şükela:  tümü | bugün
  • isa'dan sonra 205 - 270 yillari arasinda yasayan bir filozof, platon'un takipcilerinden; platon'un iyi ideasini yücelterek neredeyse her seyin ilaci haline getirmeye calismistir.
  • tarihteki en önemli mistiklerden biridir. hristiyan felsefesine geçişte kavramsal katkıları tartışılamaz. mistizminin kaynağı düşünce-akıl gerçeği-varlığı anlamaya yeterli degildir şeklindeki akıl yürütmesindedir. düşünce parçalayarak, analitik ilerler; varlığı şarta bağlar. düşünce ancak sınırlayarak ilerler. şarta bağlı olmayan gerçeği düşünceyle kavrayamayız. mistik bir kategoriye ihtiyacımız vardır. özne-nesne, us-madde ayrımı açıktır. başlangıç önermesi gerçek şarta bağlı değildir denebilir. platonculuğu da burada yatar. şarta bağlı olan -zamanda ve mekanda olan- varlık gerçeğin kendisi olamaz. formlar şarta bağlı değildirler, kazai değildirler. şarta bağlı olmayan tek varlık tanrıdır. aşkın kategorisi böylece hristiyan anlamını bulmaya plotinos ile başlamıştır. ontolojisinde gerek platon etkisi gerek hristiyanlık etkisi sonucu varlıklar arasında hiyerarşi bulunmaktadır. hristiyanlık ve yunan arasındaki hiyerarşi düşüncesindeki farklılıkta plotinos ile anlamını bulur. platonun derecelendirmesinde bu dünya direk sahtedir ancek hristiyan düşüncede derecelendirme olarak daha az gerçektir; sahte değil. bugün dünyaya bakışımızda bu derecelendirme açık bi şekilde görülebilir: taş-bitki-hayvan-insan gibi...
    plotinos hristiyan dusunceye öncülük etse de optimisttir. hristiyanlıkla genel anlamda çatışmaktadır. onun için kötülük iyilik eksikliğidir. hristiyanlıkta ise bu dünyada olmak en baştan kötü olmayı gerektirir. kovulmuşuzdur, (bkz: ilk günah) ...

    (bkz: tahir kocayiğit)
  • tek* ve akil* arasindaki ayrimi, her ikisini de tanrisal olarak tanimlamasiyla, hristiyanlik'taki teslis ve kabala'daki ayn sof anlayisina goz kirpan unlu dusunur.
  • squarepusherin hello everything albümünün en basarili eserlerinden biri.
  • "tanrı'ya giden 3 yol vardır.sanat,sevgi ve felsefe..sanatçı; doğanın duyularla algılanan güzelliğiyle, seven insan; ruhundaki ve bedenindeki görülebilir güzellikle, filozof ise doğal olarak sahip olduğu düşünme yeteneğiyle,gerçekleri görebilmesiyle tanrıya ulaşır" demiş, arapların "şeyh-i yunani" adını taktıkları antik filozof.
  • ms 205 yılında doğmuştur. ekol olarak neo platonizm yani yeni eflatunculuku savunmuştur. ancak bu ekol kendi zamanında pek uygulanamamıştır. hocası gibi o da kişisel hayatının öğrenilmesinden hoşlanmadığı için hakkında pek bilgi yoktur. 28 yaşlarında felsefeyle ilgilenmeye başlamıştır. antakyada o sırada hamallık yapan ammonias saccas'la tanışmış 11 yıl eğitim almıştır. hindistana gitmeye karar vermiş lakin o sırada iranda savaş olması sebebiyle canını zor kurtarıp geri dönmüştür. 40 yaş civarı romaya dönüp kendi okulunu kurmuştur. güvenilir olduğu için bir çok insan çocuğunu bu okula yollamıştır. enneadlar yani dokuzlu diye tabir edilen, 6 bölümden oluşan ve her bölümü 9 parçaya ayrılan kitabı yazmıştır aynı zamanda. bu başlıklardan bazıları: insan ve ahlak, dünya, basiret, ruh, zeka, varlık ve birliktir. 3 tip insanın tanrıya daha çabuk ulaşacağını savunmuştur. bunlar: müzisyenler, aşıklar ve filazoflardır.
  • aile soyağacımıza göre 47. kuşaktan dedem plotinus. iskenderiye tarafından istanbul'a, roma'ya kara yoluyla geliş gidiş zor olduğundan ailecek ortalarda bir yer olan malatya'ya yerleşmişiz o vakit. bunun dedemin kayısı sevgisiyle de alakası olabilir tabi.
  • hakim bin allah, bizim al muqanna yani, işte ölmeden önce bol platinus okumuş ve öğretisinden fışkıran sudur cerahatini onun ideasıyla beslemiştir.
  • "it is desire that engenders thought."