şükela:  tümü | bugün
  • son açıklamasında yönetmeni jodorowsky'nin: "eğer sihir bana yardım etmeye devam ederse, sanırım "sonsuz şiir" benim en iyi filmim olacak." dediği, çekimleri devam etmekte olan film.
  • alejandro jodorowsky'nin çekimleri için indiegogo üzerinden fon toplamya çalıştığı yeni filmi.

    https://www.indiegogo.com/…orowsky-endless-poetry#/
  • sabırsızlıkla beklediğimiz jodorowsky alemeti farikası
  • la danza de la realidad'ın devamı, muhtemelen bir beşlemeye dönüşecek alejandro jodorowsky otosinesinin ikinci filmi.

    kimse paylaşmamış ben paylaşayım madem: fragman

    ayrıca bu sene istanbul film festivali seçkisinde yer alacak film. acaba jodorowsky de gelir mi? hadi bakalım.

    edit: üçleme->beşleme. ayrıca gelmedi :(
  • --- spoiler ---

    "şiir!
    aydınlatacaksın yolumu!
    yanan bir pervane gibi!"
    --- spoiler ---
  • sürrealizmden anlamıyorum; ne breton'dan, ne dali'den, ne éluard'tan... yine de, sinemada sürrealizm deseniz, aklıma gelecek ilk ismi biliyorum; alejandro jodorowsky.

    jodorowksy, otobiyografik bir üçleme hayaliyle; önce la danza de la realidad filmini koydu karşımıza 2013'te *, şimdi de poesia sin fin. anlattığı; kendi gençliği, ailesiyle ve özellikle babasıyla ilişkisi, şiirle tanışması, ilk aşkı, ve en çok da kendi kendini keşfetme hikayesi. her sahne öyle ince ince düşünülmüş, öyle güzel dekorlarla, öyle güzel kostümlerle, öyle güzel renklerle işlenmiş ki; "böyle bir dünya gerçek olamaz" demekten kendinizi alamıyorsunuz. işte o anda; gerçek dünyadan çıkıp, jodorowsky'nin dünyasına giriş yaptığınızı da anlıyorsunuz.

    filmde babasının gençliğini oynayan adan jodorowsky karakterinin, babasını affettiği ve onunla vedalaştığı sahnedeki sözü ile veda edeyim ben de bu filme;

    "beni sevmeyerek, bana sevginin ne kadar güçlü olduğunu öğrettin"
  • ılk filmi izleyip bu filmi daha çok beğenen olduysa bana uzunca bir izahat vermesini talep ediyorum! şaka bir yana sonu hariç ortalama bir seviyede ilerliyor film. aslında ilk film bu kadar guzel olmasaydı belki bu film için de farklı bir yorum yapabilirdim ama maalesef yapamıyorum. klasik jadorowsky esintileri var evet surreal zaman zaman imgesel ama işte o üçlemenin ilk filmi yok mu! kelimeler dökülmüyor ikinci filmi yani bu filmi sevemiyorum. son kareler hariç üçlemenin son filmine bizi götüren bir köprü olarak kabul ediyor ve geçiyorum...
  • anlayabildiğim tüm imgelere hayran olduğum, anlayamadıklarıma da saygı duyup, araştırmak üzere bir kenara koyduğum bir filmdir. düpedüz bir masaldır ismi ile müsemma.

    --- spoiler ---

    yönetmenimiz alejandro jodorowsky arada bir sahneye ilham perisi kıvamında girer ya da geçmişte yaşanmış bir mevzuya uzaktan bakarak içindeki küsmüşleri barıştırır. uçarı gençliğini yatıştırır. sahnelere girişleri de bir yönetmen edasıyla olur. kimi zaman gençliğine -yani gençliğini oynayan oğlu adan jodorowsky'e arkasından sarılır ve: "hayatın bir anlamı yoktur: yaşa! yaşa!" diye direktif verir. kimi zaman da babasını oynayan oğlu brontis jodorowsky nin dudakları ile kendi gençliğine bir öpücük kondurur.

    --- spoiler ---

    yıllar var ki böyle güzel bir şey izlemedim ben. sinema değil diyenler benim umrumda değil, bir konçerto belki, belki de bak bak bitmek bilmeyen bir resim. sanat nihayetinde en kallavisinden. ismine bu kadar yakışır mı bir film ya da bir filme bu kadar yakışır mı bir isim?

    film festivali dahilinde türkiye'de gösterime girdiğini görünce tesadüf eseri biletimizi almıştık. hayatımda verdiğim en doğru karar olduğunu düşünüyorum. her küçük ayrıntıya anlam kırıntısı yükleyen bir manyağa, yani bana "yaşa" diyen jodorowsky, bu filmle hayatımda çok şey değiştirdi. doğru zamana denk geldiği şüphesiz. yaşa, yaz, çek, öp, seviş! durma! çünkü hayat, gerçekten ama gerçekten çok kısa.

    film müziklerinde adan jodorowsky imzası varmış. şöyle buyrun
  • görsel olarak kendine haslıkları olmasına rağmen, jodorowsky'nin yazar olarak sağlamlığına örnek verilebilecek diyalog ağırlıklı bir film. filmin altyazısı yokken pek dağınık olan görüntülerin teatral absürtlüğü, diyaloglarla basit, takip edilebilir ve ikna edici hale geliyor.

    kickstarter projesinde hedeflenen tutar 350.000 abd doları iken, $442.313 bağış almış. jodorowski 50 senedir filan şili'de yaşamamış olmasına rağmen, şili'de çekilmiş. şili'li bir eleştirmen, "uzun süredir şehrimin (santiago de chile) hissini veren böyle bir film görmedim" demiş. https://vaguevisages.com/…dorowskys-poesia-sin-fin/

    epey mizahi bir film bence.
  • gün itibarıyla malum sitelerde boy göstermiş jodorowsky filmi.