şükela:  tümü | bugün
  • bugun hurriyet'in televizyon programi kisminda turkce adinin "yas amin renkleri" olarak yazildigi film..
  • bugunlerde "the cider house rules" ile ilgi odagi olan tobey maguire yi iyice meshur eden film.

    ayni zamanda cok renklilikten oturu eve geldiginde yemegini hazir bulamayan babanin yasadigi drami anlatan keyifli yapim
  • soundtrackindeki fiona apple-across the universe mükemmeldir.
  • en bi super sozluk sekli
  • hastası olduğum renk templatei..
  • görüldüğü üzere herkesin favorisi olmuş kler'in süper şekilli template'ler dizisinden bir seçme, bir tandans. (so shoot me)
    eowyn ve ben "seni seçtik pleasantville" dedik, "bu super" diye onayladik.
    aslan clairvoyant dedirtir bana, benim kendi renklerim olan kullanilmis ped'i aldatmaya iter.
    dedirten birşey. ekol hatta.
  • makus kaderim siyah beyaz bir tvde izletti bana bu filmi. bi bok anlamadım haliyle. allahtan önce konusunu okumuştum, müzik falan değiştiğinde ufak ufak anlar gibi oldum kimi yerleri. hmm herhalde şimdi şu zımbırtının rengi değişti falan demekle geçti bütün film. buna da şükretmek lazım. elbet renkli bir tvde de izlerim birgün

    ya renk körü olsaydım; ya köpek olsaydım?
  • şarkıların çok yerli yerinde kullanıldığı filmlerden. hayatında kitap açmamış reese witherspoon'un dizide mary sue olunca birden entellektüelleşmesi de ayrı bir güzellikti.
  • göz yormayan, pek bi rahat sözlük skini.
  • muhafazakar amerikan toplumunu yerden yere vuran film. bunu yaparken zencileri kullanmayıp ari (?) anglo saxonları birbirlerine düşürmeleri de çok zekice. "sex doğaldır", "kitaplar hayatımızı değiştirir", "sanat yaşamı renklendirir" gibi mesajları seyircinin kafasına dank dank vurmadan, hafif bir tebessümle seyrettiren başarılı bir çalışma. tabi film boyunca gözlerim soda shop'un bir kenarında mırıl mırıl şarkısını söyleyen fiona apple'ı aradı ama neyse filmin sonunda onu da dinleme şerefine eriştik.