şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bulgaristan'ın filibe ilin bulgarcadaki adı. trafik kodu pb'dir.
  • 2019 avrupa kültür başkenti
  • sofyadan sonra bulgaristanın en büyük 2. şehri. genelde öğrenci şehri olarak tabir edilir. tıpkı eskişehir gibi. türkiyeden giden biriyseniz, sıkılma ihtimaliniz çok yüksek. şahsen gitmiş biri olarak söylüyorum gece hayatını sevmiyorsanız yapacak hiçbirşey yok plovdivde. zaten belli başlı yerler hariç, gece 12'den sonra sokaklar bomboş oluyor.
  • an itibari ile güneşin buz tuttuğunu düşündüğüm, eski ve kültürlü binalara sahip, buram buram aşk kokan şehir.
  • osmanlı zamanında yapılmış 56 adet camiinin 53 tanesinin dinamitle patlatılarak yok edilip sadece üç tanesinin kaldığı ve günümüzde bunlardan yalnızca bir tanesinin şehir merkezinde faaliyet gösterdiği şehir. old town ve antik tiyatrosu görmeye değer, ayrıca restaurantların, konaklamanın ve özellikle taksinin ucuzluğu insanı gerçekten şaşırtıyor. her gün saat 18:00'de postanesi önünden başlayıp yaklaşık iki saat süren rehber eşliğinde bedava yürüyüş turuna da mutlaka katılmak gerek; zira şehirde gideceğiniz yerlerde pek fazla ingilizce yazı, açıklama vs. göremediğimiz için turda anlatılanlar oldukça faydalı olmuştu.
  • bulgaristan'ın en büyük 3. şehri. nüfusu 338.153 yani inegöl'den biraz hallice.

    gece hayatı ile meşhurdur. gittim gördüm hakikaten güzel, tavsiye ediyorum.

    metro turizm ile bursa'dan 75 tl'ye otobüsle gidebilirsiniz. yaklaşık 10 saat kadar sürüyor yolculuk, gümrükte geçen zamana da bağlı bu.
  • 2014 yılı sonbaharında karayolu ile gittiğim bulgaristan'ın sakin ve güzel şehri. yeşilin en güzel tonlarını bu kentte sabaha karşı yağan yağmur ve sonrasında doğan güneş ile gördüm. sakin olmasına rağmen gece hayatı beni tatmin etmiştir. gece kulübü ve benzeri mekan severlere önerim (bkz: planeta payner)
  • aşık olduğum şehir. bir şehir ancak benim isteklerimi bu kadar karşılayabilir. güzel kızlar, güzel yemek, harika gece hayatı, rahat insanlar, trafik yok, sakin ve huzurlu; bir insan daha ne isteyebilir ki. hayatta çok ucuz, şöyle söyleyeyim en lüks gece kulübünde bir şişe jack daniels açtırmanın fiyatı 65 lira ve ortam istanbul'un en kral mekanlarına bin basar.

    hiçbir beklentim olmadan gittim ancak inanılmaz derecede memnun kaldım. son gidişim de olmayacak muhtemelen. genç bekarlara tavsiye gidin görün, tadını çıkarın.
  • ankara'dan kaçış planım sonrası kendimi attığım bulgaristan'ın ikinci büyük şehri. şimdi hesap ediyorum da dört koca yıl olmuş buraya yerleşeli. ve 4 yıldır da aşk ile bağlıyım bu şehre. geldiğim günden bu yana en küçük bir sıkıntı çekmediğim, gidilen ortamlarda konuşulan düzgün ve güzel ingilizceleri ile beni büyüleyen insanları, türk olduğunuzu öğrendiklerinde anlatılanların aksine size çok yakın ve samimi davranışları ile de kalbimi çalmışlardır.
    gidip görmek isteyenler için tavsiyem ilkbahar ortası ve sonbahar başlangıcıdır. istanbul, ankara gibi büyük şehirlerde alışılan gri binaların gölgesinde yürüme eylemi yerini tüm ana caddelerinde , ara sokaklarında asırlık ağaçlarında gölgesinde yürümeye bırakır. 7/24 açık non-stop marketleri sayesinde hiç bir zaman aç ve açıkta kalmazsınız. elinize bir bira alıp şehrin her yerinde içebilir , biranız elinde yürüyebilir , insanları ile sohbet edebilir hatta sizden başka içen insanları görüp yanlarına gidip eşlik edebilirsiniz. şehri yukarıdan görmek istediğinizde gidilecek adres "alyosha tepesi" veya orada yaşayan türklerin isimlendirdiği "aşıklar tepesi"dir. yemekleri güzeldir, ucuzdur. kendi şahsım adına en güzel restoran plovdiv'in center'ında bulunan "happy bar & grill"'dir. şöyle ki tl bazında 50 liraya iki kişi çok güzel bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. bu akşam yemeğinin içerisinde kişi başı 500 gram dana kırmızı et, 2 kadeh şarap , tatlısı dahildir. rock müzik dinleyenlerin kesinlikle uğramaları gereken yer "fabric" adlı bardır. türkiye'de artık bulunmayan salaş barları hatırlatır. içeride bulunan herkes anadili gibi ingilizce konuşur. fiyatları çok uygundur. mesela bir şişe bira (50cl) 3 tl'ye satılmaktadır.
  • bulgaristan'ın, sofya'dan sonra, ikinci büyük şehridir.

    şehre otobüs ile ulaştıysanız; ben nasıl bir yere geldim, ne berbat bir yermiş burası gibi düşüncelere maruz kalabilirsiniz. oysa ki, şehrin asıl güzelliklerine biraz uzaktasınızdır henüz. bir taksi ile alexander caddesi'ne ulaşmalısınız. burada, istiklal caddesi'ni andıran alexander caddesi'ni gezebilirsiniz. bu caddesnin sonunda, ya da bulunduğunuz yere göre başında, sizi ufak bir antik tiyatro ile cuma camii karşılayacaktır. bu antik tiyatronun olduğu yerde bir turist danışma bürosu bulup, ücretsiz şehir rehberi edinin ve şehrin tadını çıkarın.