şükela:  tümü | bugün
  • oldum olasi sacma geldi bana. sen butun sezon kasip kavur ortaligi, sonra ust uste 3-4 mac kaybettin diye gitsin sampiyonluk, tam tersi bir durum da mumkun tabi.. liglerde heyecandan, sikeyi engellemesinden bahsediliyor ama ligin butun heyecanini aliyor bence. dusunsenize, 34 galibiyet, 3 malubiyet ile orta sira takimi olma ihtimali var..
  • sadece basketbolda degil baska bircok spor dalinda da playoff'lar yer alir. buna futbol, amerikan futbolu, beyzbol ve buz hokeyi de dahildir. playoff'larin sonunda sampiyon takim belirlenir.
  • bazi liglerde (nba, turkiye basketbol ligi gibi) normal sezon sonunda ligde belirli bir sirada bulunan takimlarin eleme usulu karsilasmalari.
  • bir fenerbahçe taraftarı olarak az daha adamların elinden kupa alıyorduk. bişey demiyim diye tuttum kendimi o kadar ama, haketmemiştik zaten o kupayı bu sene. uğraştık ama olmadı, bizim hakkımız değildi. bu playoff bokuyla alsaydık işte o zaman için cız ederdi. neyse sahibine gitti gene kupa, sorun yok..

    umarım bu skindirik sistemin ismini bile uzun zaman duymayız.
  • nba haricinde başka bir spor dalında ve ligde uygulanmasını mantıksız bulduğum saçma uygulama. tek mantıklı açıklaması da iddiası kalmayan takımları ligde iddiası kalır halde tutuyor olmamalı. belçika liginde uygulanıyor diye belçika ligi avrupanın en iyi ligi olmadı herhalde. yaparsın premier ligdeki gibi sezon sonu bulunduğu sıraya göre naklen yayın havuzundan aldığı parayı artıracak bir sistem bak bakalım maç satılıyor mu o zaman. bir de anlamadığım bir nokta neden basketbolda yaygın kullanılır bu playoff denen zımbırtı. veya futbolda neden yaygın değildir.

    mesela türkiye 1. basketbol ligi için örnek vermek gerekirse banvit normal sezonu ligde 2 yenilgi alarak -ki ikincisi son hafta liderliği garanti olduktan sonra kazanmak zorunda olan beşiktaş'a kaybettiler- bitirmiş bu saçma olay yüzünden çok iyi geçirmiş olduğu bir sezonu belki de şampiyon olamadan kapatacak. gereksiz ve ziyan bir uygulama.
    not: banvit'li değilim sadece aklıma takıldı bu yüzden yazdım.
  • eran riklis'in maccabi tel-aviv'in efsanevi koçu ralph klein'ın hayat hikayesinden bir kesiti anlattığı, her zamanki gibi yine vicdanlara seslendiği güzel filmi. trailer
  • her spora gitmez ama tek bir türü de yoktur; yani futbol ve basketboldaki playoff aynı olmak zorunda değildir. heyecanı öldürdüğünden bahsedilmiş. belçika futbol ligi için bence de evet ama nba, nhl gibi organizasyonlarda tam aksine bence muazzam bir şey bu. playoff bayramdır yahu. adaletsiz falan değil ayrıca... 4 galibiyete ulaşanın kazandığı bir seride nasıl adaletsizlikten söz edebilirsiniz? bir değil, iki değil, üç değil tam dört kavanoz bal. tek bir maç ya da bir pozisyonluk bir durum değil bu. hokey ve basketbol özelinde konuşacak olursam playoff birkaç gün değil yaklaşık iki ay süren bir bayramdır. isveç buz hokeyi liginden tutun da nba'ine kadar ligin takipçileri ve taraftarlar playoff zamanı coşar. bir kış hastası olarak 3 şubat sabahı bu entry'yi yazmamın nedeni de zaten playoff'un bu güzelliğidir: insan özler, bekler ve aylar öncesinden iple çekmeye başlar.

    normal sezonun önemini azalttığı doğrudur ancak playoff olmadıktan sonra basketbol ve hokey gibi sporlarda normal sezonun hiç anlamı olmayacaktır. bu sporlar doğaları gereği futbola kıyasla çok daha hızlıdır. "net" kazanan tayin edebilmek için gerçekten takımları birbirine kırdırmak gerekir. yine oyunun doğası gereği kısa zamanda çok maç yapmak mümkündür; haliyle iki takımın birbiriyle yedi kez karşılaşması çok absürt bir durum oluşturmaz. playoff olmasaydı çoğu sporda takip edilecek hiçbir şey kalmazdı.

    belki şu an zekâ yaşım dört olduğu için böyledir, büyüyünce düzelir bilmiyorum ama ben tam zamanlı iş sahibi bir adam olursam eğer, sanırım yıllık iznimin tümünü playoff'un en yoğun olduğu ilk haftalar için kullanacağım. hatta tüm sürece yayabilecek kadar uzun iznim varsa, hepsini kullanırım. "işinde gücünde" insan olmanın en kötü yanı bu türkiye'de: oturup da ağız tadıyla sabah akşam playoff takip edemiyorsun. şahsen "bomboş bir herif" olarak gözümü nisan'da açtığım ve haziran'da kapattığım nhl playoff maratonlarımı çok özlüyorum. red bull, kahve ve kaşarlı tost eşliğinde sapık gibi izlerdim. pehey. böyle bir zevk yok. playoff bambaşka bir güzellik.
  • playoff bazi guzel seyleri getirdi ve goturdu.

    getirdikleri
    sikisik mac programindan dolayi haftada mis gibi iki mac izler olduk.
    goturdukleri
    ligdeki rekabet. eskiden fener besiktas su anda galatasaray'i yakalamak icin her taraflarini kasarlatdi. rekabet yok. bir tek dusme hattindaki takimlar ciddilik gosteriyor. eger playoff sistemi olmasaydi tupcunun basi kaziktaydi yoksa.
    itibar. resmen iskoc liglerinine, belcika'ya donduk. iyice dandik bir lige sahip olucaz gibime geliyor.
    kurallari ise gayet muallak olarak durmaktadir ayrica.
  • spor toto süper lig'de sezonun şampiyonunu belirleyecek olan yeni statü. bu statüye göre normal sezonu* ilk 4 sırada bitiren takımlar arasında playoff ligi oluşturulacak ve bu ligi lider bitiren takım şampiyon ilan edilecektir. playoff liginde oynamaya hak kazanan takımlar bu lige normal sezonda topladıkları puanın yarısı ile başlayacaktır. yani 34 maçın 34'ünü kazan, sonra 3 maç mağlup ol şampiyonluk gitsin gibi bir durum tam olarak doğru değildir. en yakın rakibin 34'te 32 yapsa bile 3 puan önce başlayacağın için avantaj yine sende olacaktır. playoff liginde her takım diğer rakipleriyle 2'şer maç olmak üzere 6 maç yapacaktır. yani normal sezonda ligi 1. bitiren takım 2. bitiren takıma 36 puanın üstünde fark atacak olursa playoff ligini doğrudan birinci bitirerek şampiyonluğunu zaten ilan etmiş olacaktır.
  • playout'un guzel versiyonu, normal sezon sonrasi iyi biti$ yapan abilerin kapi$masi.