şükela:  tümü | bugün
  • bugün uluslararası boğaziçi film festivali dahilinde seyrettiğim film.

    hindistan ve o çevrenin filmlerini, dizilerini ve müzikleri çok sevmem. bu filmi de öyle sandım ama içerisinde fil olduğu için bilet almıştım. lakin hiç de öyle bir film çıkmadı. o kültürden uzak bir film.

    --- spoiler ---

    film geçmişteki mutluluğu boşuna aramayın, bulamazsınız diyor. lakin geçmişteki o mutlu anları hatırlayarak mutlu olabilirsiniz diyor.

    film de buda rahibinin sahnesini epey beğendim. kule, vibratör ve ağaç sahneleri de iyiydi.
    --- spoiler ---

    trailer

    imdb

    yönetmen : kirsten tan
    yapımcı : lai weijie, deng li, zhang jianbin, huang wenhong
    senarist : kirsten tan
    görüntü yönetmeni : chananun chotrungroj
    kurgu : lee chatametikool
    oyuncular : bong, thaneth warakulnukroh, penpak sirikul, chaiwat khumdee, yukontorn sukkijja, narong pongpab

    --- spoiler ---

    yaşama sevincini kaybetmiş bir mimar, uzun zaman önce kaybettiği filine bangkok’ta rastlayınca onu da alarak tayland’ın diğer ucuna doğru yolculuğa çıkar. niyeti fille birlikte büyüdükleri çiftliği bulmaktır.

    kirsten tan

    filmleri singapore, rotterdam, toronto ve busan film festivali’nde gösterildi. cnn’in “izlenmeli” listesinde yer aldı ve “dahdi” filmiyle güneydoğu asya’dan en iyi kısa film ödülü (2014) ve “fonzi” filmiyle de singapore uluslararası film festivali’nde en iyi yönetmen ödülü (2007) de dahil olmak üzere çeşitli uluslararası ödüller kazandı. uzun metrajlı ilk filmi “pop aye” berlinale talents, cannes atelier ve yapım ödülü’nü kazandığı torinofilmlab’de geliştirildi ve prömiyerini 2017 sundance film festivali’nde yaptı.
    --- spoiler ---
  • singapurlu yonetmen kirsten tan'in 2017 tarihli, tayland - singapur ortak yapimi filmi.
    sundance film festivali'nde juri ozel odulu kazanmis.
    bas rolde ise yakisikli bir fil (bkz: bo).

    son donemin sayica ender, nefasetli filmlerinden.
    oyunculuklar, oykunun ilerleyisi, diyaloglar, kara mizah, hepsi ahenkli, ozlu, yerli yerinde. ne elini kolunu kasini gozunu sahnede sallar gibi tiradlar, super kahramanlar, tilsimlar, ne tuhafliklarda sasirtmacalarda zorlama sahikalar, ne belgesel gibi donuk, kuru kuru kesitler.
    104 dakika sahici, hakiki sinema.

    oykunun catisi, tomris uyar'in kalemine yarasir bir dogrultuda ilerliyor.
    --- spoiler ---
    yasaminin sonbaharina yaklasan mimar thana (bkz: thaneth warakulnukroh), eskimis, modasi gecmis, degersiz hissetmektedir. hem iste, hem de evde sonbaharin ugultulu ruzgarlari.
    delikanlilik caginda parildarken urettigi "gardenia square" projesi de omrunu doldurmus. o civil civil yapilar bosaltilmis, yikim sureci baslamis. is yerindeki konumu, yaldizi dokulmus, eprimis, cope atilacaklarin yaninda.
    bir aksam elleri direksiyonda evine donerken, yol kenarinda yurutulen bir file gozu takilir. bu kocaman hayvanin endaminda, cocuklugunu, koyunu, koklerini andiran akisler gorur gibi olur.
    bir kivilcim cakar. gidip fili satin alir. cocuklugunda koyunde oynadigi oksuz bir fil (pop aye) olmalidir bu. kentte okumak icin para ararken, bir sirke sattigi. simdi thana okumus yetismis de ne olmus? filcik sirklerde surunmus, omrunu tuketmis de ne olmus? ne anlami var?
    ikisi de kentin karmasasinda cignenip tukurulmeden, ayaklari daha fazla betonu cigneyip incinmeden, koyde kirlara, o mutlu isiltili eski gunlere donmeli.
    boylelikle, fil ile mimar sirt sirta verip uzunca bir yolculuga cikarlar. karmanin burgaclari, gel-git'leri ile cesitli isler gelir baslarina. insanciklarla karsilasirlar. dostluk, dusmanlik gorurler.
    sonunda thana'nin koyune, ihtiyar amcasinin yanina varirlar. ama ne koy kalmis, ne fil, ne de insanlar. hersey altust olmus zamanla. hepsi sularda yanip sonen yalanci akislermis. sonunda bir bakmis ki thana, hepi topu bir arpa boyu yol gidebilmis.
    demek zamanda geri gidilmiyor. o yollardan mutlu, isiltili, eski gunlere varilmiyor.
    fili kirlarda birakip, kente evine doner thana.
    ortaligi toplar, esiyle bakisir, konusur.
    bu bosluktan, bu eskimis, yipranmis, degersiz histen esinin sevgisine, guvenine tutunur.
    esi, thana'nin tasarlayip urettigi yapinin saglamligina depremde siginacak kadar guvenmis. sonbaharin, kisin ruzgarlari sertlestiginde, felaketler depremler zemini salladiginda, yine birbirlerine guvenecekler.
    degil mi ki ask orgutlenmektir. sevgi emektir. saglam, yikilmaz yapilar insa edebilmektedir bahtiyarlik. ne kalacak elimizde, sevgiden, emekten, emekle dikilmis yapilardan baska, omrun son duzlugunde?
    --- spoiler ---