şükela:  tümü | bugün
  • kendi çapımda çok dizi film izledim de yeniden izledikten sonra emin oldum ki gördüğüm en büyük twist (bkz: 24) dizisinin ilk sezonunda yaşanıyor.

    .
    .
    .
    .
    .
    --- spoiler ---

    sezon boyunca içeride bir başka köstebek olduğunu biliyoruz ama tony almeida veya george mason olması muhtemel duruyor. en sonunda nina myers dışında herkes olabilir diyoruz çünkü nina herşeyi yapıyor, ölümü bile göze alıyor, kendisine dair şüphe oluşturabilecek herşeyin sahte olduğu da ortaya çıkıyor. sonunda ise malum...
    --- spoiler ---
  • şudur:

    yeni bir şehirde yeni bir eve taşındık. muhiti çok bilmiyoruz ama sağdan soldan duyduğumuz yakınlarda gece geç vakitlere kadar silahlı adamların da takıldığı birkaç mekan olduğu ve hırsızlık da olan bir mahalle olduğu. insan ister istemez bu bilgilere göre hareket ediyor.

    taşındıktan 1 ay sonra yavaş yavaş semte alıştık, sokaklarda normal insanlar görüyoruz her şey yolunda. ama bir gece 5 el silah sesi duyduk ve bizim evin kapısının önünde ateş edilmişçesine yakından geldi ses.

    "evinde otururken camdan giren maganda kurşunuyla hayatını kaybetti" haberleri ile büyümüş bir neslin çocukları olarak eşimle pencereden uzak durarak ne olduğunu görmeye çalıştık. sonra buralarda böyle şeylerle karşılaşacağımızı zaten biliyorduk, kapımız kilitli, oturalım dedik ve sakinledik. dizi izlemeye devam...

    bi 15 dakika sonra dan dan dan dan dan ... 5 el silah sesi daha ve bu sefer gerçekten bizim evin önünden! sesi duymamla birlikte salonda kendimi yere attım kafamı korumak ve camdan uzak durmak için. eşim de aniden olduğu yerde dikildi. ses çok yaklaştığı için güvenliği aramaya karar verdik.

    oturduğumuz ev eski bir kooperatif sitesinde, siteye giriş kartla olmasına rağmen çoğu zaman bu kapılar bozuk. yani isteyen girebilir.

    her kapıda kamera ve yönetim binasında bu kameralar takip eden bir güvenlik görevlisi var.

    "valla ben şu anda kameralardan bir şey göremiyorum ama olmadı da diyemem. böyle şeyler olabiliyor. dışarı çıkmayın, karışmayın" dedi.

    ertesi gün başka arayan gören oldu mu diye güvenliğin yanına gittik. "şimdi burada oluyor...olmuyor diyemem, benim burdan müdahale etmem de mümkün değil. şimdi bazen biri geliyor abi içeride amcam var telefonla arıyorum ulaşamıyorum allah rızası için gireyim diyor, vicdan yapıyorum kapıyı açıyorum. ama adam belki hırsız onu bilmiyorum. yani böyle durumlarda baktınız bir şey oluyor hiç karışmayın polisi arayın." dedi.

    yanında güvende hissetmenin mümkün olmadığı güvenlik görevlisinin yanından ayrıldık, eve döndük.

    1 hafta sonra işten eve geldim, eşim henüz gelmemişti. yine aynı silah sesi. 5 el silah atılıyor hem de daha gündüz vakti! yavaş yavaş kapıya doğru gittim, kalbim yerinden çıkacak. kapı çalındı. kim o? market.

    açtım kapıyı. "abla burası k blok değil mi?"

    ...

    yanlış gelmişsiniz dedim. "geçenlerde de bulamamıştım adresi buraya gelmiştim. neyse ben gene arayayım nerde bunların evleri..." kapıyı kapattım içeri girdim.

    ...

    24 saat açık, evlere servis yapan bir marketin, gece vakti çelik kapıya vurarak silah sesi efekti yapabilen elemanı tüm durumu aydınlatmış oldu.

    kapıyı tekrar açtım, telefonunu istedim.

    ekmek su bi şey lazım olur.
  • insanoğlunun hem doyumsuzluğuna hem de bir şeyler olmalı hastalığına kurban giden sinema olayı.

    plot twist, malum, seyirciye yok artık dedirten, aaa bu adam katil miymiş diye şaşırtan yani kısacası beklenenin dışında bir sonuçla seyirciyi şaşırtmak demek.

    film seyircisinin çoğu, çok yanlış bir şekilde, izlediği filmin sonunu tahmin etmeye çalışıyor. sevenlerin kavuşması, katilin yakalanması, kahramanın dünyayı kurtarması gibi standart ve tahmin edilebilir sonlara alışan izleyici, hiç beklemediği bir sonla karşılaşınca şaşırıyor doğal olarak.

    90'ların ikinci ve 2000'lerin ilk yarısında çekilmiş birkaç film örneği vereceğim; fight club, olağan şüpheliler, the game, american beauty, altıncı his, the others, memento, makinist, identity... tabii ki bu filmlerden çok daha önce de şaşırtan sonlu filmler yapıldı. fakat yaklaşık on yıllık bu dönemde çekilen bu filmler hem kaliteli olması hem de beklenmeyen sona sahip olması sebebiyle kıymetli hale geldi. standart film anlayışından farklı olduğu için de dilden dile dolanmaya başladı. ardından plot twist olayı gelişti ve bir yerden sonra ise sıradanlaştı. sömürüldükçe sömürüldü.

    verdiğim örnek filmler plot twist içerseler bile, kült haline gelmelerinin sebebi sonları değil tabii ki. bu filmleri sonunu bilsen dahi defalarca izlersin, çünkü filmi asıl izleten şey sonu değil. anlattığı hikâye. seyirci, bu filmlerden aldığı tadı başka filmlerde de almak istedi. ama sorun, almak istediği tadın sadece plot twistle sınırlı olması. enteresan bir sonuç bekleyen, şaşırmak isteyen seyirciyi elinde tutmak isteyen sinema sektörünün bir kısmı da, kaliteli olmuş olmamış hiç bakmadan sürprizli son mantığına yöneldi. bu kaliteli filmlerden sonra, bu filmlerden daha iyi filmler çekilse bile plot twist olayı, bir yerden sonra kurtarıcı olmaya başladı. koy sonuna bir tane sürpriz, millet ağzı açık izlesin sonra sırf şaşırttı diye göklere çıkarıl. olmaz öyle.

    işte bu plot twist olayını abartan, ama abartmasına rağmen kimileri tarafından göklere çıkarılan yönetmenlerin başında oriol paulo geliyor. el cuerpo, durante la tormenta ve contratiempo filmlerinin yönetmeni. filmlerin hepsinin ortak özelliği plot twisti sonuna kadar kullanması. artık cılkını çıkartması ve sadece son odaklı çalışıp, ters köşe yapmaya çalışırken filmi ucuzlatması.

    plot twistin çok fazla kullanıldığı gerilim filmleri de dahil olmak üzere, bir filmin sonunun tahmin etmek o filmi kolay bir film yapmayacağı gibi, tahmin edememek de o film iyi film yapmıyor. fakat, filmi son odaklı izleyen kitle o kadar fazla ki piyasa resmen onlara hizmet eden filmler üretiyor. bir film piyasa işi olduğu zaten uzaklardan belli oluyor. küçük zeka oyunları, seyirciyi şaşırtması falan kurtarmıyor maalesef. mesele şaşırtmak da değil aslında, akla gelmeyen sonun iyi bir film için yeterli olduğunun düşünülmesi. şu sıralar gerilim filmlerinde, kurtarıcı ve kurtarıcı mantığıyla bakıldığı için de ucuz olan bu yola başvuran o kadar fazla film görüyorum ki bıktım artık. vallahi yıldım.
  • zincirleme olarak buradan izlenebilir.
  • son yıllarda sinemanın anasının ırzına geçmiş şeydir. bir yerlerinde bu veya bu olduğunu iddia eden filmlerin bir çoğu, izleyicilerden anlamsız şekilde olumlu tepkiler alınca işin iyice boku çıkarıldı. izleyici filmlerde bunları aramaya başladı ve bulamayınca da kaynağını iki yanağından tutup ayırarak "sikim gibi olmuş" yaftasını yapıştırdı ve yapıştırmaya devam ediyor.

    gerçekten akıllıca ve düzgün kurgulanmış plot twistler filme renk katıyor ancak bu durum saçma şekilde filmin geri kalanının önüne geçmeye başladığından beri sıkıcı bir hal almaya başladı. izleyicide de yine saçma şekilde film izlerken "film beni göt etsin" sevdası oluştu. izleyici filmlerin iyiliğini veya kötülüğünü buna göre yargılamaya başladı.

    filmler insanlara bir hikayeyi, kendine göre bir şekilde anlatıyor ve seni ters köşeye yatırmak zorunda değil. öyle yapması da filmin iyi olmasını garanti etmiyor.

    çok da meraklıysanız (bkz: oriol paulo)
  • (bkz: prestige)
  • olayı ermeni kaynaklarından takip edenlerin 14 temmuz 2020 azerbaycan ermenistan savaşı sonrası daha iyi anladığı kavram.
  • tanımlamak için cümle kurmak yerine şu görsel kullanılabilir.
  • örneğin, bir kadının ormanın kıyısında vahşi bir kurtla evcil hayvanı gibi oynayıp onu sevdiğini görürüz ama aslında kadın kördür ve kurdu kendi köpeği zannetmektedir.
  • tam türkçe karşılığı yoktur, filmlerde sürpriz son şeklinde tezahür eder, okuyucuyu ve izleyiciyi şok etme amacı güder ve hikayesini ona göre kurgular. filmlerde dizilerde ve romanlarda hatta bazı şarkılarda bile rastlanabilen son 10 senede de iyice popüler olmuş bir türdür.