şükela:  tümü | bugün
  • soru/cevap sekansında* pena'ya gelen youtuber konuklara dair eleştiriler gelmişti "bu lüzumsuz tiplerin sözlükte ne işi var" diye. ben de "sözlükte o kadar takipçisi varsa lüzümsuz olamaz" kıvamında bir şey demiştim. oradan da "vay popülerse iyidir diye geçiştirdi" şeklinde eleştiriler gelmişti.

    aslında orada onu kast etmiyordum. yani bir şeyin popüler olması onu beğenmek zorunda olduğumuz anlamına gelmiyor elbette. ama bu vesileyle bir konuyu netleştirmek istiyorum: modern toplumlarda tesadüfi popülerlik diye bir şey yoktur. yani "bu da balına şöhret oldu yea" diye geçiştirilen her kişinin o kadar popüler olmasının arkasında ya kişinin kendisinin ciddi özverisi ya da o tarz birine toplumun bir kesiminde şiddetli ihtiyaç vardır. bu özveri ya da ihtiyaç, popülerliğin süresinin uzunluğuyla doğru orantılı olarak artar.

    biz genelde bu insanları sadece önyüzleriyle, sunumlarıyla gördüğümüzden arkada dönen mücadeleleri, çabaları, özeni vesaire görme imkanına sahip olamıyoruz. bize hitap etmeyen içeriğinin hitap eden kitleler için ne kadar ince işlendiğini, nokta atışı kurgulandığını anlamıyoruz. görünüşte vasat da olsa, uyduruk da olsa hedefine ulaşmayı sağlayan unsurlarla bezeli olduğunu fark edemiyoruz. müşterisi olmadığımız dükkanı eleştiriyoruz.

    yani bir insanın popüler olması herkes tarafından beğenilmek zorunda olduğu anlamına gelmez ama o kişinin bir kesimin dikkatine aday sonsuz insanı geçerek o konuma ulaştığı anlamına gelir. bu size o kişi vasat da görünse tırt da görünse öyle.

    bu insanları beğenmemeye hakkınız olsa da "lüzumsuz" deyip kenara atmak kendisini beğenenleri de aynı gerekçeyle kenara atmadan mümkün olmuyor. insanları deste deste toplayıp kenara atmalardan vaz geçelim artık.

    popülerse iyidir diyemeyiz belki ama popüler olmayı kesinlikle hak ettiğini söyleyebiliriz.
  • ulan kim yazmış bunu dur şuna okkalı bir laf sokayım derken nick’i gördüm
    (bkz: senin olduğunu bilmiyordum ssg al vur beni)
  • netleştirilmiş konuyu tekrar bulanıklaştırmak istiyorum: modern toplumlarda tesadüfi popülerlik diye bir şey vardır. hatta günümüzde daha sık rastlanır. ama burada popüler derken neyin kastedildiği önemli. eğer kastedilen "ünlülük", "tanınır olmak", "azımsanmayacak bir kitle tarafından bilinir olmak" ise, popüler olanın emeği, popüler kılanın da ihtiyacı öncelikli ve şart değildir.

    yolda balona röveşata çekerek de ünlü olabilir, günlerce gündemi meşgul edebilirsiniz. çünkü elimizde bunun örneği var. ortada hiçbir emek ve özveri olmadığı gibi, kimsenin buna ihtiyacı da yoktu. olayın yaşandığı yerde kamera olmasa hiç kimsenin haberi dahi olmayacaktı. tamamen tesadüf eseri gelişen hadiseler neticesinde birisi popüler oldu. 3 gün popüler olması onu tam popüler yapmıyorsa, popülerlik kıstasını kim, neye göre belirliyor? danla biliç ismini sözlükte öğrendim. etkinliğindeki soru cevapları okumadım. ne ile ünlendiğine dair bile fikrim yok. o zaman ben de, benim hiç tanımadığım ama popüler sayılan kişi üzerinden farklı bir popülerlik tanımı yapar ve röveşata çekeni daha popüler kılabilirim. bunlar saçma geliyorsa, tesadüfi popülerliği reddetmemizi gerektiren bir durum da kalmıyor.

    yine emek ve ihtiyaç üzerinden gidersek emeksiz ve ihtiyaçsız popüler olan başka güruhtan da bahsedebiliriz: babası, ablası, abisi vs. sayesinde popüler olanlar. biri var. popüler. biliyoruz, tanıyoruz. ama aslında tanımıyoruz. çünkü ne tür bir özelliği olduğundan haberimiz yok. muhtemelen özelliği de yok. o da bizim onu tanımamızı sağlayan herhangi bir iş, emek veya özveri koymamış ortaya. bizim de ona, onu ekranda görmemize, aşırı değersiz fikirlerine, (çünkü bazen fikirlerini beyan ediyorlar) sonsuz özelliksiz haline kesinlikle ihtiyacımız yok. neticede iki kıstasa da sahip olmadığı halde popüler. yani aslında lüzumsuz popüler.

    bu iki kıstas daha çok sosyal medya için geçerli olabilir. 10 dakikalık muhteviyatı boş videolar ile popüler olanlar, o 10 dakika için bir saat uğraşıyorlar çünkü. üstelik alıcısı da hazır. belli ki bu videolar ile eğlenenler var. ya da instagram'ından bikinili fotoğrafından başka bir şey paylaşmayan kişiler. vücudunu güzelleştirmek için spor ve diyet yapması emekten sayılabilir. bikinili kadın fotoğrafı görünce beynine kan akışı kesilen milyonlarca erkek varken, ihtiyaç tanımını karşılamayan ama terim olarak kullanıldığında en azından tartışılan konu hususunda tanımı karşılayacak bir ihtiyaç olarak varsayabilir.

    sosyal medya üzerinden konuşacaksak evet, o popülerlerin emeklerini gereksiz ve kendilerini lüzumsuz bulmamız hiçbir şeyi değiştirmez. onları popüler kılanların ihtiyaçlarını karşıladığını varsaydığımız kertede -ki buna mecburuz/çünkü popüler- popüler oldukları için beğenmek zorunluluğu yoksa da, iki kıstası karşıladığını yok sayamayız. tüm bunlar ise örneklerini verdiğim şekilde emeksiz popüler, lüzumsuz popüler, ihtiyaç duyulmayan popüler tanımlarına uyan kişiler olmadığı anlamına da gelmez. ve onları istediğimiz kadar lüzumsuz olarak addedebilir, kenara köşeye fırlatabilir, gönül rahatlığı ile popüler olmayı hak etmediklerini söyleyebiliriz.
  • --- spoiler ---

    "bu da balına şöhret oldu yea" diye geçiştirilen her kişinin o kadar popüler olmasının arkasında ya kişinin kendisinin ciddi özverisi ya da o tarz birine toplumun bir kesiminde şiddetli ihtiyaç vardır.

    --- spoiler ---

    toplumun o kesimi bu kesim değil işte ssg.
  • dejenere olmuş toplumlarda ki, özellikle bu türk toplumunda yaşanıyor, burdan çıkacak popüler insanların yaptıkları işler sonucunda saygı ve hürmet beklemeleri, kusura bakmayın ama beni güldürüyor.

    kaldı ki bu tür "popülerliği" kazanmış insanların yaptıkları işler, türk toplumunun daha da yozlaşmasına sebeb oluyorken, üstüne üstlük bu tür insanların var olacağı medya mecralarındaki olanak ve imkanları daha üst seviyedeyken, böyle bir savunma içerisinde olunmasını anlayamam. deste deste atmamalıymışız...
  • "modern toplumlarda tesadüfi popülerlik diye bir şey yoktur."
    "o kişinin bir kesimin dikkatine aday sonsuz insanı geçerek o konuma ulaştığı anlamına gelir. "

    sosyal medya mevzu bahis olduğunda o işler çok da öyle olmuyor. sosyal medya, insanların bir takım zihinsel buglarını kullanarak ünlü olmanın yolunu çok genişletti. ayrıca popüler olma metodunun hiç mi önemi yok? eleştiri zaten buna geliyor.

    örneğin bu sözlüğe danla bilic diye biri geldi. bu insan, kazandığı popülerliğin büyük kısmını, transeksüel olduğunu iddia ederek, daha büyük kısmını da futbolculara dm'den yürüyüp aldığı cevapları ifşa ederek kazanmıştır. youtubeda çektiği videolar, ürettiği kendine has konsept başarısıdır o kısmı ayrı.

    ancak, bu insanın vasıfsızlığı, youtube'a adım atana kadar yaptıklarında zaten. sonsuz aday arasından seçilme metodunda. sokak ortasına tuvaletinizi yaparak da popülerlik kazanabilirsiniz şuanda. birbirinden çok da farklı şeyler değil bunlar. o yüzden bu tarz insanların popülerliği değersiz görülüyor sözlükçüler tarafından.
  • tabii ki başarıya ulaşan herkes bir şeyleri doğru yapmış demektir ve diğer insanlara öğreteceği ufak da olsa bir şey vardır. bu şey youtube algortimasının zayıf noktaları olsa bile. ancak sorun şu ki bu tarz az ünlülerden buraya gelenlerin alayı saçma sapan tripler içerisinde millete posta koyup gidiyor. o başarılarının sırrı niteliğindeki soruların altı da %100 oranında boş kalıyor. daha aralarında "ulan adamı tanımıyordum ama karakterli biriymiş, bu kim amk diyenlere bile kendini hiç bozmadı" dedirten olmadı. dolayısıyla yapılanın bir şekilde hatalı olduğunu kabul etmek gerekiyor zira başarılı değil. ha sözlük bu işlerden iyi kazanıyordur ya da bu arkadaşların reytingleri katlanıyordur bilemem ancak ortalama insan açısından bakılınca böyle görünüyor.
  • (bkz: sans faktoru)

    evet emek olabilir ama her populer kisi veya nesneye haketti diyebilir miyiz? bilmiyorum. sans faktoru bazen cok gozardi edilebiliyor ama dogru yer, dogru zaman, dogru insan cok onemli olgular.

    kanzuk sedat’in populer bir site kuracagini biliyor muydu? arkadas olmalari sans eseri miydi yoksa kanzuk bilerek mi eksi sozluk ailesine katildi. sans eseri bir tanisiklik mi kanzuk’u eksi’nin basina getiren olaylarinin oncusu mu oldu? felsefeyi de hic sevmiyorum aslinda gece gece niye bu kadar icine girdiysem.
  • popülerse iyidir, popülerse herkese uygundur denebilir. mantıklı.

    dönemin antipopilist ergenlerine karşı söylenmiş güzel basit laf.

    bahsi konu alınan alanda derin bilgiye sahip değilsen gidip popüler olanı seçmek yapmak gayet makuldür. çünkü insanların büyük çoğunluğu tarafından kabul görmüş beğenilmiş tutulmuştur. benim anlamadığım sırf popüler diye sırf bir şeyden kaçan tipler. sen hint kaftanısın da geri kalan mal ve mal mal işler pesinde koşuyorlar. genel çoğunluğun beğendiği müziği, oyunu, filmi, kitabı sen neden beğenmeyesin. herkes beğenmişken. ya da sen farklı olucam diye enerji harcarken seni bu çabalarını görüp sikine sallayan olucak mı?

    for example popülerleşmiş bir şeyi teklif ettiğimde “hayır çok popülist o !” diyen insan game of thrones olunca beyni eriyene kadar izliyor.
  • iyi olduğu için popüler
    adam çalıyor ama çalışıyor da
    çalıştığı için çalıyor
    çalıyorsa iyidir
    akıl fırtınasını aklettiren düşünce akışı.

    edit: bknz'lardan kurtarmaca.