şükela:  tümü | bugün
  • güney fransa'daki bu önemsiz gözüken kasabada, 16 ağustos 1951 yılının sabah saatlerinde insanlar birden kitleler halinde çıldırmaya başlamışlardır; halusinasyon görenlerin, histeriye kapılanların sayısı yüzlerce insanı bulmuştur. hastaneye götürülenlerin yatağa bağlanması veya zincirlenmeleri gerekmiştir. olay sonunda 250 kişiden fazlası bundan etkilenmiş, yaklaşık 50 kişi akıl hastanesine kapatılmış, 7 ölüm yaşanmıştır.

    ilerleyen yıllarda yapılan araştırmalar, o gün kasabada hazırlanan ekmeklerin yapıldığı una ergot isimli bir bitki mantarının ve bu mantarın içindeki kimyasalların karıştığı ihtimalini ortaya koymuştur. bu fikre göre, ergot bulaşmış undan yapılan ekmekler lsd benzeri semptomlara sebep olabilmektedir. ancak bu açıklama birkaç konuda yetersiz kalmıştır; ilki mantardan geçebilecek kimyasalın, işlenmeden veya yüksek konsantrasyonda una eklenmeden, bu ölçüde yaygın ve bu derecede güçlü belirtilere sebep olamayacağı ihtimaliydi, ikinci yetersiz kaldığı nokta ise, yüksek fırın ısısının bu etkileri yok edip etmeyeceği idi.

    yıllar sonra bir amerikan gazeteci, olaya ilişkin muhtemel cia bağlantısını ve lsd ve lsd benzeri madde testlerini işaret eden bazı belgelerle çıkagelmiştir. işin en ilginci de, avrupa'da o tarihte lsd sentezleyen tek laboratuarın, pont-saint-esprit'ye sadece 100km yakınlıktaki sandoz laboratuarları olması ve ortaya çıkan belgelerin bu lab'ın sahibi sandoz şirketi ile cia arasındaki bazı "özel, gizli" konuşmalara işaret ediyor olması.

    olay hakkıında daha detaylı bilgi için: http://en.wikipedia.org/…esprit#1951_mass_poisoning
    bbc'nin ortaya çıkan belgelerle ilgili haberi için: http://www.bbc.co.uk/news/world-10996838
  • https://www.youtube.com/watch?v=nms6bskzs40

    edit: videonun altında yer alan yorumlar güldürmüştür.

    "baba oradan 2 baget sar bu gece harmanım"
    "cia nın fransa'da deneyleri mi oluyormuş?"
    "allah cıa'nın belasını versin inşallah"
    "bu cıa 'lerde ne yavşak insanlar?"
    "kim yaptıysa beddua edecem?"
    "canan karatay was right?"