şükela:  tümü | bugün
  • tanrının balyozu altında tekrar tekrar ezilmesi gereken şeytan icadı. bre zındıklar siz siz olun çoluğunuza çocuğunuza bu tip gavur icatlarını hediye edip, onların doğru yoldan sapmasına neden olmayın. hatta çocuğu siktir ettim siz de uzak durun pileysiteyşın'dan. bütün kötülüklerin anası budur efendim şu saniyeden sonra. artık kızılay haftasında tüm çocuklar içki şişesi yerine pleysüteyşın çizmelidir, analar babalar çocuklarını parka bahçeye götürme bahanesiyle evden çıkarıp, sırf bu iş için açılmış terapi merkezlerine zorla yatırmalıdır. artık orda yavaş yavaş düzeltirler bağımlıyı. yoksa bu salgın giderek çevremizi saracak en son yaşlı teyzeleri de içine alarak tüm dünyayı tv karşısında ağzından salya akan, bilinçsiz canılılara dönüştürecektir. ben kurtulamam, ben bırakamam demeyin ömer de sizden biriydi;

    -sevgili ömer sen de eskiden bir pleyşitoşun bağımlısıydın, bunu nasıl kabul ettin ve nasıl düzeldin?
    -şimdi limon abi ben zaten oyun sever bir babanın artıklarını kullanarak, onu izleyerek büyüdüm. yani az buçuk bir aşinalık, bir pasif içicilik mevcuttu. ilk başlarda yarım saat kırk dakika ile başladığım oyun periyotları, zamanla uzamaya ve daha çok keyif vermeye başladı. son zamanlarda günün uyku dışında geçen tüm zamanını bu alete ayırmaya, kullanmadığım zaman da arkadaşlarla muhabbetini yapmaya başladım. zaten çok da arkadaşım kalmamıştı, görüştüğüm bir kaç kişi de halihazırda kullanıcıydılar. ben iyiydim de çevrem kötüydü limon abi. kurtulamadım bir türlü. top oynamaya sokağa çıkıyordum, arkadaşlarım "hadi vininge" falan diye kafeye sokuyorlardı beni. çok kötü zamanlar geçirdim anlayacağın.
    -sonra nasıl düzeldin peki (dikkat ederseniz soruyu ikiliyorum, süre doluyor demek bu, ali kırca'dan öğrendim)
    -işte baba dayağı olsun anne çemkirmesi olsun. sonra asosyal bir zombi olduğumu bana kanıtlayan yalnızlığım olsun kimse elinden geleni ardına koymadı. çok yardımcı oldular. poloyşüteyşın dan önce pc ye, üç ay sonra amigaya, en son da tetrise kadar düşürdüm dozu. allah kısmet ederse iki aya kadar kibrit çöpünden bilmecelere bile ilgi göstermeyeceğim.
    -peki ömercim senin gibi bağımlı arkadaşlarına söylemek istediğin bir şey var mı? ne tavsiye edersin?
    -şimdi sevgili arkadaşlarım, vining'de tam ceza sahasının köşesinden gol olmuyor denemeyin boşuna.
    -seni programa konuk alanda kabahat zaten ömer. bıraksam plazmaları falan parmaklayacaksın. adam değilsin ömer.
    - denedim ben çok, olmuyor.*

    yazarın notu: bu da mi gol degil ha soyleyin bunu da mi atamadim
  • 10 küsür yıldır orada burada ps2 oynayan bebeleri görüp iç geçirirdim. bildiğin içimde kalmıştı lan. evde pc vardı işte. ne gerek vardı şimdi plesteyşın? annem babam almazdı bana bir oyuncak daha. "yükle bilgisayara oyna, neyine yetmiyor" derlerdi. ben de bu muhtemel cevabı hiç verdirmeden günümü beklemiştim. o arada vice city mi çıkmadı, yoksa san andreas mı, çeşit çeşit guitar hero oyunları mı, hatta yeni bir playstation daha mı? attım içime bekledim gariban gariban. gözün kör olsun fakirlik :) lisedeyken gider pes falan oynardık öyle rastgele. keşke ps3 alan kafeciye diyeymişim "abey elde kalan cihazı sat bana" diye. sonra psp falan vardı, bi nevi ps2. çalındı o da :( sonra arkadaşlarlan gitar hero oynamaya gidiyoduk ama 2-3 seansta tam teşekküllü ps2 alacak parayı da harcıyoduk zaten.

    zaman geçti işte. geçen şubat sonu iyi kötü para kazanmaya başladım. arkadaş, kafana göre guitar hero oynamak insanın bu kadar mı içinde kalır? en ucuz yoldan bana guitar hero oynatacak gitarlı slim sistemi sahibinden.com'da kısa bir arama sonucu buldum. satan adama mesaj atıp "abi öğrenciyim, sen şu kadar yap evine geleyim alayım" bile dedim (gerçek lan:)). adam sağ olsun ertesi gün bana koca bir nike çanta (almaya kalksan en az 120 tl) ve bir iki vintage ps1 aksesuarı da hediye ederek paketi teslim etti. ortada bir sıkıntı vardı tabii (her türk filminde olduğu gibi garibanların özünde çok basit olan nihai hedeflerine ulaşmaları için bile bir challenge şart); cihazın çipi yoktu, c'est à dire, cihaz kopye oyun çalıştıramıyordu. bulsam alıcam orijinal. steam hesabımda 20den fazla oyun var (tamam kabul hepsini %75 indirimden aldım...) aşşada da belirteceğim gibi çok aradım ama normal olaraktan yok. hayırsever ağabeyin konsolla verdiği orijinal metallica ilen idare ettik. sonra para aktı falan zaten iyice de, dersler, sınavlar, iş güç, kafada dönüp duran okul bitecek mi soruları, gelecek kaygısı derken ps2'yi attım bir kenara. bu gergin ortamda konsolla vakit kaybetmek saçmaydı. ara ara eşe dosta sorup, internete ilan bırakıp orijinal oyun bulmaya çalıştım kafamı dağıtma ihtiyacı hissettiğim dönemlerde mamafih pek başarılı olamadım. sinanpaşadaki kıl bir herif (la var ya işte tuaf saçlı olan) bana kopya oyunu "sen bir dene çalışır, çalışmazsa gel filmle değiştirirsin" diye satmaya çalıştı, kanmadım tabi ama geleceğe yatırım olsun diye aldım. çalıştı mı, tabii ki hayır. kötü esnaf.

    azcık yine zaman geçti. dün oldu. törenle falan iyice bir mezun olduk şükür. güzel oldu kafa rahatladı. tabii kafadaki task manager'dan eksilen bir görevin yerini rastgele erişimli belleğe otomatik olarak giriş yapan bir diğer görev aldı: konsolu çantasından çıkardım, mezuniyet günü öğleyin işten çıkınca gittim sinanpaşa'ya, ilk gördüğüm dükkana girip "al abi buna çip tak parası neyse verek" dedim. şaka lan şaka. her dükkanı dolaştım 40 45 50 falan dediler. "40 düzgün yapmaz, 50 kazıkçı, 45 hakkını verir" dedim 45'çiye teslim ettim :)) ama adamlar cumaya gidiyolardı, akşama doğru gel dediler. gelemedim malum mezuniyet, yemek, aile falan. en sonunda bugün uğradım. aldım sonunda çipli ps2'mi elime :) yarın ev boşalınca ilk iş aylar önce aldığım guitar hero world tour dvd'sini takmak olacak. mutluyum :) ps3 almasam da olur yav. bunun bissürü oyunu var. ps3 için daha tv falan alcaz da... (fakirliğin boyutlarını şimdi idrak edebildik)

    ahaha yok lan aslında o kadar da fakir değilim, paranın yarısı kiraya gidiyo işte. günde 2 bira içince de ekstralara pek bi para kalmıyo. akp döneminde gerçekleşmiştir.
  • tarih itibariyle brezilya'da resmi olarak satışa sunulmuştur. hepimize hayırlı olsun(!).
    (başlık ve entry tarihi doğru, evet.)
  • çıkacak hiçbir konsol, bu konsol ile yarışamayacak. ps1 ve özellikle ps2, oyun yapımcılarının hala daha grafik yerine hikayeye ve sanat yönetmenliğine önem gösterdiği dönemlerdi. ps2'de bu tavan yaptı ve git gide oyun sektörünün büyümesiyle bu olay yerini donanımı aşırı zorlayan grafikler basmaya bıraktı. göze en iyi görünen oyun en çok satan ve en çok donanım sattıran oyun olacağı için bu çark böyle döne döne oyun oynama zevki bırakmadı. ps2 dönemi, yaratıcılıkta zirvedir. o dönemle asla yarışılamayacak. o dönemin tek rakibi 90'lar pc oyunları olabilir. o ilham artık gitti. yerini endüstriyel sıkıcılığa bıraktı.
  • hayatı boyunca yaşantısının bir yerinde oyun konsolları hep olmuş bir ''player'' olarak konsollarla ilgili ne zamandır kişisel bir değerlendirme yazısı yazmak istiyordum,kısmet bugüne oldu.

    bir 90'lar çocuğu olarak oyun konsollarıyla gerçek anlamda 1997 ilkbaharında tanıştım.ilk konsolum nes orjinli micro genius'tu.dönemin kartuşlu konsol pazarı atari,asahi ve game star'la birlikte bu marka'nın elindeydi.bugün x-box 360 oyunları ps3 oyunları gibi fiziksel olarak aynı ama makina'ya göre değişen cd sistemi o zamanlar yoktu,yani ister asahi olsun ister bir başka marka aynı altyapıya sahip tüm kasetler* saydığım bu konsollarda çalışıyordu.daha önceki yıllarda amigam olmadı ama ne olduğunu biliyorum ve az da olsa oynadım.bugünse kaçırdığım konsolları bir şekilde emulatorlerle telafi edip zaman zaman nostaljik oyunlara zaman ayırıyorum.mame32'yi retro oyun meraklılarına öneririm.

    2000'li yılların başlarında micro genius'umla vedalaştım.onu satıp 16 bit deneyimine kavuştuğum genesis alt yapılı sega mega drive 2 satın aldım.bilgisayar'da klavye ile oyun oynama fikri cazip gelmiyordu,konsol çok daha çekiciydi benim için.playstation alacak kadar zengin de değildik,playstation ihtiyacımı atari salonlarından giderirdim.metal slug,tekken,doom tarzı oyunları oynamak için atari salonları uğrak mekanlarımdı.ben sega satın alırken bir çok yaşıtım bilgisayar'da fifa oynuyordu ama hiç gereksinimini duymadım ve uzun yıllar bilgisayar sahibi olmak da istemedim.hal böyleyken sega canavar gibiydi benim için.mortal kombat'ın tüm serisi - 1-2-3 ve 3 ultimate - arcade kategorsinde efsaneydi.1-2 yılımı bu oyun için verdim desem yanlış olmaz.yine yaşıtlarım bilgisayar'da fifa oynarken international superstar soccer'ın lezzetinden maalesef haberleri bile olmadı.bu oyun konami'nin yaptığı en iyi futbol oyunlarından biriydi ve yeri bende hala ayrıdır.zamanı'nın çok ötesinde bir oyundu,bir devam oyunudur ve bugünkü pes serisi'nin de bizzat babası'dır.bunların dışında sega sonic serisi başta punisher,vectormen 2,doom troopers,sunset riders,streets of rage serisi gibi bir çok efsane oyunla 1988'de piyasaya çıkmış bir konsol olmasına rağmen uzun yıllar ayakta kaldı desem yanlış olmaz tabi sony playstation'ı piyasaya çıkardıktan sonra satışları doğal olarak düştü ama mega drive 2 sega'nın en çok satış yapan ve en başarlı konsolu olmuştur.aynı şirket 94 yılında sega satürn adında bir konsol çıkarmıştı ve 2000 yılına kadar oyun da çıkartıldı ama playstation'un karşında duramayarak zamanla kayboldu,dünya genelinde 17 miyon'luk bir satış rakamına da sahiptir.bahsetmeden geçmek istemem yine 90'lar da nintendo 64'de oyun piyasasında sağlam olmasa da bir yere sahipti açıkcası türkiye'de pek tutmadı.çeşitli nedenleri var.cd ile çalışan playstation ve sega saturn'un aksıne kasetle* çalışıyordu.servis ağı yoktu,kasetlerini temin etmek zordu ve oyun kasetleri* pahalıydı.bende yoktu,o dönem nes kullanıyordum.bu konsol'a sahip olanlar genelde avrupa'da akrabası olan arkadaşlardı ****.

    sega'mı iki yıl aktif şekilde kullanıp,sattım.2000'lerin ortalarında siyah slim playstation 2 satın alarak kendi oyun devrimimi gerçekleştirdim.oyun deneyimlerimin nirvanasıydı.atari salonları sırf bu makina için dolardı ve o makina artık evimdeydi ve aynı zaman bu küçücük alet rüyalar ligi uefa şampiyonlar ligi'nin resmi sponsoruydu*.winning eleven serisi baş döndürücüydü,mortal kombat serisi ona keza,fifa street serisi'nin ilk oyununu hatırlıyorum.dida,carlos,ronaldinho ve adriano'dan oluşturduğum takımımla tüm şehirlerdeki sahaları açtırdığımı...anımsama bile duygulandırıyor.fifa street'in soundtrack list de harikadır,meraklısına.god of war serisiyle de playstation 2 jübilesini yapıp,yerini yeni nesil playstation 3'e bırakıp piyasada geri plana çekildi.

    gelelim bu kişisel değerlendirmeyi neden bu başlık altında yazdığıma.90'lar da çocuk olup uzun yıllar atari oynamış biri için playstation 2'nin yeri ayrıdır.çünkü bu konsol,oyuncusuna kendinden önceki nesillere asla benzemeyen deneyimler sundu.2002 yılında winning eleven oynarken türkiye'yi almış bir genç,oyun içinde türkçe tezahüratlar'ı ilk kez bu konsolda duydu.futbolcu tip ve suratları ilk kez bu konsol'da tam anlamıyla benzedi.dövüş oyunlarında grafikler önceki nesilleri silip süpürdü.işin şu yönünü atlamamakta da fayda var.bir örnek açıklayıcı olacaktır.değil yenil bir konsol'un çıkması,örneğin her yıl piyasaya çıkan pes oyunu bile bir öncekini basit bir atari oyunu gibi gösterebiliyor.burada anlatmak istediğim playstation 2'nin oyuncusuna sunduğu heyecandı.ps 3 oynayan bir 2000 doğumlu bir çocuğa bugün komik gelmesi tabiki çok normal.ps3 kendinden önceki tüm nesillerin grafiklerini süpürmedi mi ? tabiki süpürdü ancak yaşım itibariyle beni bir yere kadar etkileyebildi.

    hala çok gencim,bilgisayarda oyun oynama fikrine hala alışamadım ve konsol oyunlarına bayılıyorum.playstation ve x-box ilerleyen yıllarda piyasaya çok daha üstün konsollar çıkaracak ama benim için playstation 2'nin yeri hep ayrı kalacak.
  • elektronik ve elektronik mühendisliğinden nefret etmek için bir sebep daha!

    dersine çalışırsın ömür biter, icadı ile oynarsın ömür biter...

    sikerim böyle aşkın ızdırabını!
  • ucuzlaması için playstation 3'ün çıkmasını beklediğim yüzyılın icadı. bi alsam evden dışarı adım atmadan pes'e vericem kendimi. boş vakitlerimde de need for speed oynarım. böyle bir hayat bekliyor beni...
  • eger evliyseniz ve sonuc odakli biri iseniz ve playstation 2 almayi dusunuyorsaniz hemen vazgecin, cunku esiniz kotu yola dusebilir, cocuklariniz tinerci olabilir, cunku playstation alinca iki - uc hafta ise gec gitmeye baslayacaksiniz daha sonra isten atilacaksiniz, para kazanamayinca cocuklar okulu birakaca evde ekmek olmayinca kariniz orospu olacak, sonra tekken den adliginiz gazla namusu kurtarayim derken yeryuzunuzden silineceksiniz,
    gidin kitap okuyun, otlari koklayin
    (bkz: ben ettim siz etmeyin)
    (bkz: komplo teorisi)
  • sonunda japonyada fişi çekilmiş efsane. az gelişmiş ülkelerde satılmaya devam edeceğine eminim. ama taa ki ps4 çıkana kadar. ps4 çıkınca tamamen satıştan çekileceğini düşünüyorum. onun yerini ps3 alır artık.

    çok konsol geldi, daha da çoğu gelecek. ama ps2 ayrı bir yerde olacak. efsaneler arasında ki efsane.
  • next gen konsollara fazla para harcamak istemiyorsanız ps2 kesinlikle doğru tercihtir. ps2'nin sunduğu oyun çeşitliliğini henüz hiçbir konsol sunamamıştır. oyun üretmesi donanımsal açıdan ps3'e göre çok daha kolay olduğundan, on yılda akla gelebilecek her tarzda oyun vardır. pes gibi oyunlarda ps3'ün zevkini vermez, ancak rpg tarzı oyunlar seven bir insansanız ve senaryoya, içeriğe grafiklerden daha fazla önem veriyorsanız sizin için şuan ps2'den daha iyi bir konsol yoktur derim. dört senesini tamamlayan ps3'ün bu alanda daha iyi bir başarı yakalayabileceğini sanmıyorum. şahsen kendisini geç edindim, ancak oyunlarıyla evimi şenlendirdi. çocukluğumun güzel ps1 oyunlarını da birkez daha oynamaya vesile oldu. maziyi hatırlattı, mutlu etti.