şükela:  tümü | bugün
  • izmirli doktor (plastik cerrahi uzmanı) yazar.
  • kayseri ahalisini güzelleştirme ve rekonstrükte etme işini devralmıştır kendileri.
  • tayyip'in neymiş 3 dil biliyormuş zihniyetiyle sozlukte yazilar yazan kisi.
  • akhisarlılarla kötü anıları olan kürtçü faşist
  • üşenmeyip sağlıkla ilgili başlıklarda yazdığım entryleri tek tek stalklamış ve okudukları işine gelmeyip, (muhtemelen para kazandığı alanlara dokunmuştur yazdıklarım) beni mesnetsizce cahillikle itham etmeye karar vermiş, sahip olduğu beyin materyali ve karakter yapısı ile nick uyumu mükemmel olan sıradan, ucuz, toksik ve sanıyorum bir miktar da kompleksli ve takıntılı, ocd hastalığından muzdarip sözlük sakinlerinden biri.
    bütün bunlardan daha elim ve daha vahim olmak üzere, seçtiği entrylerin arasında sağlıkla alakası olmayıp, geyik olanlar da var, ve bu arkadaş bunlara da büyük bir ciddiyetle yaklaşan bir zekaya sahip anlaşılan. üzüntü verici bir insan tablosu.
  • böyle, tartışmasını bile bilmeyen, ağzından bok, kusmuk vs gibi şeyleri düşürmeyen, ne kadar seviyesiz, kalitesiz biri olduğunu kullandığı dil ile üstüne basa basa belirten biriyle muhatap bile olmamam gerekirken, başkalarının iyiliği için yine başlığına yazmak durumunda olduğum sözlük kişisi.
    geyik olarak basettiğim entryler o yazdıkların değil, şu kellikle ilgili olanlar. sen onkolog değilsin, gidip de benim onkologlardan bizzat öğrenmiş olduğum bilgileri sorgulama hakkın olamaz. kemoterapi zehirdir, hastalar uzun süren, faydası görülmeyen fakat ısrarla gereksizce devam ettirilen kemoterapinin bağışıklığı çökertmesi, sağlıklı hücreleri öldürmesi, ve en nihayetinde organları iflas ettirmesinden dolayı ölüyorlar sayın kuş beyinli. bunu onkologlar söylüyor ben değil, senin de alanının dışında kalıyor boşa atıp tutma. östrojen ya da progesterondan beslenen kanser demek, tümör hücrelerinin reseptörlerinin hormona duyarlı cinsten olması demek ve tedavi buna göre yapılıyor. bilmiyorsun demek ki sormuşsun, bu kadar söyleyeyim aç oku öğren. açık havada, zaten onca kirli olan şehir hayatında, pasif içicilik diye bir şeyin söz konusu edilmesi bile abestir çünkü günlük hayatta maruz kalınan onca zararlı şeyin arasında etkisi önemsenmeyecek kadar hafiftir. ben bundan bahsetmiştim orada, fakat okuduğunu bile anlamayan birine pek de yapacak bir şey yok. lasik konusunda, kaynak verdim, burada bu işlemi yaptırmış olan insanlar böyle diyorlar dedim, ve söylediğim bu kadar. sen git o mağdur olan insanlara çemkir korkutmayın milleti diye bakalım ne diyecekler sana. takıntılısın evet. ben de senin entrylerini stalkladım. hep aynı terbiyesizce saldırı üslubu. herkese saldırıyorsun sözlükte başka işin gücün yok belli ki. kendini çok bilgili sanan fakat vaktini internette başkalarına son derece aşağılık, sokak ağzıyla, pis pis kelimelerle saldırarak geçiren sorunlu bir profil çiziyorsun. seviyen yerlerde. seni bu lisanınla, tavrınla hiç kimse ciddiye almaz. normal bir insan, bir fikri, söyleleni doğru bulmuyorsa, kendisi daha iyisini biliyorsa ve faydalı olmak istiyorsa, der ki arkadaşım bak bu dediğin yanlış, ben bunu şu şekilde biliyorum, bunun doğrusu budur, kaynağı da budur. kaliteli iletişim bu şekilde olur. senin yaptığın şekilde değil. sen dikkat çekmeye çalışıyorsun hepsi bu.
    bu ülkenin sorunu insanların düşüncelerinin, fikirlerinin olması değil, senin gibi avam insanlara diploma, yetki verilmesi. şu agresif, akılsız ve seviyesiz tarzını sağlığına müdahale ettiğin insanlara tek tek mail atmak isterdim. yazık o insanlara çünkü. plastik cerrah diye kendilerini emanet ettikleri karaktere bak. çok yazık.
  • bak plastik arkadaşım, cahil sensin. ettiğin pis laflar seninle ilgili, seni temsil ediyor ben uyardım sadece. kendin bilirsin bu ağızla devam et istersen, senin seviyesizliğin beni niye gersin.
    ben hiçbir yerde tıp alanında uzman olduğumu idda ettiğimi hatırlamıyorum. bildiğimi, bildiğim kadarıyla, istediğim gibi paylaşırım. burası resmi bir sağlık platformu değil. burada herkes her konuda her şey yazabilir, ve yazıyor.
    yakınımın rahatsızlığı nedeniyle bir değil, bir çok onkolog ve cerrah ile uzun uzun konuştuğum, kanser tedavisi ile ilgili bolca okuduğum, konuya elimden geldiğince, beni ilgilendirdiği kısımlarınca hakim olduğum doğrudur. kemoterapinin zararlı ve tehlikeli bir tedavi olmadığı konusunda feriştahı gelse beni ikna edemez çünkü apaçık ortada. kendi ağzıyla çıkıp hastalarımız kanserden değil, verdiğimiz kemoterapiden ölüyor diyen onkologlar var. ki haklılar, aynen de öyle oluyor. ama bu her vaka, her durum için mutlak bir durum değil. kemoterapi şu an eldeki en iyi şans olduğu için mecburen kullanılıyor. 60 yıldır aynı ilkel tedavi. çok da parlak bir tedavi yöntemi olmadığı da açıkça kabul ediliyor. tıp bu konuda çaresiz. bunun nesini tartışacağız?
    meme kanserinde hormon reseptörünün olmaması durumuyla ilgili hiçbir şey söylemedim ben. şimdi söyleyeyim, evet olmazsa daha kötüdür, sebebini açıklamama gerek yok herhalde. diğer bahsettiğin kanserlerle ilgili hiçbir şey yazmışlığım yoktur. fakat bu hastalıklar, işte böyle karambole. yok şu tür, kemoterapiye şu kadar cevap veriyor yok bu bu kadar vs. falan. kanser tedavisi değdiğin şey hala bugün, deneme yanılma, istatistik tutma, resmen "deney" olarak sürdürülen bir tedavi şekli. kendin de yazmışsın işte. başka çare olmadığından ya tutarsa diye yapılan tedaviler bunlar. başarılı olduğu vakalar da oluyor, hiçbir işe yaramadığı vakalar da oluyor. bir hastaya kaç kür verilmesi gerektiği bile sürekli tartışma konusu. kimsi diyor ki 4 kür verdikten sonra işe yaramadıysa bırakılmalıdır, kimisi diyor yok efendim 8'e tamamlanmalıdır, o da yetmezse devam edilmelidir. yani bu kanser tedavisi olayı bir kaos. tehlikeli bir şey. benim söylemeye çalıştığım bu. kimseye bu tedaviyi almayın falan da demedim doktor muyum ben bana ne. isteyen alır istemeyen almaz. tedaviyi tamamen reddedip mutlu mesut yaşamına devam edenler de var. var yani. bu bir kumar. olsa bir türlü, olmasa bir türlü.
    takip et bakalım. başka işin yok herhalde, baya önemsemişsin yazdıklarımı sağolasın.
  • son derece bilgili ve yardımsever bir hocamızdır.