şükela:  tümü | bugün
  • bir bardak süte yarım bardak yulafla pişirilip kaselere döküldükten sonra sıcakken üzerine tereyağ,margarin,şeker yada tuz eklenip yenilen ingiliz yiyeceği.
  • ingiltere'de bbc'nin 1973 yapimli, ronnie barker, richard beckinsale, fulton mackay'in rol aldigi senaryosu hapisane uzerine yazilmis en iyi komedi dizileri arasina girmis bir t.v dizisidir. ingilizce'de porridge hapishane yada hapis cezasi anlamina da geldigi icin dizinin ismi buradan gelmektedir.
  • peas porridge hot
    peas porrige cold
    peas porridge in the pot nine days old
    some like it hot
    some like it cold
    some like it in the pot nine days old

    şeklinde bir çocuk tekerlemesi de olan ingiliz yemeği.
    diğer çok başarılı çeşitleri için (bkz: ingiliz mutfagi)
  • en önemli özelliği çabuk hazmedilemediği için uzun süre tok tutmasıdır. sütle piştikten sonra da tatsız tuzsuz bir lapa olduğundan yenirken mutlaka bal, meyve gibi tatlı birşeyler eklenmelidir. bir de çocuklar hiç sevmezler bunu ..
  • baltık ülkelerinde sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi. suda haşlanmış lapa yulafı atlara versen yemez ama zaten onlar da at* gibi.
  • sıradan halkın yiyeceğidir, havyar vardı da onlar mı yemedi? zamanla alışkanlığa dönüşmüş olmasından doğal ne var?

    charlotte bronte, jane eyre'de, yetimhanedekiler için standart kahvaltının bu olduğunu anlatır misal, dönemini sembolize etmesi açısından önemlidir bu anlatım. hatta romanında, bir gün, yulafın yenemeyecek denli yanmış olmasından ötürü, çocuklara birer dilim ekmek ve başparmak kadar peynir dağıtılmasına karar veren yetimhane müdürü hanımın sağlam azar yediğinden bahseder.

    (bkz: çocukluktan beri akıldan çıkmayan şeyler)
  • içine tarçın, bal, elma, kuru üzüm ve hatta badem/fındık parçacıkları da koyunca oldukça lezzetli bir hale gelmektedir.
  • lush mağazalarında satılan şahane kokulu sabun. önceliği her zaman honey i washed the kids alsa da farklı bir seçenek bulduğumdan dolayı mutluyum. zaten kokular arasında öyle bir uçurum yok. porridge baskın bir tarçın kokusuna sahip. içinde bal var, elma var, yulaf parçaları var. daha ne olsun.* ayrıca tanecikli olduğu için peeling özelliği de var.

    alerjik bir yapıya sahip olduğumdan parfüm kullanamıyor olmam, bu iki sabun piyasadan kaldırılmadığı sürece sanırım canımı sıkamayacak.

    sabah alınan duş kokusuyla gece de uyunabiliyor zaten, seviyorum. baldır, tarçındır buram buram kokuyorum işte, negzel.
  • ingiliz kulturune ait bir kahvalti turu. hazir satilanlari bulunmaktadir, iki dakika icinde mikrodalga firinda hazir hale gelmektedir. icine biraz seker koyarsaniz daha guzel hale gelir. bal ve kuru uzum gibi seyler koyarsaniz tabii daha hos olur. gelelim isin en ilginc tarafina: bu nasil bir seydir bir kase bir sey yiyorsun bir daha saatlerce acikma yok. gun icinde zaman bulamamaktan sikayet eden insalar icin bire bir.