şükela:  tümü | bugün
  • çevirelim derken çevirilemeyen kavramlardan ama dile girdi bir kere.
    türkçede "siyaset gereği, siyaseten doğruculuk" ; daha da beteri "politik doğruculuk" ne mana ifade eder semantik olarak bilemedim.
    politikayla siyasetin birbirinin karşılığı olarak kullanılıyor olması , "politik olarak doğruculuk", "politik doğruculuk" ifadesini manalı kılmaz...kılmaz efendim.

    bunu duyduğumda "sosyolojik doğruculuk" gibi bir ucube kavram geliyor aklıma.
    politically correct'teki "politic" türkçenin "siyaset"ine mi tekabül ediyor, bi düşünsenize.

    siyaset felsefesine giresim yok ama yolunuz yol değil diyeyim. bunun cehennemi var, kızgın demirle makat dağlaması falan var. büyük günah.
  • yavşaklık'ın politik doğrucu hâlidir.
  • siyaset harici kullanıldığında da gözünün içine bakarak ağzınıza bir parmak bal çalmak suretiyle yalan söylemektir. örneğin iş yaşamında "seni bu pozisyonda artık düşünmüyoruz siktir olup gidebilirsin" yerine "şirketin vizyonu gereği atacağımız adımların başlangıcı olarak hayati görevler ekibindeki görevin yerine senin daha etkin çalışması gereken sikimsonik işler ekibinde şu pozisyonda faydalı olacağını düşünüyoruz" derler. politik doğruculuğun bir özelliği de söyleyen de dinleyen de -akıllıysa tabi- yalan olduğunu ve amaç doğrultusunda bunların söylenmesi gerektiğini bilir ve göz yumar. kimse kendisine ananı sikeyim dedirtmez ama söylemesini bilen kişi hedehödö parametrelerinin gerekliliği adına annenizin doğum sürecinden geçmesi ve bu sürecin şu aşamasında benim de rol oynamam rerörerö kriterlerinin gerekliliği adına zorunlu olmaktadır derse gerçekten gerekli olduğuna inandırabilir.
  • çok sayıda güzel şey söyleyerek aslında çok kötü tek bir şey söyleme sanatı.
  • dili ayrımcı ifadelerden arındırma çabalarını "politik doğruculuk" kavramını kullanarak küçümseyenler oluyor. bunun küçümsenecek bir şey olmaması bir yana, bu küçümsemeyi yapanlara göre amacımız ne acaba? entellik taslamak mı? farklı görünme çabası mı? elitist takılmak mı? düzeltme hevesimizi tatmin etmek mi?

    ayrımcılığın nesilden nesle aktarılmasındaki en güçlü unsurun dil olduğunun ve hak gasplarının birçoğunun kökeninde ayrımcılık yattığının farkında değiller mi? "ermeni" kelimesi bir aşağılama olarak kullanılmasaydı, hrant bu kadar kolay öldürülebilir miydi mesela? "adamlık", "erkeklik" övülmeseydi, kadına dair her şeyden bir utanç kaynağıymış gibi bahsedilmeseydi, bu kadar kadın cinayeti olur muydu ve katiller eften püften nedenlerle ceza indirimi alabilirler miydi? "hayvan" kelimesi aşağılama amacıyla kullanılmasaydı, insan dışındaki hayvanların aşağılık olmadıkları idrak edilebilseydi, diğer hayvanlara bu kadar eziyet edilir miydi?

    gelecek nesillere daha güzel bir dünya bırakmanın yolu, onlara temiz bir dil miras bırakmaktan, yani politik doğruculuktan geçiyor. diyebilirsiniz ki "ohooo, bu kadar yazılı/görsel eserde ayrımcı ifadeler bolca kullanılmışken, bu dediğin mümkün değil". mümkün mü, değil mi, bununla ilgilenmiyorum. dili olduğu gibi kabul etmek zulme ortak olmaktır. kendine yakıştırabilen yapsın. ayrıca, dili arındırabilirsek, o eserler de insan türünün geçmişte kalmış, zihnen az gelişmiş bir seviyesi olarak, antropolojik inceleme konusu olur, merak etmeyin.

    politik doğrucu arkadaşınızdan sevgilerle...
  • romantik muhaliflerin pek sevdiği kavram.
    kelimeler konusunda politik doğruculuk yapan,bir şeylerin değişmesi için öncelikle kelimelerin değişmesinin gerekliliğine inanan insanlara saygı duyamıyorum.

    eşcinseller zamanında "ibne,götveren" gibi kelimeler kullanılmaya başladığı için ötekileştirilmedi,ötekileştirildiği için böyle kelimeler hakaret olarak kullanılmaya başlandı. ya da kadınlar "bayan,kız,namus,amk,kaşar" gibi kelimeler kullanıldığı için 2.sınıf muamele görmedi,kadınlar 2.sınıf muamele gördüğü için bu kelimeler türedi ve hakaret olarak kullanılmaya başlandı.

    yani algı değişirse,insanlara gerekli eğitim verilirse kelimeler ya da yüklenilen anlam kendiliğinden zaten değişir. takılı kalmayın böyle şeylere amk.
  • ekşi sözlük'te debe'ye girmek için samimiyetsiz gerek ve yeter şart.