şükela:  tümü | bugün
  • kuyruk sokumu kemiği
  • halk arasında kuyruk sokumuna verilen ad. aynı zaman da bir yöresel bir yemek.
  • eskişehir'de sakatatçılara gittiğinizde bulabileceğiniz bir sakatat türüdür pöç sığırın kuyruk sokumu da diyebiliriz.
    düdüklü tencereye koyup az suda kaynattığınızda suyu nefis bir sos oluyor demişti yemek işlerinden iyi anlayan bir dostumuz.
    deneyip göreceğiz bakalım.
  • koyunun kuyruksokumu kemiğine verien isim. pöç etide kemiğin üzerindeki et
  • üzerine düştüğünüzde uzun zaman kahkaha atmanıza, hapşırmanıza, öksürmenize, bağırarak konuşmanıza, büyük adımlarla yürümenize vs. engel olup ağlatan kemik. yok ağlayamazsın, ağlarsan da ananı ağlatıyor..
  • böyle kıç üstü düşünce varlığından haberdar olduğumuz; pöçü batmış dediklerine göre batabilen bi tarafımız.. düşünce-batınca-çıkınca artık hangi bölgedenseniz ona göre söylüyorlar, böyle önce yağla masaj yaparken tok diye takabiliyorlar bunu eli maharetli anneler, ananeler ve çıkrıkçı yerel halk (dayanamayıp burada kurşun dökme şeysinde el aldıktan sonra bunda da el aldığımı, çok tecrübeli olmamakla birlikte nereyi nereye sokacağımı öğrendiğimi ve yanlışlıkla zor durumda benim de elimin maharetli olduğunu söyleyeceğim.. çok eğleniyorum, çok).. kıçımızdan farklı bir yer olduğundan açıp masaj yaptırmakta az beis var, öyle çok sakat da değil bölge yani.. sakat tabii, kasenin çatlaması söz konusu.. ama hani aklında soru işareti olan olursa kıç mı diye.. ay niye olsun.. olsa banane be..
    neyse..

    pöçümüz batınca, oturamayınca simitçik denilen şeylere oyuruyoruz böyle.. yumuşak, havalı kıç minderleri.. ve yine de acıyor.. düşerken yüz üstü düşmekte, ağzını burnunu bilemedin kolunu bacağını kırmakta fayda var.. pöçümüze bişey olmamalı, zor geçiyor.. yanlış da takabilirler hem.. ondan korkabilirim..
  • (bkz: pöçü batmak) kıçınızın üstüne düştüğünüz vakit başınıza gelecek olan hadisedir. aman diyeyim ayağınız yere sıkı bassın.
  • büyük baş hayvanların kuyruk sokumu kısmına düşen ve omurilik devamı olan kısım.

    yüksek miktarda yağda içeridiği için son derece yumuşak ve ağır olan ilginç bir çorbaya da konudur.
    16 saat gibi sadece kendi kemik suyu ile pişirilen çorbası, genellikle kışın tüketilir ve evlerde yapılması son derece zahmetlidir. bu işin ustaları kelle ve paça konusunda da uzman olurlar ki, pöç onlar için çok daha zor bir süreçtir. etin ve kemiğin çok taze tercih edilmesi durumunda -görünümü- sanki ciğ izlenimi verir fakat tat olarak bariz bir şekilde pişmiş lezzeti alırsınız. iki parça omurilikten neredeyse 70 grama kadar et çıkar ve corba hali ile içindeki kemiği sallamanız durumda etler kemikten doğrudan ayrılır. son derece ağır ve yağlı bir et olduğu içinde çorba şekli biraz ironik gelebilir fakat pilav ile tüketilmesinden daha keyifli bir yiyecektir. soğuduğu zaman yağların donması biraz itici bir görüntü doğurabilir ve çorba hali kesinlikle ilk piştiği sıcaklıkla tercih edilmelidir. yok eve sipariş edelim bebe şebe falan da yesin derseniz etleri kurufasülye içinde kullanmanız gerekir.

    baharat tercihi kekik üzerine yoğunlaşsa da (ki kekik, bazı etçiler tarafından yok efendik kötü etlerde kullanılır seklinde bir tepki çekiyor) kimyon etin lezzetinin önüne geçmeden hoş bir hava katıyor. acı tabi tercih durumuna göre kullanılabilir fakat kırmızı toz biber sanki daha anlamlı bir tat veriyor bu et parcasına. kemiğin kendi suyu ise ayrı bir lezzetli ki içine bir şey atmadan doğrudan tüketilmesi daha makul. etlerin ayrıştırılması sonrasında ekmeğin arasına dizdikten sonra bahse konu baharatlar üzerine serpiştirilirse, mal gibi yenmesi planlanan ekmek-çorba ikilisi orijinal bir birliktelik.
  • pöç eti yemeyen birisi et yedim demesin.özellikle kayseri'de altınsaray kelle paça salonunda yapılan pöç dillere destandır.yolunuz düşerse mutlaka tadılmalı.
  • kasabı var, çok ünlü, (bkz: pöç kasabı)pöç kasabı