şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: aydınlar üzerine)

    jean paul sartre kitabı.

    "aydın kimdir? kendisini ilgilendirmeyen şeylere burnunu sokan, küresel insan ve toplum kavramı adına kabullenilmiş gerçeklerin ve bundan kaynaklanan davranışların tümünü sorgulama iddiasında olan biri midir? bir işlevi ver mı? bu işleviyerine getirmek için kim görevlendiriyor onu? onun özelliği, hiç kimse tarafından görevlendirilmemiş olması, konumundan dolayı da kimseye borçlu olmamasıdır. bu özelliğiyle o, canavarlaşmış toplumların ürünü bir canavardır. onu hiç kimse istememekte, hiç kimse tanımamaktadır; söylediklerine duyarlı olunabilir, ama varoluşuna aldırmaz." (arka kapaktan)

    daha detaylı bulgu için: entelektüel/@laylaylom
  • okunması gerekenlerdendir kendisi. uzun zamandır türkiye'mi eğlendiren aydınlarımızı gördükçe başucumdaki yerinin önemini anladığım kitaptır bu bağlamda.
    hıncal uluç, ertuğrul özkök ve ercan saatçi bir triad oluşturmuş; kelime, sayfa, zaman ve hava israfında önde ilerliyorlar, bakıyorum ülkem dinliyor. komedya diyemiyoruz çünkü yeri geldiğinde adamlar etkili bile olabiliyorlar. tabi sartre'ın aydınlar'da irdelediği tam olarak bu prototipler değildir, vefakat modern zamanımızın aydınları, juri üyeleri bunlar olduğundan biz bu şekilde kabul edebiliriz sanırım.
    yat gezileri, şarap mahzenleri, takım forma renklerinin performansı nasıl etkilediği üzerine tezler. sartre bunların evrensel uzantılarının var olmadığını fevkalade sistematik bir metodla anlatır; önce varoluşunun anlamını dinleriz, akabinde çelişkilerini ve farklı dallarla karşılaştırılmalarını.
    pek güzeldir pek, deneyin derim.
  • 96 sayfa gibi gözükse de benim kapasiteme göre değerlendirildiğinde en az 300 sayfalık bir romana eşit olan, daha yolun başında bir çömez olduğumu ve hiç bir naneden anlamadığımı yüzüme tokat atarcasına acı bir şekilde göstermiş olan kitap. sartre'ın japonya'da verdiği konferansları içerir ayrıca kitabın sonunda sartre ile 68 mayıs olayları ve sonrası üzerine yapılmış bir röpotaj yer alır. özellikle marksist bakış açısıyla ele aldığı aydının çelişkilerini anlattığı kısım etkileyicidir.
  • mutlaka okunması gereken kitap.
    peki kimlerden bahsediyor kitap?
    belli bir birikime sahip, belli bir eğitim seviyesine ulaşmış (hele ki üniversite), sistemin yanlışlarını farkeden ve ezilenlerin tarafında olmayı arzulayan; ancak aynı zamanda, klasik anlamda işçi sınıfına dahil değil, zengin olmasada yaşamını sürdürecek bir maddiyata sahip, gerektiğinde halka rağmen halk için diyenlerden...
    yani kısaca, ne üst sınıf ne de alt sınıfta olarak, belki de her ikisi birden olarak, sınıfsal çatışmayı en çok yaşayanlardan...üst sınıf için sistemin işine çomak tutan bir hain; alt sınıf için boş işlerle uğraşan entel...
  • jean paul sartre bu kitabında aydın ve entelektüeller hakkında önemli bir tespit yapmakta ve toplumun her kesimine hitap etmeye çalıştıkları zaman dahi asla tümüyle bir sonuca varamayacaklarını irdelemekte. çünkü aydın kavramı dahi belli bir zümrenin kontrolüyle bir anlamda mecburi olarak doğmuş ve düşük gelirli, yeterli eğitim alamamış kişilerce de benimsenemeyecektir tam olarak. 20. yüzyılın en önemli "aydın"larından birisi olarak görülen sartre'nin kaleminden çıkmış böylesine dürüst bir yazıyı okumayı herkese tavsiye ederim.
  • "... ben atom silahlarını mükemmelleştirmek için atomun parçalanması üstünde çalışan bilim adamlarına 'aydın' denilemeyeceğini söyleyeceğim: onlar bilim adamıdır, işte o kadar. ama yapılmasına göz yumdukları bu silahların yıkıcı gücü karşısında dehşete kapılan bilginler bir araya gelerek kamuoyunu atom bombasının kullanılmasına karşı uyaran bir manifesto imzaladıklarında artık birer aydındırlar."

    "doğa her şeyden önce, var olan her şeyi toplayan ve bağdaştıran bir birlik düşüncesidir. -bu da bizi tanrısal nedenlere götürür; ama doğa, aynı zamanda her şeyin yasalara bağlı olduğu, dünyanın sonsuz sayıda sebep-sonuç zincirinden oluştuğu ve bilinen her nesnenin bu zincirlerden çoğunun karşı karşıya gelmesinin rastlantısal sonucu olduğu düşüncesidir ve bu da ister istemez 'yaradan' düşüncesini ortadan kaldırmaktadır."
  • satre okumak zordur, zahmetlidir. ve onun çoğu kitabı başlanıp bitirilemeyen eserler arasındadır. dehanın belli bir birikim olmadan en anlaşılabilecek ya da sonuna kadar okunacak nadir eserlerinden biri. ve aydınlar üzerine okunacak en iyi 2 kitaptan biri..
  • jean paul sartre'nin toplumda bulanan bir kesimin aydın dediği, bir kesiminde aydın olarak nitelendirmediği kişileri anlattığı kitabıdır.

    bütün toplumların özellikle muhafazakar ve milliyetçi olan toplulukların ihtiyacı olan kaynaktır. kesinlikle herkesi ilgilendiren ve idrak edilmesi gereken şeyleri konu almaktadır.

    can yayınlarından aysel bora'nın fransızca aslından yalın ve anlaşılır bir şekilde dilimize kazandırdığı değerli bir eserdir.