şükela:  tümü | bugün soru sor
  • dünya harp tarihinde, kendine marş yazdırmış tek yenilgidir.

    (bkz: plevne marşı)
  • savunma savaşlarına yeni bir boyut getirmiştir.(bkz: boy siperi).avrupa'da o zamana kadar en etkili şekilde boy siperinin kullanıldığı ilk savunma savaşıdır.gelecekteki 1.dünya savaşındaki savaş tekniklerinin öncülü olmuştur(bkz: siper savaşları) ki tanklar ve makineli tüfekler icat edilene kadar bu müthiş etkililiğini muhafaza etmiştir.kaybedilmesinin sebebi de savunmanın kırılması değil kuşatmanın getirdiği ağır bunalım ve destekten yoksun bırakılmasıdır.

    not:ayrıca mosin nagantların geliştirilmesinin sebebidir.
  • bu savunmada aurelian bayard chedjou fongang yoktur.
    olsa zaten bu kadar şanlı, dillere destan bir savunma olmazdı.
  • harb tarihindeki en iyi savunma savaşlarından bir tanesi olmaya aday, destansı bir direniştir. (bkz: 93 harbi/@fenahuyluspazo).
  • osmanlı ordusunun kullandığı silahlar.

    abdülaziz tarafindan amerikadan alınıp modifiye edilerek güçlendirilmiş
    "m1866 turkish contract winchester"
    http://www.militaryrifles.com/turkey/turkwin.htm
    seri ateş edebilen ve rus silahlarindan daha uzun menzilli silahlar.

    rus silahları,
    http://en.wikipedia.org/wiki/berdan_rifle

    ruslarin kullandığı silahlar.
    http://www.militaryrifles.com/russia/krnka.htm
    http://www.militaryrifles.com/russia/rberdan1.htm
    menzili ve atış kapasitesi bir hayli düşük silahlar.

    bize okullarda anlatılan, binbir yokluğa karşı yapılan direniş...

    http://weaponsman.com/?p=1823
  • evet, burada osmanlının silah üstünlüğünün bir rol oynadığı doğrudur. verilen kaynakta da buna biraz değinilmiş. söylenen şey şu:

    osmanlı askerleri rusları uzaktan büyük bir menzil üstünlüğüyle martini-henry gibi tüfeklerle vurabiliyorken, ruslar yaklaşınca da winchester tarzı repeating tüfeklere geçip inanılmaz bir atış gücü üstünlüğü sağlıyorlarmış.

    aslında osman paşa kuşatılacağını fark edip çekilmek için izin istemiştir ancak alamamıştır. aynı general paulus gibi...nereden aklıma geldiyse.
  • 12 kasım tarihinde itibari ile gazi osman paşa 'nın plevne’de teslim olmayacağını bildirip, rus ablukasına karşı tarihe geçecek şanlı direnişini başlatmasının 140. sene-i devriyesi olan savunmadır.
  • tarihte benzerine ender rastlanacak bir müdafaadır.
    gerçekleşen ilk üç muharebede ruslar'a geçit vermemiştir. aylar süren müdafaa sonunda erzak ve mühimmat sıkıntısı artık dayanılmaz hale geldiğinde, osman paşa kuşatmayı yarma kararı almış fakat yeniden plevne'ye geri çekilmek zorunda kalmıştır.
    10 aralık günü teslim olan osman paşa, çar tarafından iyi muamele görmüş ve kılıcı alınmamıştır. bu müdafaa sonraki yıllarda dönemin komutanları tarafından örnek alınmıştır.
  • oldukça önemli bir savunmadır elbette.
    hakkını kesinlikle teslim etmemiz gerekiyor. osman paşa, ne abdülhamitçi ne de ittihatçiydi. muhtemelen işini iyi yapmaya çalışan bir askerdi sadece, ne iktidar vardı aklında ne de şan şöhret.

    plevne hakkında bize öğretilen yokluk içinde yapılan destansı savunmadır. malesef ki, halkımızın böyle kendi topuğuna sıkma olayları çoktur. bugün biliyoruz ki osman paşa nın elinde, teçhizat bakımından ruslara göre üstünlük vardı. ama bu, yapılan savunmanın değerini düşürmez. kaldı ki yokluk içinde böyle savunma da pek mümkün değil. böyle masallar uydurup da gerçeğin üstüne leke sürmek herhalde bir tek bizim halka özeldir.

    plevne savunması ise, her ne olursa olsun, şartları objektif bakıldığında gayet de üstün bir askeri başarıdır. kılıcı teslim alınmayan bir paşadan söz ediyoruz.

    ulan bu olaylar amerika da falan yaşanacaktı ki, her gün ayrı bir filme çekilirdi. 93 harbi, ittihat olayları, birinci dünya savaşı... ne epik dönemlermiş.