şükela:  tümü | bugün
  • örneklemek gerekirse, ekim ayında yılbaşının planını düşünmeye başlamak..
    artıları olduğu kadar eksileri de mevcuttur bu durumun. hele ki o yaptığım plan bozulursa, vay benim halime!!
  • bazen insanı yoran bazen enerji veren yaşam şekli.
  • gunluk ve saatlik hedeflerle gerceklestiriliyorsa uzun vadede daha iyi sonuclar verir.
  • zaman ve diğer kaynakların kıtlığı dolayısıyla uygulanmak zorunda kalınan yaşayış biçimi.
  • mükemmelliyetçilik ve/veya obsesif kompulsif davranış bozukluğundan kaynaklanabilecek eylem. çoğu insanın günlerini saati saatine planlaması normal bir davranış değildir. bu planlamaya alışkınlık arttıkça plan dışına çıkmak kişide psikosomatik etkiler yaratabilir. yani planlı yaşamak için denilebilir ki azı karar çoğu zarar.
  • - nasıl bu kadar planlı yaşıyorsun sıkılmıyor musun?
    + sıkıcı planlar yapmıyorum.
  • saplantı derecesinde planlı yaşamak bünyede gerginlik yaratabiliyor. hatta her konuda acil durum planı bile yaparım. eğer kopya çekerken hocayla göz göze gelirsem nasıl çaktırmayacağımdan tut birini öldürmek zorunda kalırsam cesetten nasıl kurtulacağıma dair yaptığım planlar var.
  • yapamadığım.

    yıllık iznimin 2. gününde, (12 ağustos) adıma, döndüğüm gün başlayıp ay sonu bitecek bir iş gezisi organize edildiğini öğrenmem, dolayısıyla 20'sindeki portishead ve 29'undaki dalaras konseri biletlerimin popoma kaçması. portishead'i hediye etmek, dalaras'a birileri gidebilsin diye yurtdışından kıçımı yırtmak ve finalde 235 lira verip bi ay önceden aldığım biletlerin sokaktan geçen birine hediye edilmek suretiyle bile değerlendirilmemiş olduğunu farketmem. -davetiye muamelesi bile yapılmamış, zahmet edilmemiş. hala aklıma geldikçe sinirleniyorum. benim totomu yırtarak, saçma sapan ülkelerin en boktan yerlerine giderek kazandığım paramın kıymetini şirketimin bilmesini beklemiyodum tabi, ama yakın akrabadan bi zahmet bekliyodum.-

    neyse, konuya dönecek olursam, ben de bi kaç ay önceden haftasonu için uçak bileti, bi kaç hafta/ay sonra gerçekleşecek konserler için gönül rahatlığıyla bilet alabilmek istiyorum ya, sokiym çalışma hayatına.

    -köşem var yazıyorum oldu yine, çok dertliyim.-
  • yavan.

    hayattaki en keyif alınan zamanlar, beklenmedik bir anda gerçekleşen güzelliklere denk gelen anlar, gibi geliyor bana. hani böyle planla, tasarlayarak, ne yapacağını ve sonucunda ne olacağını bilerek ilerlemek biraz yavan. hani o da güzel ama, heyecansız.

    yorucu.

    her saatini planla,
    nerede olacaksın,
    oraya hangi yoldan gideceksin,
    kimle olacaksın,
    ne yiyeceksin,
    ne konuşacaksın,
    beklentin ne? hani stabil olmanın da ayrı bi güzelliği var ama, yorucu.

    21. yüzyılın bize en büyük dayatması bu. kendimize o kadar dayanamıyoruz ki boş vaktimiz olmasın da kendimizle baş başa kalmayalım diye bitmez bir akıntı yaratıyoruz önümüzde. bize de yolu takip etmek kalıyor. kendimizi ve planlarımızı çok önemli hissediyoruz. anca "tanrı yaptığın planlara bakıp gülüyor yukarıdan"ı sezdiren olaylara denk gelince biraz zamanın ruhunun farkına varıyoruz, gerisinde tam gaz devam. sonsuza dek yaşayacakmışız gibi planlıyoruz.

    böyle.
  • teorik olarak işe yarar gibi görünse de pratikte işler öyle değildir. çünkü hayatın her an'ı değişkendir. duygular, motivasyon her an değişebilir. dolayısıyla siz plan yaptığınız zamanki motivasyonu, duyguyu, planı uygulama zamanı geldiğinde bulamayabilirsiniz. öyle olunca plan çok sıkıcı bir hal alır.

    plan yapmak yerine hayatın her anına sürpriz olarak bakmak ve o sürprizin güzelliğini yaşamak, hissetmek daha iyidir.