şükela:  tümü | bugün
  • radioheadin ikinci albumu the bendsin acılıs sarkısı. orjinal adı "planet xerox" olan sarkı xerox un ticari bir marka olması nedeniyle degistirilmistir. sarkı album calısmaları sırasında studyoda yazılan tek sarkı olup band ın yukluce alkol tuketıgı bir gecede, thomun tamamen sarhos yerde yatarken soyledıgı vokaller ile kayıt edilmis.
    bu ısımde bir de muhım radioheadsitesi mewcuttur.
  • kafanin icinden gecen anlamsiz sozlerle yazilmis radiohead sarkicisi. bes zil zurna sarhos adam icin cok cok iyi bir album kaydina sahiptir kendisi.

    http://video.google.com/…96623954884&q=planet telex
  • you can force it but it will not come
    you can taste it but it will not form
    you can crush it but it's always here
    you can crush it but it's always near
    chasing you home saying
    everything is broken
    everyone is broken

    you can force it but it will stay stung
    you can crush it as dry as a bone
    you can walk it home straight from school
    you can kiss it, you can break all the rules
    but still...
    everything is broken
    everyone is broken

    everyone is, everyone is broken
    everyone is, everything is broken

    why can't you forget?
    why can't you forget?
    why can't you forget?
  • ulan sarki cikali 15 yil olmus, sadece 3 entry var. piiiiuuv.
    sarki cok fena gaza getiriyor da ne icin oldugunu hala bulamadim. her dinleyiste bi gaza geliyorum ama sonunu getiremiyorum. hep o klavyeyle davulun isi bunlar. towering above the rest'teki remixleri dinlemeden de planet telex dinledim falan demeyin.
  • ilk sevdiğim radiohead şarkılarından biridir, nedeni bilinmez.
  • thom yorke'un piyano cover'ını yaptığı eski güzelliklerden biri.

    http://www.youtube.com/watch?v=afomdkprgww

    bu yıl bunlardan daha fazla görebiliriz, roseland ballroom'da subterranean homesick alien piyano ile tekrar yorumlanmıştı hatırlarsanız.
  • bazen şehiriçi bir otobüse binersin ya. her şey bir anda yavaşlamış gibi olur. aslında otobüs duraktan ayrılmış olmanın verdiği gazla bir diğer durağa 100 metre olmasına rağmen son sürat gitmektedir. ama sen her şeyin yavaşladığını bu şekilde sonsuzluğa ulaşacağını düşünürsün. o sırada bu şarkı çalar. içeriye bir göz atarsın. sağı solu kesersin. güzel hatun var mı diye. varsa da hemen bakmazsın, kendine güzel bir mekan bulmak istersin ki birçoğunu görebileceğin bir yer olsun. tam o sırada otobüs bir sonraki durağa gelmek üzeredir ve gittiği hızın farkında olmayan sen bir anda tökezlersin. rezil olursun. kendini gülmemek için zor tutan bir iki kız moralini bozmaya yetmez. hoşuna bile gider. sonra onlara en uzak yere oturursun. şarkı da biter zaten.
    everyone is broken.
  • yeryüzünde cennetteymiş hissi yaratan şarkı.
  • gece sadece pencereden gelen cılız bi ışığın belli belirsiz aydınlattığı karanlık bi odada yatağa uzanıp the bends'i dinleyin. planet telex başladı, içinize birisine sımsıkı sarılma isteği dolmadı mı? işte öyle mükemmel bi'şey.
  • "why can't you forget" kısmını yıllarca "i can't you forget" şeklinde anladığım, "yazık lan adam sevdiğini unutamamış" şeklinde yıllarca haybeye hüzünlendiğim şarkı.

    fakat inceden "bu nasıl cümle yapısı lan" diye de soruyordum. sonra gerçeği öğrenmemle birlikte herifin çok başka bir şeyden bahsettiğini anladım..