şükela:  tümü | bugün
426 entry daha
  • gelen mesaj;
    "ısrar etme artık. olmayacağını defalarca söyledim sana. çıktığım biri var ve gelecek ay nişanlanıyorum, kendine gel. son kez söylüyorum ve uyarmayacağım. devam edersen polisi arayacağım. yoluma çıkma, uyarıyorum!"

    platoniğin gördüğü;
    " *s*** ***e *****. **********n* ********* ******i* ****. ç******* **** *** ** ******* ** **********o***. k****** ***. s** *e* ********** v* *************. ***** ******* ***i** **********. yo**** *****. ***r****um*"

    - seviyor işte canımın içi.
  • atılan mesaja hemen cevap vermesi - o da seviyor, benimle konuşmak istiyor.
    atılan mesaja geç cevap vermesi- o da seviyor, sadece kolay değilim mesajı veriyor.
    atılan mesaja hiç cevap vermemesi - o da seviyor, meraklandırmaya çalışıyor.

    karşı cinsten başkalarıyla samimi hareketlerde bulunması - o da seviyor, kıskandırmaya çalışıyor
    karşı cinsten başkalarıyla samimi hareketlerde bulunmaması - o da seviyor, seni bekliyorum mesajı veriyor.

    yaptığınız esprilere gülmesi - o da seviyor, benimle zaman geçirmekten keyif alıyor.
    yaptığınız esprilere gülmemesi - o da seviyor, yanımdayken utancından rahat davranamıyor.

    ...

    (bkz: platoniğe her gün bayram)
  • günaydın demesi. yuh! bir insan hoşlandığını bu kadar belli etmez, gülümseseydi bir de!!
  • evlenmesi. kıskandırmak istiyor kerata. olsun ben yine de yüz vermemeye karar verdim. şımarmasın.
  • seni dayılarıma siktirecem! demesi. oha ailesiyle tanıştıracak.
  • whatsapp'ta yazdığınız bir şeye 5 saat sonra "bir saniye cevap vereceğim canım" demesi.

    canım.
    canı.
    can.
    ca.
    c.

    canısı.

    bu arada bu mesajının ardından tam tamına 37 gün geçti. hala cevap verecek. olsun, ben onun canıyım ya. bu da yeter :)
  • sorduğun soruya gözünün içine bakarak cevap vermesi. cevap vermesi yetmezmiş gibi.
  • tam umudu kesmişken mesaj attıktan 9 saat sonra cevap vermesi ve tatlı tatlı neler yaptığımı sorması.
    hem umut verip hem vermiyor gibi olması daha da acayip.

    mutlu edit; şu an sevgiliyiz hehe

    mutsuz edit; 14. günde ayrıldık mnakoyim.
  • dogum gununde hediye ettigim kitap (dublorun dilemmasi) basucu eserlerinden biri cikinca gozleri parladi. hem onca kitap arasindan en sevdigi kitabi buldugum için sevindim, hem de halihazirda okumus oldugu için üzüldüm. korkma ben varim'i da almistim aslinda, ama ismini fazla iddiali bulunca onu kendime sakladim. bunu ona da söyledim. istersen degiselim bile dedim; "olur mu, seve seve yeni bastan okurum." dedi. acti, en sevdigi pasaji okuyor simdi. "horlarsam... horlarsam burnumu tutar misiniz?"la biten hani. gözlerimin içine içine bakiyor. soruyu sanki bana sormus gibi. saçmalamaya baslamasam iyi. içimden senin o minnos burnuna kiyabilir miyim diye geçirsem de disimdan gözlerimi parlatarak gülümsüyorum. o da öyle, hep gülümsüyor. dünyanin en güzel gülen adami bile olabilir. hem gamzelerine bayiliyorum, hem de sevecenligiyle bana geçmis kötü anilarimi unutturuyor. peki ya onlara yenilerini eklerse? simdi böyle karsimda dosdogru dururken, ya bana yalan söylerse? açikça korkuyorum, bir gün pastalar börekler yapip götürürken, öbür gün anlam veremeyecegi bir sekilde kaçiyorum ondan. 7.4 yetti çünkü. yet anoter heartquake (görüyorsun ya, kelime oyunlarinda fena degilim muazzez)...

    hiçbir sey beklemiyorum galiba ondan, hatta istemiyorum. simdi böyle siradan davranislarindan umut beslemek iyi. bazen ögle aralarinda çikip yanima gelmesi bana kafi. beni yemege çagirmicak misin'larini duymazdan gelmem bu yüzden. isyerinde geçirdigimiz zamanlar ve küçük yer olmasinin sagladigi kolaylikla disarida rastlasmalarimiz hariç hiç görüsmüyoruz. ama ise gittigim zaman gözüm ilk onu aramiyor mu, nasil da ariyor. kapisinin önünden geçerken kalbim kipirdamiyor mu, depremler oluyor. ögle arasi gelse de görsem demiyor muyum, fevkalade diyorum. ama hepsi bu, suncagiz, o kadar. bugün gelip askini dillere dökse, ben seni platonik olarak görüyorum diyecek vaziyetteyim. tamam öyle demem ya, sizin kadar yakisikli olmak bence yasaklanmali derim. almanca sevgisini bildigimden, almanca derim hatta bunu. heidegger'den alir yürürüm sonra, ama iste...

    konuya dön--> asiri umutlandigim siradan davranisa gelecek olursak; a101'in ilanlarini takip ettigimden, ucuza kati meyve sikacagi bulunca alacagimdan filan bahsederken "bende var sana vereyim" dedi hemen. yüce gönlüne kurban oldugum. "bekar adama göre diil ya, sikmasi güzel de temizlemesi çok zor" dedi gülerek. (hep gülüyor) mesaji aliyorum fatma ;) evimin hanimi turuncgillerimin sikacagi ol diyor yani. canim benim. o an umut doldu içim. "olmaz, bu kadar pahali bi hediyeyi kabul edemem.." triplerine bile girmistim... "yok ya, sinbo zaten markasi; ucuza almistim" diyerek umutlarimi söndürmekte gecikmedi kendisi. nolucak iste, ruhsuz ve kaba erkek. en iyisi platonik kalmasi demiyo muyum kaçtir size?

    yine de içimden yogun istek geliyo, horlarsa burnunu tutmak istiyorum.
  • umudu sonrasında acıya dönüştüren davranışlardır.

    3 sene öncesi. ben yine deli gibi aşığı oynuyorum, karşımda değişmeyen karakter. ölüyorum, eriyorum, sürünüyorum, azalıyorum ama severken. sevmekten ötesi, aşk bu. hangi kitabı görürsem elinde, ertesi gün o kitaba başlıyorum. facebook profilinde izlediğini gördüğüm filmlerin her sahnesini ezber ediyorum. sevdiği şarkıcıların şarkılarına sarılıp uyuyorum. umut işte, bir gün. bir gün olur da beraber izleriz o türkan şoraylı filmi, o salata yaparken ben balıkları kızartırım, beraber mırıldanırız o kadının acıklı şarkılarını. umut. olur mu, olur diyorum.

    neyse. neysesi çok. neysesi ahhhlı, neysesi kırmızı, neysesi bol tuzlu.

    bir gün dersteyiz. kış günü, karın karadenize ayak bastığı ilk gün, unutmam. önümde oturuyor. ya da hayır, ben onun arkasında oturuyorum, kasıtlı istekli. dersin ortasında birden arkasını dönüp ''coşkun sabah'ın aşığım sana doyamıyorum, ne de güzelsin bakamıyorum şarkısının devamı nasıldı yee?'' diye soruyor. söylüyorum, teşekkür edip önüne dönüyor. muhasebe dersinde hesap kitap yerine coşkun sabah mırıldanıyor. içimi karıştırıyorlar.

    ''bana sormuştu. dönüp arkasını bana aşığım sana'nın sözlerini sordu, seviyor işte, o da kocaman seviyor beni, hayat pek bi güzel, derste çok çabuk mu bitti ne, olsun, otobüste tıkış tıkış gitmek de çok güzel, beni seviyor, aşığım sana''

    ahh işte.

    nerden bilirdim, derste sevgilisine aşığım sana'nın sözlerini mesaj olarak attığını. bilsem söyler miydim o şarkının devamını ona?

    söylerdim.
1041 entry daha