  • çizimleri çoğunluğun tuafına gidebilecek ama seven bikaç kişinin baya hoşuna gidebilecek bir teknikle çekilmiş anime.11 bölümden oluşuyor ve mangnın hepsini aktarbilmişler animeye.şu yoklukta gözünüzden kaçtıysa, benim gibi spor animesine ve masa tenisine meraklıysanız izleyin.etkileyici bir anlatımı var...sonuda süpriz bitiyor..
    edit:2014 ün en iyi animesidir bana göre.özellikle müziklerine hayran kaldım arada açıp dinliom
    https://www.youtube.com/watch?v=gz_fvm3r0r4 kong wenge sahnelerinde çalan şarkı.
    https://www.youtube.com/watch?v=62qwi7cpids buda en gaz sahnelerde çalan parça.
  • spor animeleri genel itibariyle daha çekici geliyor bana. beğenerek izlediğim çizimleri ilginç anime.
  • açılış müziğinde hoshino peco yutaka'nın üstünde yıldızlı, tsukimoto makoto'nun üzerindeyse hilalli tshirt gördüğümüz dünyalar tatlısı bir anime.

    japoncada hoshi'nin yıldız, tsuki'nin ay anlamına gelmesi ayrı bir güzellik katar o açılışa.
  • --- spoiler ---

    muhteşem bir anime. sporun kendisinden ziyade karakterler arasındaki etkileşim, karakterlerin zaman içerisindeki gelişiminin yoğun tasviri, birbirinden tamamen farklı psikolojik özelliklere sahip karakterlerin öz farkındalıklarına bireysel şekilde ve birbirleriyle kurdukları bağlar yardımıyla ulaşma yolcukları üzerine yoğunlaşmış bir hikaye.

    anime çizimleri tektipleşmiş standart bir estetiğe sahip olsun isteyen boş beleş işler peşindeki tayfa çizim sanatından hoşlanmamış internette gördüğüm kadarıyla ama bana kalırsa son derece özgün, çarpık ve akıcı, keskinlik ve ahestelik arasında öngörülemez şekilde geçişler yapan şahane bir çizgiye sahip. hatta bu yapımı etkileyici kılan en büyük özelliklerden biri kesinlikle bu standarttan sapmış çizim tekniği.

    soundtrack'leri duyuldukları her sahne için özenle seçilmiş. sahne ve karakterle özdeşleşmesi kaçınılmaz, anın atmosferini yakalayan ve geliştiren, duyguların söze gerek kalmadan aktarımına başarıyla hizmet eden bir soundtrack söz konusu. hatta yapımın sadece müzik hususunda değil, genel anlamda ses düzeni muazzam. adrenalin, hüzün, mutluluk, kibir, öfke, umursamazlık, kudret, izolasyon gibi pek çok tema ses efektlerinin büyük yardımıyla görüntüde can bulabiliyor.

    hikaye karakterlerin bir nevi bireysel rönesanslarına tanıklık ettiriyor izleyiciyi. bu spor için ve yaşamak için sahip oldukları sahte motivasyonların yerini gerçek motivasyonların alışına tekabül eden bir ruhsal devrimin, aydınlanmanın öyküsü. öz-gerçekleştirmeye hizmet etmeyen, trajik saplantıların zararlı devamlılıkları olan motivasyon kaynaklarının hastalıklı doğasının fark edilmesi ve damarlarında akan kan kadar, kandaki demir tadı kadar gerçek, yaşıyor olduğunu hissettiren(we’re alive, that’s why we’re happy!) gerçek motivasyonların bulunması hikayenin merkezinde. karakterlerimiz kazanmayı hak ettikleri için oynayan kimselerden hayatın gerçekliğini iliklerine kadar hissettikleri için oynayan ve hayat rotalarını belirleyen "kahramanlara" dönüşüyorlar.

    "people can fly!"
    --- spoiler ---
  • az önce bitirmiş olduğum mükemmel hikayesi, mükemmel kurgusu, mükemmel karakterleri olan mükemmel bir anime. aklıma takılan tek şey bu kadar güzel bir animenin nasıl olurda bu kadar az izleyeni olur. herkesin izlemesini tavsiye ederim. izlemediyseniz hemen yeni bir sekme açıp izlemeye başlayın.
  • çizimleri garip olarak nitelendirilse de, aslında bir noktadan sonra karakteristik bir özellik gibi diğer türdeşlerinden ayrışmasına sebebiyet veriyor. bu aykırılığı animenin içinde barındırdığı, kendine has düşünce savunusuyla da birleşince, insanda "özel bir şey izliyorum ben" havası uyanmasına neden oluyor.

    kısacası; oldukça başarılı.
  • hikayesi, karakterlerin gelişimi, müzikleri ile insanı hemen içine çeken anime. bir zamanlar masa tenisi oynamış herkes kendinden bir şeyler bulur içinde. daha çok bölümü olmasını isterdim, 11 bölüm bir oturuşta bitiyor.
  • kuşkusuz şu güne kadar izlediğim en iyi spor animesi. masa tenisi oynamaktan zevk alan biri olarak izlemek istedim ancak beklediğimden çok daha fazlasını buldum.
    gerçekçi, hüzünlü, sıradan, fantastik, bilmiyorum çok kaotik bir hikaye; hayat gibi!
    örneğin 6. bölümdeki noel sahnesi kendi içinde inanılmaz bir hüzün ve aynı zamanda da doğallık barındırıyor. hüznü abartılı ağlaklıktan değil gerçeklikten geliyor.

    daha önce izlediğim ve çok beğendiğim haikyuu ile kıyaslamak isterdim ama farklı, ifade etmesi güç, izlemenizi tavsiye ederim.
    en azından slam dunk, kuroko no basket yada haikyuu gibi bir başarı hikayesi değil.