şükela:  tümü | bugün
  • deniz ya da okyanus onunde tanimlanmis olan buyuk yuzolcumlu kum birikintisi. kum olmayanlari epey sinir bozar
    (bkz: plaj havlusu) (bkz: plaj gitaristi)
  • biz turklerin daha ziyade "ciplak kadinlar arenasi" olarak algiladigimiz deniz kiyisi kumsali.
  • ingiliz kadinlarinin bodrum boy veya animator kocalari ile tanisma ortamlaridir.
  • hem karizma olsun hem de bütün plajdaki hatunları kesebiliym diye kumsalın en arka tarafında oturursun. sıcaklıyıp denize girmek istiyince kumların ne kadar sıcak olduğunu farkedersin, deniz de çok uzakta. şimdi kız olsan ceylan gibi seke seke gidersin gayet de hoş gözükürsün,ama olmazzz. naparsın o zaman ayakların altı kızarsa bile gayet yavaş bir şekilde denize ulaşırsın. böylece bütün plaj hasta olur sana, en azından sen öyle sanırsın...
  • kollarimda o, kahkahalar atiyoruz , dunyanin farkinda bile degiliz
    bizim icin donuyor o , kum deniz gune$ hepsi bizim icin
    dakikalar bitiyor, cabuk olmaliyiz , ama zamaninda farkinda degiliz ki
    bir bilen ciksa bize fisildasa kiymetini bilin bu zamanin diye
    onu da duymaz kulaklarimiz , hayatimin anlami olacak o gun de a$k sarho$uyuz
    bir film gibi soyluyoruz kendi repliklerimizi , sonradan aklimizin dev perdesinde
    bulanik bir goruntuyle seyredecegiz oysa ne yazik ki
    unutuldu sozler , uzaklarda o guzel yuz,
    bir golge plajda ki o gunden geriye kalan,
    hayatimin ne$esi , ya$adigim $unca gunun en guzeli
  • kumdan kalelerin, imar ve iskan izni gerektirmeyen mekanları. hayal gücü yapı kooperatifleri arsası. kaçak yapıların, dalgalar ve dallama ayaklarca yıkıldığı.
  • dogal maganda habitati.
  • dunyada ve ahirette yanmak isteyenlerin yeri.
  • her yaz mevsiminde insanların kum veya çakıl kaplı bir alanda soyunarak oturur şekilde veya uzanarak önlerindeki denize bakıp derin derin düşünerek "burası denizin başladığı yer mi? yoksa denizin bittiği yer mi?" sorusuna 30 faktörlü güneş yağı eşliğinde cevap aradıkları cografi bölge.
  • fransızcadaki la plage'dan türkçeye geçmiş(tir).