şükela:  tümü | bugün
  • fulya'da yeni acilan, chicago bulls logolu pizzaci. mevzubahis semtteki pizzaci rekabetini kizistirmak icin sanirim, gece 4'e kadar aciklar. bu demek oluyor ki, civarda ikamet eden muhendislik ogrencilerinin gobekleri gun be gun buyuyecek..

    0212 216 10 10
    http://www.pizzabulls.com/

    umraniye menseiliymis, henuz yemeksepeti'ne fulya subesi dusmemis:
    http://www.yemeksepeti.com/…list.asp?restoran=23790
  • sahibi, ırak'ta amerikan askerleri için pizza yapmaktaymış zamanında.sonra parayı bulup, istanbul yollarını tutmuş.
  • pizzayı biraz yağlı yapmalarının dışında (ki bu sorun isteğe göre aşılabilir sanırım), bol ve kaliteli malzeme kullanan ve bu gidişle rakiplerini sollayacak gibi görünen, chicago bulls'dan arak bir logoya sahip pizzacı.
  • sacramento çeşidini az önce yediğim gayet güzel pizza yapan firmadır. hamuru biraz daha ince olsa daha mükemmel olur gibi geliyor bana.
  • diğer pizzacıların aksine aynı boydaki ikinci pizza için ekstra para almayan pizzacı. üstelik ekstra pizzayı istemiyorsanız %20 indirim de yapıyorlar! (sanki bu işte bir bit yeniği var ama... hadi bakalım.)

    (bkz: peşin fiyatina 10 taksit, nakitte yüzde 25 indirim)
  • civardaki rakibi için (bkz: pizza max)
  • vizyonu, "kalite – servis ve temizlik ilkelerine bağlı kalarak , sıcak pizzalarını 30 dakikada müşterilerine ulaştırmak" olan; amblemi ve ismiye rekabete 1-0 yenik başlamış pizzacı.
    500 t ile fsm yönüne giderken, ümraniye civarındaki bir gecekondu da panosunu görürdüm de kıytırık bir restaurant sanırdım.
  • 1+1 kampanyasına ve indirimlere başlamış ancak verilen siparişi 50dk'de getiremeyen ve vermiş olduğunuz siparişi iptal etmek zorunda kaldığınız pizzacı.
  • pizza'ları fena değil ama bir sakatlık mizanseni de daima baki. öyle ki göztepe şubesinden eve doğru akan alışverişte, kapıyı açtığım anda eleman; "aman allahım, kola'yı unuttum, ne yapacağız?" tadında hafif bir yoklama çekti, "önemli değil dedim." "abi." dedi, "on beş dakika sonra buradayım." o an elemanın gözlerini kısışı, motorun kaskıyla olan ilişkisi, sessizliği...bir şekilde haraketleri onu ele verdi işte. asla geri gelmeyecekti. hatta bu gece işi bırakabilirdi. parayı ödeyip, litrelik kola fiyatına gelen bahşişi kestim. kapıyı kapatırken ıslık çalıyordu./yine de almayalım günahını, belki aceleyle çıktı, küçük bir kaza, hafıza kaybı-on yıl sonra, hiç beklemediğiniz bir anda kapıyı çalabilir, altı aylık sakal, iki elle, sıkıca tutulmuş 1 litrelik kola...şimdi diyeceksiniz, bir kola için bu kadar dırdıra değermi? değmez tabi, ama; "abi unuttum, bir daha ki siparişe ekleriz." veya "abi unuttum, hesaptan düşelim." şeklinde iki temel yaklaşım var nihayetinde. mesele 3, 4, 5 milyon değil, mesele kurumun dürüstlüğü. sonuçta tüketilen gıda; en ufak açıklıktan haksız kazancı düşünen bir şirket, yarın başka şeylerden de kısar, niyet para odaklı kalmasın. neyse biz buradan söyleyelim, yeni olan herşey bu yarışa bir şekilde yenik başlar ama zamanı yanına almak kolay. biraz iyi niyet, biraz ağızdan çıkanı kulağa duyurmak, küçük şeyler, uzun vadeli kararlar. sonuçta biz buradayız. meyve suyu içiyoruz. pizzayla birlikte meyve suyu. ve evet, dışardan, uzaklardan korna çalan motorların sesi geliyor. istanbul'da karla, karışık yağmur yağmakta.
  • ataşehir şubesi yemeksepeti'ndeki favorilerim arasındadır. gece 3'e kadar açıktır, malzemede, kenar sosta falan cimrilik etmez, bedava verir. ikinci pizza zaten her zaman ücretsiz.
    peki lezzetli mi? pizza max, pizza hut, domino's ve little caesar's dan sonra ilaç gibi gelmiştir. sacramento, los angeles, new jersey ve houston kişisel tavsiyelerim.