şükela:  tümü | bugün
  • ankara'nin en eski ahsap hanlarindan olup su an sahaflarin, cafelerin ve antikacilarin bulundugu turistik bir hal almistir. saman pazari'nda bulunup gidilesi ve gorulesi bir yerdir.
  • duvarında han duvarları şiirinin yazılı olduğu, avlusunda oturup bir şeyler atıştıracağınız, eski ankara'nın tadını çıkarıp, yanınızda antikadan anlayan biri varsa, kazıklanmadan hayırlı alışverişler yapabileceğiniz, kendi halindeki bir adamın "sizin kahve falınızı tepeden gördüm, şöyle şöylesiniz" diye yorumlar yapmasıyla, hayretler içinde kalacağınız bir mekan.
  • türkiye'deki iki gramofon ustasından bir olan kadir usta'nın dükkanı da buradadır.*
  • ankara kale'sinin surları altında, koyunpazarı mevkii pirinç sokak'ta bulunan, ankara'nın ilk ahşap hani olan nam-i diger antikacılar mabedi. işbu han, dönemin padişahı tarafından 18.yy'da küçük kervanların, soygunculardan korunması ve konaklayabilmesi amacıyla üç kat halinde inşa edilmiş ve kale kapısı kapandığında içeri alınmayan, dışarıda kalan grupların konaklamarı düşüncesi de göz önünde tutularak yapılmış. istiklal harbi'nin başlamasıyla birlikte, 1921 yilinda ön karakol haline getirilmiş ve müfreze komutanlığı olarak 1942 yılına kadar hizmet vermiş. 1942'den sonra ise eski asil görevini icra etmeye baslayan han, yöre halkina konaklama ve barinma imkani saglamis. 1985 yilinda ise ahmet ferhan cebeci tarafindan restore edilmistir.

    günümüz pirinç han'ında el sanatlarının çok çeşitli ürünlerini - farz-i misal, cam, gümüş, bez işleme, ahşap bezeme, hali, telkari- bulmam mümkündür. iyi seyirler.
  • ankara tarihinin yaşandığı güzide yer. orada dolaşmak bile huzur verir kişiye.
  • (bkz: cengel han)
  • ankara'ya ozgu mekanlardan biri.. icindeki alaturka seyleri gorerek nostalji deryasinda kendinizi kaybetmemeniz icten degildir.. gramofonlar, kirk beslikler, canaklar comlekler, gaz lambalari... ayrica ugrayip da gozlememe yememek, mekanin altini ustune getirmemek garip gorulmelidir.. ankara'ya ugrayan her kimse en azindan bir kez gezmeli gormelidir..
  • eski bir konaktan bozma otantik mekan. her tarafından yaşanmışlık akmakta. kapısından girerken gerçek dünya dışarda kalıyor ve masal alemi başlıyor. küçük, tahta merdivenler; tablolarla ve siyah beyaz resimlerle süslü duvarlar. gümüşçüler, gramofoncular, resim atölyeleri, bez bebek satan bir dükkan, antikacılar... her dakika biraz daha huzur doluyor insanın içine. tozlu şeylere ellerken her birinin kendine ait bir ruhu olduğu anlaşılıyor. eğer o sırada orayı gezen sizden başka biri yoksa, alice'n harikalar diyarını keşfi gibi oluyor. ayrıca, dükkanların sahipleri çok kibar, çok nazik.
  • ii.bayezıd tarafından istanbul'daki cami ve imaretine gelir temin etmek maksadı ile 1508 yılında bursa'da yaptırılmıştır. mimari yakup şah bin sultan şah ve ali bin abdullah'tır. bina emini ecebey bin abdullah ve nazır muhiddin'dir.

    hanın üst katı önemli şekilde tahribata uğramıştır. doğuya açılan kabartma motiflerle dekore edilmiş muhteşem kapısı vardır. yıkılmadan önce alt katta 38, üst katta 40 olmak üzere toplam 78 odalıydı. avlunun ortasında bir mescid bulunmaktaydı.

    han sadece ticaret gayesi ile inşa edilmiştir. odalar tonozludur. damdaki kurşun kaplamalar xvii. asırda sökülüp yerine kiremit konulmuştur. hanın restorasyonu devam etmektedir
  • hiçbişey yapmadan,amaçsızca dolaşmanın bile tat verdiği yer,kaldı ki duvarları,tavanları,dükkanları,esnafını incelemeden yürümek zor.hatta ağzınızı açıp bi handa dolaştığınızı unutup merdivenlerden yuvarlanmanıza ramak kalması,eşiklere takılmanız işten bile değildir.ayrıca burada heryerde bulmanın mümkün olmadığı takıları görebilmek de mümkün.sonra da avludaki kafede bi yorgunluk çayı içmek şart tabi.
    edit:bir de o kafede patatesli gözleme yemek gerekiyormuş.
    şu da internet sitesiymiş pirinçhanın.
    http://pirinchan.net/index.html