şükela:  tümü | bugün
  • sokratesin ögrencisiydi.
    sokratesin lümü platon'a toplumda gecerli olan degerler arasinda ne büyük celiskiler olabilecegini gösterdi.
    ilk felsefi etkinligi sokrates'i savunma konusmasini yayinlamak oldu.
    mutlak ve deismez olan ile ilgilendigini degisen arasinda ki iliski ile ilgileniyordu.
    mutlak ve deismez olan gerceklik arami$.
    doga da görüp dokunabildigimiz her$eyin deisken oldugunu söylüyormush.sonsuza dek kalan yokolup gitmeyen ''ana maddeler'' yoktur.duyular dünyasina ait olan her$sey zamanin yokedecegi maddelerden olu$mustur.ama ayni zamanda,her$ey mutlak deismez bir bicimden olusur.duyular dünyasinin arkasinda bir baska gerceklik olmasi gerektigine inanıyordu.bu gerceklige idealar dünyasi adini veriyordu.bu dünyada dogada gördügümüz olaylarin arkasindaki mutlak ve deismez örnek resimleri bulunur.
    etrafimizda gördügümüz her$eyin dokunup hissedebilecegimiz herseyin sabun köpügü ile karsilastirabilecegini düsünüyordu.
    deisenler hakkinda sabit bir fikre sahip olamayacagimizi sadece düsüncelerimiz vede kanilarimizin olabilecegini söylüyordu.sadece aklımızla bildigimiz bilgiye sahip olabiliriz.
    vüzcudumuz idealler dünyasina bagimlidir.sabun köpügü kaderini paylastigimizi tüm duygularimizin vücuda bagli oldugunu ve dolayisyla güvenilmez oldugunu ancak bizimde ölümnsüz ruhumuz vardir ki bu ruh aklin yuvasidir.ruh maddesel olmadigi icin idealar dünyasina gidebilir.
    ruhun bir vücuda yerleshmeden de önce varoldugunu söylüyordu.

    devleyin filozflar tarafindan yönetilmesini istiyordu.
  • platon'a göre:
    insan vücudu 3'e ayriliyordu:bas,gögüs,karin.
    bas:akil
    gögüs:istem
    karin.haz yada arzuya.
    akil bilgelige ulasmaya calisir
    istek cesaret gösterir
    arzu da insanin ölcülü olmasi icin denetlenir.
    platon insan vücudu gibi yaratilmis bir devlet düsünürdü.
    vücudun basi:mantik-bilgelik-yöneticiler
    vücut:ruh-erdem-devlet
    gögüs:istem-cesaret-bekciler
    karin:arzu-ölcücülük-tüccarlar
    bazi hayl kirikliklarina ugradiktan sonra yasalar dli bir diyalog yazdi.
  • (bkz: platoon)
  • hocasinin ait olan "hicbir sey bilmedigini soyleyen (anlayan) adamin arkasindan git. birsey bildigini soyleyen adam yanlis yoldadir." sozunun savunucusu oldu.
  • hatta eflatun aynı zamanda.

    sokrates 'in öğrencisi olan platon, ilk başlarda sokrat'tan çok fasla etkililenmiş olduğundan özgün olamamış ama sonralarda, şekiller teorisi, ruhun ölmezliği konularında fikirler salmış ortaya.

    daha sonra en büyük eseri olan devlet'i bağışlamış insanlığa. bildiğim bir söz, "dünyadaki bütün kitaplar yakılsa ve sadece 'devlet' kalsa, o kitap okunduğunda bütün kitaplar tekrar yazılabilir" der. ahlakla siyasetin ayrı olmayacağını savunan devlet'e göre, birey devletin bir unsurudur ve devletin görevi erdemli bireyler yetiştirmektir. zanaatçılar ölçülü, savaşçılar cesur, filozoflar bilge, fahişeler muamemeli olmalıdır. bunların arasındaki uyumun sağlanması için ortadan kaldırılması gereken en önemli şey "bencillik"tir. hiç okumadan ben de insanlara "bencilliği kaldırın" diye yalvarsam da kimse bunu takmamakta, herkes evvela "ben"ci olmuş, osturuktan bu hayatı yaşamaktadır ve bu dewirlerde filozofa pek rastlayamamak bizi üzmekte, mağdur etmektedir... [kaç kişi kaldı ki]
  • platon'a göre kafamızda idea'larla doğarız, kafamızda fikirler mükemmeldir ve bizim bildiğimiz kavramkar bunların sadece yansımasıdır, platon burayı bir mağaraya benzetir ve bizim sadece bu fikirlerin duvara düşen gölgelerini gördüğümüzü söyler, bedenimiz değil ruhumuz buraya aittir, ve bu yüzden nietzsche platon'un ölümle yüzleşmeye çekindiğini söyler... cevap olarak platon da niçeye "sen ne anlarsin lan dümbük" der, biyiğini çeker...
  • (bkz: ariston)
  • actigi okulda sadece matematik ve beden egitimi ogretilerini ongoren filozof
  • amicius plato, sed magis amica veritas

    (platonu severim, ama gerçeği daha çok severim)
  • gerçek adı aristocles'tir, ki bu da o dönemde adet olduğu üzere büyükbabasının ismidir. ona platon ismini beden eğitimi hocasının verdiğini söylerler. şöyle ki, "platus" yunancada "geniş, geniş omuzlu" gibi anlamlara gelmektedir. biraz meçhuldur ama bugün hocasının bu ismi ona sağlam fiziği mi, fikirlerinin açıklığı mı, yoksa alnının genişliği nedeniyle mi verdiği.