1. zamanında üye olduğum,saz kursuna gittiğim dernek.ayrıca semah dersleride verilmektedir.siyasi görüşten dolayı gidilmiyosa çok güzel arkadaşlıkların kurulabilineceği bir yer.
  2. murat yuce'nin ırak'ta öldürülme sebebinin alevi olmasına bağlayan bir başkanı olan kültür(!) derneği.
  3. pir sultan abdal kültür derneği (psakd) 11. genel kurulu 24 - 25 nisan tarihlerinde ankara'da yapıldı.

    eşitlik ve demokrasi partisi genel başkanı ziya halis, bdp istanbul milletvekili ufuk uras, kesk başkanı sami evren, eğitim-sen başkanı zübeyde kılıç, yasaklı dtp milletvekili ve genel başkanı ahmet türk ve çok sayıda konuğun katıldığı genel kurulda psakd başkanı fevzi gümüş yeniden seçilerek güven tazeledi.

    psakd 11. olağan genel kurulu seçimlerine tek listeyle girildi. fevzi gümüş ve arkadaşlarının oluşturduğu liste adayları, yeni dönemde 'demokratik alevi hareketinin gelişmesinin önünde engel oluşturan eksikliklerin giderilmesine ilişkin çalışmalarda bulunacaklarını ve bu doğrultuda çalışmalarına tüm hızıyla devam edeceklerini' vurguladılar.

    'daha güçlü ve demokratik alevi hareketi için'

    yönetim kurulu, denetleme kurulu ve disiplin kurulu'nun belirlendiği seçimlerin ardından psakd kongresi, sonuç bildirgesinin okunması ile tamamlandı. sonuç bildirgesinde kısaca şu konular ve taleplerdile getirildi:

    ? başta madımak olmak üzere bütün katliamların ve siyasi cinayetlerin aydınlatılması,
    ? madımak oteli’nin utanç müzesi yapılması,
    ? diyanet işleri başkanlığı’nın ve zorunlu din derslerinin kaldırılması,
    ? cemevleri’nin yasal statüye kavuşturulması,
    ? alevilere ve farklı inançlara yönelik ayrımcılıkların sona erdirilmesi,
    ? dersim’in kayıp kızlarının bulunması,
    ? başta eğitim, sağlık ve güvenlik olmak üzere temel insan haklarının ülkenin en ücra köşesinde bile kullanılabilir olması ve toplumsal barışın sağlanması,
    ? yoksulluğun, sefaletin ve yolsuzluğun bitmesi,
    ? sermayenin çıkarları uğruna, çevre ve doğa tahribatı sona erinceye, insansızlaştırmanın bir yöntemi olarak kullanılan hidro elektrik santralleri’nin durdurulması...

    'bütün kimlik ve inançlar eşittir'

    psakd kongresi sonuç bildirgesinde, 'bütün kimlik ve inançların eşit değerde saygı göreceği, ayrımcılığa uğramayacağı, yani bir kardeşlik sofrasının kurulacağı güne kadar pir sultan abdal kültür derneği, yol ulumuz pir sultan’ın izinden yürümeye devam edecektir' denildi.

    kongrede dile getirilen alevi taleplerinin hayata geçmesinin en önemli kriterlerinden birinin, daha güçlü ve birlik içinde davranan bir alevi hareketinden geçtiğine özel vurgu yapılan bildirgede şu ifadelere yer verildi:

    "genel kurul, alevilerin haklı taleplerini hayata geçirmek için, başta alevi bektaşi federasyonu içindeki bileşenler olmak üzere, müsahibi avrupa alevi birlikleri konfederasyonu ile ilişkilerini daha da geliştirmeyi, ortak mücadeleyi yükseltmek için ilişkilerimizi yeniden yapılandırmayı karar altına almıştır.demokratik alevi hareketi içindeki birliği güçlendirmeyi karar altına alan genel kurul aynı zamanda, hem alevi taleplerinin hayata geçmesinde, hem de laik ve demokratik bir türkiye’nin yaratılması mücadelesinde emek ve demokrasi güçleriyle birlikte ortak hareket etmeyi de karar altına almıştır.”

    ankara’daki hacı bektaş veli anadolu kültür vakfı binasında yapılan psakd 11. olağan genel kurul'da seçilen yeni yönetim kurulu üyeleri şunlar:

    genel yönetim kurulu (asil)
    fevzi gümüş, cemal şahin, önder aydin, kelime ata, ishak kocabiyik, umut yaşar göç, oktay kandemir, kemal bülbül, hasan yağiz, şehriban metin, mustafa çinar, neşe ceyhan, cem sultan ermiş, hikmet parlak, hıdır çam, zeynep yildirim, atilla özdemir, hüseyin güzelgül, esra öztürk
    rıza aydin, muharrem erkan, irfan açikgöz, şehri tuğcular, türkan doğan, ercan aksakal

    denetleme kurulu (asil)
    mustafa demirtaş, kazım kuloğlu, gültekin gök, mahmut karakaya, cafer bin, sibel ayten, cahit akdoğan, hasan akyüz, eyüp tek

    disiplin kurulu (asil)
    ali yilmaz, alişan demir, şenay keçeli, necla gün, yüksel işik, müslüm doğan, serdar karaduman, ismail han, onur tatar

    sonuç bildirgesi

    pir sultan abdal kültür derneği 11. genel kurulu sonuç bildirgesinin tam metni şöyle:

    'ayricalik değil, eşit yurttaşlik hakki istiyoruz!'

    24 ve 25 nisan 2010 tarihinde ankara’da türkiye çapında kurulu 63 şubeyi temsilen 400’e yakın delegeyle toplanan pir sultan abdal derneği genel merkezi 11. genel kurulu aşağıdaki sonuç bildirisini yayınlamıştır…

    11. genel kurulumuz, hem pir sultan, hem de bir bütün olarak alevi hareketinin daha da güçlendiği, hak talebinde birkaç adım daha öne çıktığı bir dönemde toplandı. şube sayılarımız sürekli artıyor, üye ve taraftar potansiyelimiz büyüyor. tarihimizde ilk kez, katliam ve cenaze töreni olmaksızın yüz binlerce kişiyle sokakları, alanları işgal ediyor, eşit yurttaşlık haklarımızı talep ediyoruz.

    dün her söylenene kafa sallayan veya sessiz kalan aleviler yok artık. pir sultan örgütlülüğü ve genel olarak demokratik alevi hareketi haksızlığa karşı sessiz kalmanın dün pir sultan’ın şahsında da simgelendiği gibi bugünde bir kader olmadığını gösterdi.

    eşit yurttaşlık hakkının bugün bütün siyasi çevrelerde konuşuluyor olması, bir ihsan değil doğrudan doğruya bizim haklı mücadelemizin bir sonucudur. bu sonuç, mevcut siyasal iktidar başta olmak üzere, sistemle bütünleşen ve fiili olarak “türk islam sentezi”ni benimseyen bütün çevreleri rahatsız ediyor. osmanlıdan devralınan inkarcı politika, cumhuriyet tarihi boyunca da neredeyse aralıksız devam etmiş, abd emperyalizminin siyasal islam’a yeni roller biçtiği büyük ortadoğu projesi ile de “yok edemiyoruz, bari asimile edelim” biçimini almıştır.

    “alevi çalıştayları” biraz da bu nedenle yapılıyor. daha dün sivas katliamına alkış tutanlar, mahkemelerde katillerin avukatlığını yapanlar, gazetelerinde fiili olarak katliamı savunanlar bile alevileri ne kadar sevdiklerini açıklamak zorunda kalıyorlar. mevcut akp hükümeti başta olmak üzere açıklamalar böyle olsa da, alevilere yönelik yapılan açıklamaların çoğunluğu samimi değil. iki yüzlü politikalar devam ediyor. çünkü siyasette samimiyetin bir tek kriteri vardır. siyasette samimiyetin adı icraattır.
    örneğin akp hükümeti, alevi çalıştayları ile ilgili samimi olsaydı, artık alevilerin bütünü tarafından benimsenen ve neredeyse kamuoyu tarafından da ezberlenen beş talebinden hiç değilse bir kaçı hayata geçirilmiş olurdu.

    akp hükümeti ve diğer siyasi çevreler alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinde samimi olsalardı, anayasa ile ilgili değişiklik paketine örneğin, zorunlu din dersi uygulamasını kaldırılmasını veya cemevlerinin inanç merkezi olarak kabul edilmesini koyarlardı.

    bunlar yapılmadığı gibi, akp hükümeti dalga geçer gibi, zorunlu din derslerinin yanına yeni bir din dersi ilave etmeye, madımak oteli’ni utanç müzesi yapmamak için, kamuoyunu “sosyal tesis ve kütüphane” gibi sahte gerekçelerle oyalamaya, diyanet işleri başkanlığı’nı daha da güçlendirmeye çalışıyor.

    anayasa değişikliği alevi taleplerini kapsamalıdır!

    mevcut siyasal yapı, iktidarıyla, muhalefetiyle bu sorunları çözmekten uzak gözüküyor. çünkü sorunların çözümü öncelikle bir darbe anayasası olan, 12 eylül anayasası’nın tümüyle değiştirilmesinden, sivil, katılımcı ve demokratik bir anayasa yapmaktan geçiyor. oysa mevcut siyasi iktidar anayasa değişikliği ile demokratikleşmeyi değil, tek parti diktatörlüğünü hedefliyor.

    pir sultan abdal kültür dernekleri 11. genel kurulu, ülkemizin gerçek anlamda laik ve demokratik olmasını bir kez daha savunduğunu beyan ediyor.

    genel kurulu’muz, yalnızca alevilerin değil, kürtlerin, süryanilerin, ermenilerin, ezidilerin yani tüm farklı kimlik ve kültüre mensup bireylerin de devletin birer saygın yurttaşı olarak kabulünü savunuyor. çünkü, bizim mücadelemiz, sadece alevilere değil ezilen tüm kesimlere daha fazla demokrasi mücadelesidir. bizim mücadelemizde, hastane kapılarında, okulda, tarlada, fabrikada, sokakta ezilen, köleleştirilmeye çalışılan, sömürülen işçinin, esnafın, memurun, çiftçinin, öğrencinin ve kadının özgürleşmesi, çalışma yaşamındaki eşitsizliklerin giderilmesi de vardır.

    bizim mücadelemizde, 12 yaşında sivas’ta koray’ı, mardin kızıltepe’de uğur kaymaz’ı katlederek büyümesine izin vermeyen faşist ve gerici odaklara karşı ortak bir duruş vardır.
    bizim mücadelemizde, sağlıkta, eğitimde parasız eğitimin sağlanması, yoksulluğun ve işsizliğin yok edilmesi vardır.

    muaviye oyunlarını bozacağız!

    11. genel kurulu’muz, “alevi çalıştayları” ile, cemaat ilişkileri ile, kınalı kekliklerle alevi toplumunu kuşatarak kendi alevilerini yaratmaya çalışan akp’ye de, benzeri yaklaşımlara da prim vermeyeceğini bir kez daha ilan ediyor. yaksalarda, yıksalarda alevileri teslim alamayanların, şimdi başka metodlarla alevileri teslim almaya çalıştıklarını görüyoruz. bu tuzakları da boşa çıkartacağız. düzenin düzenbazlıklarına karşı elimizi kana bulaştırmadan, silaha başvurmadan şiddeti kullanmadan aklımızla, deyişlerimizle, sazımızla, semahımızla, yüreğimizle, kalemimizle, nasıl ki, geçmişte siyaset belgelerini, güvenlik konseptlerini, şeyhülislam fetvalarını tarihin çöplüğüne attıysak günümüzdeki muaviye oyunlarını da bozup, tarih çöplüğüne atacağız…

    istanbul’da ve ankara’da düzenlediğimiz ve onbinlerce insanı buluşturduğumuz mitinglerimiz de göstermiştir ki, güçlüyüz. yüzbinlerce insanı alanlara indirebiliyoruz. biz ne bir ihsan, ne de ayrılacık istiyoruz. biz eşit yurttaşlık haklarımızı istiyoruz. biz, alevilerin de, bütün türkiye cumhuriyeti vatandaşlarının da eşit birer yurttaş olmasını istiyoruz. isteğimiz çok açıktır: biz, gerçek anlamda laik, demokratik ve sosyal bir türkiye cumhuriyeti istiyoruz. eşitsizlik karşısında eşitlik, adaletsizlik karşısında adalet istiyoruz.
    bu nedenle bilinmelidir ki; 63 şubemizle, bu şubelerimizin başkanlarıyla, yöneticileriyle ve üyeleriyle kamuoyuna bir kez daha açıkça söz veriyoruz…

    ? başta madımak olmak üzere bütün katliamların ve siyasi cinayetlerin aydınlatılması için,
    ? madımak oteli’nin utanç müzesi yapılması için,
    ? diyanet işleri başkanlığı’nın ve zorunlu din derslerinin kaldırılması için,
    ? cemevleri’nin yasal statüye kavuşturulması için,
    ? alevilere ve farklı inançlara yönelik ayrımcılıkların sona erdirilmesi için,
    ? dersim’in kayıp kızlarının bulunması için,
    ? başta eğitim, sağlık ve güvenlik olmak üzere temel insan haklarının ülkenin en ücra köşesinde bile kullanılabilir olması ve toplumsal barışın sağlanması için,
    ? yoksulluğun, sefaletin ve yolsuzluğun bitmesi için,
    ? sermayenin çıkarları uğruna, çevre ve doğa tahribatı sona erinceye, insansızlaştırmanın bir yöntemi olarak kullanılan hidro elektrik santralleri’nin durdurulması için,

    bütün kimlik ve inançların eşit değerde saygı göreceği, ayrımcılığa uğramayacağı, yani bir kardeşlik sofrasının kurulacağı güne kadar pir sultan abdal kültür derneği, yol ulumuz pir sultan’ın izinden yürümeye devam edecektir…

    alevi hareketinin birliğini daha da güçlendireceğiz…

    pir sultan abdal kültür dernekleri 11. genel kurulu, yürüdüğümüz yolda, alevi taleplerinin hayata geçmesinin en önemli kriterlerinden birinin, daha güçlü ve birlik içinde davranan bir alevi hareketinden geçtiğine özel vurgu yapılmıştır. bu çerçevede, genel kurul, alevilerin haklı taleplerini hayata geçirmek için, başta alevi bektaşi federasyonu içindeki bileşenler olmak üzere, müsahibi avrupa alevi birlikleri konfederasyonu ile ilişkilerini daha da geliştirmeyi, ortak mücadeleyi yükseltmek için ilişkilerimizi yeniden yapılandırmayı karar altına almıştır.

    demokratik alevi hareketi içindeki birliği güçlendirmeyi karar altına alan genel kurul aynı zamanda, hem alevi taleplerinin hayata geçmesinde, hem de laik ve demokratik bir türkiye’nin yaratılması mücadelesinde emek ve demokrasi güçleriyle birlikte ortak hareket etmeyi de karar altına almıştır.

    kamuoyuna duyurulur…

    ankara, 25 nisan 2010
  4. pir sultan’ın adıyla anılan ilk dernek, 1976'da yıldızeli’nin banaz köyünde, 'banaz köyü pir sultan abdal turizm ve tanıtma derneği' adıyla kurulmuştu. banaz’daki 8 metre boyundaki pir sultan abdal anıtı 1978’de bu dernek tarafından yaptırıldı ve pir sultan'ı anma etkinliklerine ilk defa o yıl başlandı.* 12 eylül’ün askeri yönetimince diğer bütün dernekler gibi faaliyetlerine son verildi.

    1988'de yeniden açılan derneğin bugün türkiye genelinde 36 şubesi bulunuyor. derneğin son adı pir sultan abdal kültür derneği'dir. (bkz: psakd)

    'aleviler'in sol kanat örgütlülüğü' diye tanımlanabilecek psakd, bugün alevi toplumu içinde alevilik'i islam'dan koparan bir oluşum olduğu iddiasıyla ciddi tartışmalara sebep olmakta. derneğin yayın organı olan pir sultan abdal kültür sanat dergisi'nin mart 2005'te çıkan 59. sayısında yayımlanan "alevilik-islamiyet ilişkisi" başlıklı makalede aleviliğin islam dışında özgün bir anadolu inanışı olduğu savunulup "bizim özelde ve genelde alevilik sorunumuz yoktur. bizim sorunumuz işçi sınıfının egemenliğine dayanan proleter bir sistemdir." denilince cem vakfı yayın organı olan cem dergisi bu anlayışa karşı çıkarak "aleviliğin, tarikat yapısı arz eden bir anadolu islam anlayışı" olduğunu savunmuştu. o dönem tartışmaya alevi dedeleri ve cemaat içinden başklalarının da katıldı. bu konu (bkz: ali'siz alevilik) aleviler arasında halen tartışılagelmekte bugün.

    şu noktadan sonra söylemeye gerek yok belki ama derneğe üye olmak için alevi olma şartı aranmıyor.
  5. türkiyedeki 90 sonrası başlayan demokratik alevi hareketinin başını çeken örgütsel yapı. bu konuda örnek vermek gerekirse 8 kasım istanbul 9 kasım ankara mitinglerini düzenlemiş olmaları en büyük örnektir. ankarada iki yüz bin kişiyi istanbulda ise beş yüz bin kişiyi alanlara dökmeyi başarmışlardır. en önemlisi bu ülkede yaşayan alevi yurttaşlar maraş, çorum, sivas ve gazi katliamların ardından ben aleviyim diyebiliyorsa bilin ki bu örgüt sayesindedir. siyasal istemlerini sayıcak olursak zorunlu din derslerinin kaldırılması, alevilere eşit yurttaşlık hakkı sağlanması, diyanet başkanlığının kaldırılması, cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması ve en önemlisi madımak otelinin utanç müzesi olması için çabalamakta olan ve gün geçtikçe güçlenen yapıdır.
  6. benim ciddi ciddi algılama ve düşünme problemlerim var sanırım. psakd'nin genel merkezine göre-yayınladıkları işbu habere(yalçın küçük-nur baba) göre düşkün de ilan edilebilirim. bu haberi kim kaleme aldı bilmiyorum ama o kadar eksikli ki anlatamam. yazının tamamını yayınlıyoruz dediklerine de bakmayın sakın. mevzubahis yazının yarısını yayınlamışlar. bi' kere yazıda yalçın küçük mum söndü denilen şeyi grup sekse benzetmiyor. diyor ki bu topraklardaki grup seksin adı, algılama şekli mum söndü olmuş. bunu da tek başına ben komadım, bugüne değin oluşmuş diyor. bi' kaç saat önce hasbihal ettiğin sözlüktaşın dediği gibi yalçın küçük'ün sözleri ayet değil, çıkarılabilecek şeyler de var algılama kapasitesine binaen.

    ve yine yazının hiç bi' yerinde alevi/bektaşiler mum söndü yapar, onların doğası budur demiyor yalçın hoca. tarikatlardaki yozlaşma sürecine ve kent bektaşiliğine sızan sabetaycılardan bahsediyor. ne yani ortalık yerde gördüğümüz her mum söndü lafını da üstümüze mi alınacaz. bu biraz da sokağın ortasında kulağa gelen herhangi bi' küfrü üste almaya benziyor. ya da bize yakıştırılan küfrü bildiğin sahiplenmek ile alakadar. evet psakd'nin yayınladığı haber metni bivasıta budur. bence yazıyı bi' daha okumalı psakd genel merkezi.

    garip.

    not: aynı psakd genel merkezi yakın zamanlarda yayınlanan bi' tv programında semahı ve cemi folklora benzeten bayraktar bayraklı hakkında tek kelime etmemiş şimdiye değin. bu da çok garip.

    not 2: haber kaldırılmıştır. ol nedenle linki kaldırdık efem. haberin kaldırılabileceğini önceden tahmin edemediğim için başka bi' yere kaydetmemiştim malum metni.
  7. en demokrat alevi çizgisindedirler.

pir sultan abdal kültür derneği hakkında bilgi verin