şükela:  tümü | bugün
  • politik bir deyimdir. ayrıca cia tarafındanda kullanılır.manası, yüksek merciilerden alınan talimatlar sonucu yapılan operasyonların kötü gitmesi sonucu , yüksek merciilerin iyiliği için bu talimatların alındığı kaynağın gizlenmesi veya reddedilmesidir*.
  • "yasa disi" kabul edilen bir operasyonun kotu gitmesi durumunda, devletin hadiseyi ustlenmeyecegini ozetleyen bir kaliptir. "bir bok yedik ama arkasinda durmuyoruz" meallidir yani.

    pek cok filme konu olmustur.

    "albay cansın ve adamlari operasyon duzenledikleri patagonya'da esir duserler. sadece bir adam onlara yardim edebilecektir..." gibi.
  • "makul reddedilebilirlik" şeklinde tercüme edilmesi ve bir operasyonun ters gitmesine ön hazırlık şeklinde yorumlanması daha doğru olacak bir terimdir. kötü gitme olanağı bulunan gizli operasyonların foyası meydana çıktığında, "vallahi bilmiyordum" diyebilme hakkına sahip olmak için sağlanması gereken şarttır.

    "bana bak jim, yakalanırsan tanımam seni haberin olsun" yaklaşımı, denial'dır. bu repliği içeren ses kaydının üç saniye içinde kendini yok etmesi ise, plausible deniability sağlamak için gerçekleştirilendir. özetle bu kavram, pis işler çevirirken sorumlu kişilerle çevrilen işler arasında bağıntı bırakmamak şeklinde tanımlanır. pis işler hakkında belge tutmamak, ya da en azından sorumluların isimlerini belgelere yansıtmamak, ileride göt edilme korkusu olmaksızın çamura yatma şansı sağlar.
  • encryption ortamlarında da adı geçen bir kavramdır. "ne lan bu outbox'ındaki şifreli e-mail? şirketin gizli bilgilerini rakiplere mi gönderiyosun godoş?" gibi bir soruyla muhatap olunduğunda "valla billa yok patron, bizim arkadaşa porno avi gönderiyodum, corrupt olmuş, şifreli falan diil o." cevabını verebilmek için, sözü geçen postadaki eklentinin*, şifrelenmiş bir dosya olduğunun ispatlanamaması gerekmektedir. patron bu eklentiyi bir hex editörde açıp başındaki* rar kelimesini görür, dosyanın uzantısını rar şeklinde değiştirir ve açmaya çalıştığında şifrenizi giriniz mesajıyla karşılaşırsa, plausible deniability'den söz etmek imkanı kalmamıştır. (bkz: truecrypt)
  • kişinin, hakkında bilgi edinmesinin zararına olacağını tahmin ettiği konu üzerinde bilinçli olarak araştırma soruşturma yapmaması şeklinde de sağlanır. söz gelimi bir avukat, biraz kurcalanırsa müvekkilini mahkum edebileceğini düşündüğü bir ipucu yakalar ve bilinçli olarak bu ipucunu takip etmezse, plausible deniability sağlamaya, mevzuyu ileride bir başkasının ortaya çıkarması durumunda "yaa öyle mi yapmış? ben hiç bilmiyodum, vay göt" deme hakkını saklı tutmaya çalışmaktadır.
  • derin devlet icraatlarinin uzerini sicak bir battaniye gibi orttugunden mutevellit ozellikle de istihbarat ajanslari tarafindan gozbebegi edilmis doktrindir. herkes bilmesi gerektigi kadarini bilmeli ve mozaigin kucuk bir parcasi hata yaptiginda buyuk resmi gorenler ve buyuk resmin guvenligi korunmalidir.

    uc sene sonra gelen edit: eklemeyi unutmusum, bu guzel doktrinin asil amaci insanlara "under oath" durumda iken yalan soyletmemektir. yarin obur gun bir congressional hearing olur, bir ifade vermek durumu olursa, plausible deniability tarafindan korunan insanlar kutsal kitap uzerine yemin ettiginde yalan soylememis olurlar, gelecekteki kariyerleri de ziyan olmaz.
  • white collar da sık sık duyduğumuz deyim.
  • zamanında çok sık duyduğumuz bir örneğin mission* ın başında yer alır.
  • bir tür rüşvetin belgesi mi olur pezevenk durumudur...