şükela:  tümü | bugün
  • bu tür filmleri izlediği için hayal gücü zayıf olmaz kişinin. bu tür filmleri izleyen kişilerin, genelde hayal gücü zayıf kişilerden oluşup oluşmadığına dair bir şey diyemem ama hayal gücü denen şey çocuk yaşta oluşur ve gelişir. çocukluğunda okuduğu ya da kendisine okutulan masallarla, çevresinde gördükleri ve bunlara dair genelde ebeveynlerinin irdelemeleri ile, resim-boyama kitaplarıyla, oynadığı oyunlarla, aileden aldığı eğitimle gelişir. şiirin ilk atlası kitabında metin altıok da buna vurgu yapmıştır. "bana masal okuma" denen kötüleyici tabirin içinde yatan masal okumak aslında gayet de faydalıdır işte. (bkz: masal okumak)

    70'li yılların ortasında furyası başlayan yerli seks filmlerinin izleyici profiline de bakınca görülüyor ki, pek çok insan cinselliği o dönem bu filmlerden gördükleri kadarı ile öğrenmiştir. sonrasında da mutsuz evlilikler veya boşanmalar gelmiştir. o dönemki yerli seks filmlerinin izleyicileri, çocukluk ve gençlik dönemlerinde sokak terörü, ekmek kuyrukları olan bir ortamda yaşamıştır ve "seks" denen şey çok illet bir kavramdı. dolayısıyla bu filmler sayesinde de kişilerin hayal gücü zerrin egeliler'in memelerinden ibaretti ve hayal gücü o kişilere "zerrin memeliler" esprisini yaptırabiliyordu. (bkz: araya parça giren yıllar)
    şimdi bu filmlere rağbet olmayışı o filmlerin dandik olduğu kadar şu anki mevcut izleyicinin de hayal gücünün daha kuvvetli olmasındandır.

    tabi ki cinselliği halen filmlerden ibaret şekilde algılayan bir nesil var. bu kişilerin de belki kişisel dünyasındaki soluk alabildiği tek dayanağı bu tür filmler olabilir. ama bu durum da kişinin kendi basiretsizliği falan değil toplumun ve baskıların yarattığı bir profildir. en nihayetinde gene masallara, boyama kitaplarına, aile eğitimine ve bu eğitim doğrultusunda içine düşebildiği sosyal çevreyle alakalı.

    ama ülke insanının gün geçtikçe hayal gücünün daha yükseğe çıktığını söyleyemem. playstation oynayan bir çocuğun hayal gücüne kıyasla eskiden yapboz tamamlayan, legolarıyla veya onun ahşap aksamı versiyonlarıyla oynayan çocukların hayal gücü bence daha yüksekteydi. leonardo da vinci'yi ormanda gezintiye çıkartan amcasının kendisine "ne kadar çok şey görürsen o kadar çok şey öğrenirsin" sözünü de baz alırsak şu anda da durumun vahim olduğu açıktır.