şükela:  tümü | bugün
  • baldo, jasmin gibi ce$itli turleri bulunan, genelde pilav, dolma, corba ve garnitur yapiminda kullanilan, unundan kivam arttirici olarak yayrlanilan tahil ce$idi.
  • cok kolay cizilen ve uzerindeki cizikler cok belli olan ala$im..
  • düşük sıcaklıklarda dayanıklığı büyük ölçüde azalan alaşım. -30 derecedeki bir pirinç çubuğu rahatlıla kırabilirsiniz.
  • (bkz: kirik pirinc)
  • pilavın hammaddesi
  • kapı kolu, tokmağı gibi hırdavatın üretiminde kullanılan, ancak özellikle deniz kenarı iklimlerinde çabucak karıncalanan* alaşım.
  • (bkz: inari)
  • pilav yaparken, tencerede kendi kendine çoğalabilen (bölünerek sanırım) asla kavanozda durduğu gibi durmayan yiyecek maddesi. bi de (bkz: arkandan ağlar)
  • lale müldür ün buhurumeryem isimli kitabından bir şiir:

    pirinç ülkesi
    pervazlarda beliren ilk
    bir erik yeşili gibi dağılan tepelere
    güneş nasıl kayarsa
    gölge-tarlaların üzerinden
    kalem öylesine kayıyor pirinç kelimelerle
    bu sabah yatağımın kenarında
    bütün günahlarımın silindiğini gösteren
    bir işaret buldum:
    kayık şeklinde bir leğenin içinde
    yüzen bahar dalları...
    ah evet, uzak okuyucu,
    günahların hatırlanmadığı bir yer olmalıydı
    bizim için...

    hiç kimsenin göndermediği
    artık gönderseler de fark etmez çünkü yazdım
    bundan sonra da göndermeyeceği
    cam bir kutuda yüzen bir krizantem olmalıydı
    evimizin önünden geçen beyaz boneli
    hollandalı bir kız olmalıydı
    ki elindeki kumral köy ekmeği bana daima
    güzel şeyler hatırlatır
    veya ne bileyim ben sarışın spiral
    bulut halinde saçlarıyla rapunzel
    ya da her an bir çam ağacına dönüşüverecekmiş
    duygusunu veren çünkü bordo flütünden daima
    koyu yeşil ezgiler dökülür dökülürdü
    bir pan olmalıydı...
    bizim için...

    herkesin küçük bir bahçesi olmalıydı
    üzerinde fikir teatisinde bulunabileceği saatlerce
    mesela aramızdan biri bahçesinde gece yarısından sonra
    enteresan bir durum gözlemişse hemen hiç çekinmeden
    arkadaşlarını arayabilmeliydi
    hareket eden cisimler üzerinde pembe mumlar
    kendini gizlemeliydi
    tam gece yarısı olduğunda birdenbire
    mona lisa çalmalıydı...
    gümüş kapların içinde bir tadımlık
    yiyecekler olmalıydı...
    ne kötü şimdi şu an dışarı baktığımda
    sana bu derece yabancılaşmam...
    o kadar yakındık ki...
    ama işte şimdi elimi dışarı uzattığımda
    yağmurun yağıp yağmayacağını kavramak dışında
    sana dair hiçbir şey bulamıyor olmam
    sana tutunamamam ki katiller bile geride
    el izi bırakır, ne acı...
    şu an üstümde sarı simlerle işlenmiş
    lacivert kadife eşofman olmasından son derece
    memnun olmama karşılık bütün bunları
    ve başka birçok şeyi bırakıp
    çiçekli ince elbiselerle
    kafamda hasır üçgen bir şapkayla
    sulak pirinç tarlalarında
    seninle yan yana dolaşamayacağımızı
    bilmek ne kötü...

    ah senden bir işaret
    en ufak bir işaret gelse...
    ama belki de o zaman sen napoli’ye, sicilya’ya
    hatta korsika’ya gitmek isterdin de yine bu
    pirinç tarlaları ideası suya düşerdi...
    hatta hiç unutmam bir seferinde ikimiz
    mısır’a gitmek istemiştik de
    ben kendimi salzburg’da sense evde bulmuştun...
    senin benimle hiç konuşmadığın günlerdi
    sanki aramızda bir çatlak açılmıştı
    salzburg’da seni unuttuğum söylenemezdi
    unutmadığım da...
    hiçbir şey çözümlenemiyordu öncesinde de
    sonrasında da geriye dönülmez haerketlerin...
    ben şimdi paris’te bir çin lokantasında oyalanıyor
    olsam da bu ancak gülünç bir tedavi, soytarılık
    çünkü biliyorum hatta hepimiz biliyoruz ki
    pirinç tarlaları projesi asla gerçekleşmeyecek
    ve artık hiçbir şey eskisi gibi değil
    olamaz da
    seninle ayrıldığımız günden beri
    bunun için yatak odalarımızda
    başuçlarımızda su dolu bardakların yanında
    mumların yanması gerekmiyor
    artık sözcüklerle sonsuza dek
    oynamak istemiyorum
    bazan gri-mavi bulutların içinden
    sessizliği yararak bir jet uçağı geçiyor
    bu basit gibi görünen gerçeklik imajı birçok şeyi
    bütün sözcüklerin ötesinde
    birden açıklıyor sanki
    bunu bilmek bana yetiyor.
  • 1kg pirinc yeti$tirmek icin 5 ton su gereklidir... (kaynak: fan fang'de tepsinin ustune konan kagit parcasi)